Allianz Türkiye'den kurumlara sağlık sigortasında stratejik yatırım vurgusu
Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen, sağlık sigortasının kurumlar açısından yalnızca önemli bir yan hak olmadığını, çalışan bağlılığını, memnuniyetini ve işveren markasını güçlendirmeye katkı sağlayan stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını belirtti.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye Sigorta Birliğinin (TSB) yayımladığı analiz, sağlık sigortalarının Türkiye'de giderek daha fazla kişiye ulaştığını ortaya koyuyor.
TSB'nin Mayıs 2026 tarihli "Türkiye'de Sağlık Sigortası: Veriler Ne Söylüyor?" analizinde yer alan verilere göre, sağlık sigortası alanında 9,6 milyon yürürlükte poliçe ve 8,4 milyon tekil sigortalı bulunuyor. Bu sayı, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 iş gücü verileriyle değerlendirildiğinde, istihdam edilen nüfusun yaklaşık yüzde 26'sına, toplam iş gücünün ise yüzde 24'üne karşılık geliyor.
Neredeyse her 4 çalışandan 1'inin sağlık sigortası bulunuyor. Sağlık sigortalarının yaygınlaşmaya devam ettiğini gösteren tablo, aynı zamanda çalışanların önemli bir bölümünün hala özel sağlık sigortası kapsamı dışında bulunduğunu ve alanda gelişim potansiyeli olduğunu gösteriyor.
Çalışanların değişen beklentileri doğrultusunda, sağlık sigortaları, tedavi giderlerini karşılayan bir güvence olmanın ötesinde çalışan deneyimini ve kurumların sunduğu değeri güçlendiren yan hak olarak öne çıkıyor. Şirketler de çalışanlarının ihtiyaçlarına cevap verebilecek esnek sağlık çözümlerine önem veriyor.
Çalışanların ve kurumların farklı ihtiyaçlarına yönelik "Grup Sağlık Sigortası" ve "Bireysel Grup Sağlık Sigortası" çözümleri sunan Allianz Türkiye, "Tamamlayıcı Sağlık", "Özel Sağlık" ve "Karma Sağlık Sigortası" seçeneklerinin yanı sıra dijital ve koruyucu sağlık uygulamalarına uzanan ekosistemiyle çalışanların sağlık hizmetlerine kolay erişmesini destekliyor. KOBİ'lerden farklı ölçeklerdeki işletmelere kadar esnek planlar sunan şirket, sigortalılarının ihtiyaç anında ve yaşam boyu sağlık yolculuklarında yanında yer almayı hedefliyor.
"Hala önemli bir potansiyel bulunuyor"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Gökmen, TSB'nin ortaya koyduğu verilerin, sağlık sigortalarının Türkiye'de istikrarlı şekilde yaygınlaştığını göstermesi açısından son derece değerli olduğunu ve istihdamda yer alan nüfus içinde hala önemli bir potansiyel bulunduğunu belirtti.
Söz konusu tabloyu yalnızca daha fazla poliçeye ulaşılması gereken bir alan olarak değil, daha fazla insanın yaşam boyu sağlık yolculuğuna eşlik etme sorumluluğu olarak değerlendirdiklerini aktaran Gökmen, "2 milyonu aşkın sağlık sigortalımız, Türkiye genelinde anlaşmalı sağlık kuruluşlarından oluşan ağımız ve dijital sağlık hizmetlerinden koruyucu sağlık uygulamalarına uzanan farklı ihtiyaçlara yanıt veren çözümlerimizle sigortalılarımızın yalnızca hastalandıklarında değil, sağlıklarını koruma süreçlerinde de yanlarında yer almayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.
Çalışanların ihtiyaç ve beklentilerinin değiştiğine dikkati çeken Gökmen, şunları kaydetti:
"Sağlık sigortası artık kurumlar açısından yalnızca önemli bir yan hak değil, çalışan bağlılığını, memnuniyetini ve işveren markasını güçlendirmeye katkı sağlayan stratejik bir yatırım niteliği taşıyor. Bu nedenle farklı şirket ölçekleri ve çalışan grupları için tasarlanabilen, teminat ve plan seçenekleri içeren Grup Sağlık Sigortası çözümlerimizi sürekli geliştiriyor, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran bütüncül yaklaşımımızla daha fazla çalışanın sağlık güvencesiyle buluşmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz."