AK Parti 25’inci kuruluş yıl dönümünde Erdoğan'dan tarihi konuşma

14 Ağustos 2001’de kurulan AK Parti, siyasetteki 25’inci yılını Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen programla kutladı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarihi programda önemli açıklamalarda bulundu.

AK Parti 25’inci kuruluş yıl dönümünde Erdoğan'dan tarihi konuşma

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 14 Ağustos 2001'de Türkiye'nin 39. partisi olarak Türk siyasi hayatına giren AK Parti, siyasetteki 25'inci yılını kutladı.

ERDOĞAN'DAN TARİHİ AÇIKLAMALAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü programında açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;

"Aziz milletim, AK Parti ailesinin kıymetli mensupları, değerli dava ve yol arkadaşlarım, Türkiye sevdalısı sevgili genç kardeşlerim, saygıdeğer hanımefendiler... Bu tarihi günde, bu anlamlı buluşmada sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında cennet vatanımızın dört bir yanındaki Türk kardeşlerimi, 81 ilimiz, 922 ilçemizdeki vatandaşlarımın her birini yürekten selamlıyorum. Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı coğrafyalarında milletimizi temsil eden tüm vatandaşlarımıza aynı şekilde buradan muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir yanındaki şu anda kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza selam ediyorum.

BAHÇELİ'YE ÖZEL TEŞEKKÜR

Ülkemizin ve dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, partimize, şahsımıza, hareketimize, muhabbet duyan herkese selamlarımı iletiyorum. Özellikle bu akşam gönlü bizimle atan, bu yolda beraber yürüdüğümüz Cumhur İttifakı ortağımız, Devlet Bahçeli Beyefendi'ye partim ve tüm arkadaşlarım adına kalbi selamlarımı gönderiyorum.

Bugün çok özel, tarihi bir gün. Bugün 25. yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. Ak kadrolar olarak çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bizlere bu günleri gösteren, bu güzelliği bizlere yaşatan Cenab-ı Allah'a sonsuz hamdü senalar ediyorum. 25. yaş günümüz, 25. doğum günümüz kutlu olsun. Adalet ve Kalkınma Partimizin 25. kuruluş yıldönümü ülkemize, milletimize, demokrasimize, tüm insanlığa hayırlı uğurlu olsun.

Öncelikle 14 Ağustos 2001'den bu yana AK Parti çatısı altında farklı kademelerde görev yapan her bir kardeşime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çeyrek asırdır bu harekete gönlünü veren, bu hareket için yüreğini ortaya koyan, kurucularımızdan yöneticilerimize ve bizimle mesaide bulunan Abdülmecit kardeşimin şu anda aramızda da bulunan ailesinden dolayı, bu hareketteki o gönlünü ortaya koyuşu unutmamız mümkün değil. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Rabbim bizleri cennetiyle, cemaliyle inşallah müşerref kılsın diyorum.

Bakanlarımızdan milletvekillerimize, il, ilçe, belde başkanlarımızdan belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimizden mahalle, köy temsilcilerimize, sandık müşahitlerimizden üyelerimize kadar yol ve dava arkadaşlarımın tamamına teşekkür ediyorum. Kurulduğu İlk günden itibaren bu hareketi samimiyetle bağrına basan hanım kardeşlerimize, AK Parti kadın kollarının tüm mensuplarına bugün bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum.

25 yıldır heyecanlarıyla partimize renk katan, dinamizm katan gençlerimize AK Parti'nin alnı ak, yüreği ak, bahtı ak gençlerine teşekkür ediyorum. Sandık her kurulduğunda sabahın erken saatlerinden itibaren bir bayram havasında sandıkları şenlendiren seçmenlerimize aynı şekilde gönülden teşekkür ediyorum. Bugüne kadar belki oyunu alamadığımız ama tercihlerini daima saygıyla karşıladığımız vatandaşlarımıza da demokrasimize yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum. 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı bünyesinde Türkiye'nin bekası, milletimizin istikbali uğrunda birlikte yol yürüdüğümüz ittifak ortaklarımıza dayanışmaları için teşekkür ediyorum. Bu vesileyle çok özel hazırlanmış çiçek göndererek 25. yaşımızı kutlayan tekrar Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile telefon etmek veya mesaj göndermek suretiyle heyecanımızı paylaşan siyasi partilerimizin değerli genel başkanlarına ayrıca teşekkür ediyorum.

25 yıl içinde pek çok kardeşimizi fani dünyadan ebedi aleme uğurladık. Dava ve yol arkadaşlarımızdan ahirete irtihal etmiş olanlara bugün bir kez daha Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. 

"AK PARTİ'Yİ MİLLET KURDU"

AK Parti bundan 25 sene önce milletimizin umudu olarak doğdu. Bu partiyi millet kurdu. Kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu. Siyasetin sıkıştığı, ekonominin ağır kriz yaşadığı, Türkiye'nin önünü göremediği bir dönemde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla yola revan olduk. Sorunlar çözümsüz değildir dedik, çözümler imkansız değildir dedik, buradan bir çıkış yolu var dedik, bizim reçetemiz var, bizim çözüm önerilerimiz var, bizim umudumuz, heyecanımız, gayretimiz var dedik. 14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurduk. Yeter, söz de, karar da milletindir dedik. Partimizi kurduktan sadece 15 ay sonra 3 Kasım 2002'de seçime girdik. Milletimizin teveccühüyle tek başımıza iktidara geldik. Ne dediler? Yapamazlar dediler. Yaptık. Hem de en güzelini yaptık. Türkiye'yi rahatlattık. Umudu çoğalttık.

"TÜRKİYE'YE TARİHİNİN EN BÜYÜK YATIRIMLARINI KAZANDIRDIK"

AK Parti olarak siyasetteki temsil açığına millet iradesiyle, istikrar açığına güçlü ve öngörülebilir yönetimle, icraat açığına eser ve hizmet siyasetimizle, kalkınma açığına yatırım ve girişimcilikle, özgüven açığına Türkiye merkezli bir gelecek tasavvuruyla çözüm ürettik. Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık. Yaptıklarımızın tamamını benim burada anlatmam tabii ki mümkün değil ama bu tarihi günde millete hesap verme, ülkemizin bir gerçeği olarak müsaadenizle kısa bir muhasebe yapmakta fayda görüyorum.

Özetim de özeti olacak şekilde 25 yıllık icraat karnemizi sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarıma arz etmek istiyorum.

Eğitime 37 trilyon lira, sağlığa 14 trilyon lira, gençlik ve spora 5 trilyon lira, sosyal yardımlara 12 trilyon lira, adalete 4 trilyon lira, içişlerine 3 trilyon lira, AFAD bünyesinde olmak üzere toplam 5 trilyon lira harcama yaptık. Çalışma ve sosyal güvenliğe 7 trilyon lira, ulaştırmaya 15 trilyon lira, çevre ve şehirciliğe 19 trilyon lira, kültür ve turizme 11 trilyon lira, tarım ve ormana 7 trilyon lira, enerjiye 8 trilyon lira, savunma sanayine 374 milyar dolar, sanayi ve teknolojiye 2 trilyon liralık kaynak kullandık. 36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız Haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Milli gelirimiz 240 milyar dolardan 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı. 

"SAVUNMA SANAYİİNDE DESTAN YAZDIK"

Dünyanın 21. büyük ekonomisi olan Türkiye, 2025 yılı itibariyle dünyada 16. Avrupa'da 6. sıraya yükseldi. Dışişlerimiz Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada sözü güçlü, gücü tesirli bir ülke konumuna getirdi. Savunma sanayiinde kelimenin tam anlamıyla destan yazdık. Piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi, kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapan hale getirdik. Yıllık 10 milyar doları aşan ihracat rakamıyla bugün dünyanın 185 ülkesinde Türk savunma sanayi ürünleri kullanılıyor.

27 ŞEHİR HIZLI TRENLE BİRBİRİNE BAĞLANACAK

Ulaştırma alanında Türkiye'ye çağ atlattık. Tam 24 bin kilometre yeni bölünmüş yol yaptık. Otoyol uzunluğumuzu iki kat artırdık. İki kıtayı Marmaray ve Avrasya Tüneli ile yer altından, Yavuz Sultan Selim ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile yer üstünden birbirine bağladık. 26 olan havalimanı sayımız 58'e çıktı. Yapımı devam edenler hizmete girdiğinde bu sayı 60 olacak. Türkiye'yi hızlı trenin konforu ile tanıştırmak bizlere nasip oldu, sıfırdan 2251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. 2028'e kadar 27 şehrimizi hızlı tren ağıyla birbirine bağlayacağız. 2053 yılında 48 saatte tüm Türkiye hızlı trenle gezilebilecek.

Eğitimde nicelik ve nitelik olarak Türkiye'nin standartlarını yükselttik. 422 bin yeni derslik inşa ettik. Toplam 836 bin yeni öğretmen ataması yaptık. Başörtüsü yasağına son vereceğiz dedik. Üniversitede, okulda, kamuda son verdik. Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğini kaldıracağız dedik, kaldırdık. Harçları kaldıracağız, ders kitaplarını ücretsiz dağıtacağız dedik, sözümüzü tuttuk. Yüksek öğrenim yurt yatak kapasitemizi 182.000'den 983.000'e yükselttik.

"ŞEHİRLERİMİZİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRDİK"

Sağlıkta vatandaşlarımızı birinci sınıf sağlık hizmetleriyle tanıştırdık. Sayısı 27'ye çıkan şehir hastanelerimizle bu alanda adeta devrim yaptık. Değerli yol arkadaşlarım, millet bahçeleriyle şehirlerimizin çehresini değiştirdik. Aynen burada olduğu gibi 323 millet bahçemizi hizmete açtık, 239 tanesinin yapımı devam ediyor. TOKİ ile 1 milyon 766 bin konut ürettik, 369 bin konutun inşası sürüyor. 6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve iş yerini 3 yıl gibi rekor sürede depremzedelerimize teslim ettik. Deprem turistleri istismar peşinde, fırsatçılık peşinde koşarken yaraları sarmak için tam 90 buçuk milyar dolarlık kaynak kullandık. 500 bin sosyal konut projemizle çok önemli bir ihtiyacı gideriyoruz.

Eskiden terörün kol gezdiği Gabar'da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz. Karadeniz'deki keşfimiz sayesinde bugün milyonlarca evde kendi doğalgazımız kullanılıyor. Artık başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmıyor, Türkiye'nin otomobili Togg'u yollarda gördükçe hepimiz gurur duyuyoruz.

Sadece yatırımlarda değil, hak ve özgürlükler alanında da sessiz bir devrime imza attık. O aileyi kaldıracağız dedik, kaldırdık. Farklı dillerde yayınları serbestleştireceğiz dedik, TRT Kürdi'yi kurduk. Özel yayınları serbest bıraktık. "Gençlerin siyasette önünü açacağız" dedik, seçilme yaşını 30'dan önce 25'e sonra 18'e indirdik. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözümüze kavuşturduk.

50 YILIN PLANI HAZIR

Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız dedik, Fatih'in emaneti Ayasofya-i Kebir Camii şerifini yeniden ibadete biz açtık. Daha burada tek tek sayamayacağımız nice reformu, hizmeti, eseri, yeniliği ülkemize kazandırdık. Partimizin programlarında ve seçim beyannamelerinde millete ne taahhüt ettiysek bunları yüzde doksan oranında gerçekleştirdik. Şunu da burada ifade etmek istiyorum; gelecek 25 yılı da planladık, 50 yılı da planladık. Gelecek 50 yıl. Bugün paylaştığımız 25. yıl vizyon belgemizin rehberliğinde hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmeye devam edeceğiz.

Kardeşlerim elbette bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümek, bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler, darbe senaryoları yazdılar, muhtıra vermeye kalkıştılar, partimizi kapatmaya kalktılar, Danıştay'da, Gezi'de terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17-25 Aralık'ta yargı darbesi yapmaya yönlendiler. 15 Temmuz'da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla, dışarıdaki ağababalarıyla üzerimize geldiler. Allah'a hamdolsun Hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız, sapasağlam, milletin huzurundayız. İlk günkü heyecanımızla buradayız, ilk günkü enerjimizle buradayız, ilk günkü aşkımızla, ilk günkü kararlılığımızla yine Ankara Millet Bahçesi'ndeyiz. Millete verdiğimiz sözleri tutmanın gururuyla buradayız.

"KİMSE BİZDEN YORULMA BEKLEMESİN"

25 yıl boyunca milletin gönlündeydik, bugün de milletin gönlünde en müstesna yerdeyiz. Çeyrek asırda büyük işler başardık ama bitmedi. Hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin. 25 yıl boyunca her sabah yeniden başladık, her sabah ilk günkü gibi işimize sarıldık, bundan sonra da her gün bizim için yeni bir gün olacak. Partimizi kurduktan sonraki ilk sabah 15 Ağustos sabahı nasılsa, bugün de yarın da, her sabah 15 Ağustos sabahı gibi olacak. Daha yeni başlıyoruz. Türkiye'yi işte bu hareket, bu kadro, kadınıyla erkeğiyle, genciyle ve bu gençler onların çocukları torunları... İnşallah önce 2053'e sonra da 2071'e taşıyacak. Türkiye'nin son 25 yılına olduğu gibi geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var. Türkiye'yi ellerinden tuttuk, ayağa kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik, doğrulduk, büyük işler başardık ama durmayacak, dinlenmeyecek, ara vermeyecek, istikbali de inşa edecek, imar edeceğiz.

Hani diyor ya Yunus, "Biz sevdik. aşık olduk, sevildik, maaşık olduk, her dem yeniden doğarız, bizden kim usanasın?" Evet, her gün yeniden doğacağız, her sabah yeniden başlayacağız, "Bugün unutmayın yeni bir gündür" diyeceğiz. "Şimdi yeni şeyler söylemek lazım" diyeceğiz. Her dem taze kalacağız.

Bu ülkenin 1970'lerden itibaren sinsi sinsi büyüyen bir FETÖ sorunu vardı. 1970'lerden itibaren hiçbir hükümet bunların önünü kesemedi. 1980'de, 1997'de iki kez darbe yapıldı bu ülkede. FETÖ'ye dokunmadılar. Tam tersine önünü açtılar. Biz ülkeyi yönetme görevini devraldığımızda virüs vücuda yayılmış, bünyeyi adeta felç etmişti. Sabırla yürüdük, akılla yürüdük, dikkatle yürüdük. O gecede, o hain darbe girişiminde Allah onlara fırsat vermedi. Aynı şekilde terör meselesi 1984'ten bu yana canımızı yakıyordu. Şimdi yaylalarda rahat geziyoruz. Evlatlarımız tek tek toprağa düşüyordu. Türkiye'nin gençleri de, birikimi de, morali de, hayalleri de terörle, hain terör eylemleriyle her gün solup gidiyordu. Ne dedik? Biz çözeceğiz dedik. Türkiye'yi kırk yıllık bu sıkıntıdan kurtaracağız dedik. Elhamdülillah işte onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz ve çözdük.

Gazi meclisimizin desteğiyle, aziz milletimizin hayır duası ile çözüyoruz. Şehitlerimizin kahramanlığıyla, gazilerimizin fedakarlıklarıyla çözüyoruz. 86 milyon olarak el birliği, gönül birliği, hedef birliği yaparak çözüyoruz. Şunu unutmayacağız; bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bizi var eden, bizi bin yıldır dimlik ayakta tutan, bizi bu coğrafyaya hakim kılan, Müslümanlıktan gelen kardeşliğimizdir. Bu topraklarda ezan sesi susarsa, bu topraklarda Kur'an'ın sesi kısılırsa, bu topraklarda Müslümanlık Allah muhafaza zayıflarsa biliniz ki kardeşliğimiz de zayıflamıştır. Kardeşliğimiz zayıfladığında ülkemiz de zayıflamıştır. Biz en baştan itibaren işte bu duyguyla hareket ediyoruz.

"AÇIN YOLLARI BÜYÜK TÜRKİYE CUMHURİYETİ GELİYOR"

Ne yapıyorsak ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz, ne yapıyorsak gelecek nesillerin selameti refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz, ne yapıyorsak bu meseleyi tamamen çözerek evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz. Şimdi birileri suyu bulandırmaya, zihinleri kurcalamaya çalışıyor. Milleti korkutup sorunları çözümsüz bırakmak istiyorlar. Niye? Çünkü işsiz kalacaklar. Terör parantezi kapandığında istismar edecekleri bataklık da kuruyacak. İşte bundan korkuyorlar. Bakın biz sadece terör sorununu bitirmiyoruz. İnşallah terörle birlikte Türkiye'nin içini karıştıran o emperyalist planı da alt üst ediyoruz. Terörün bitmesine kim üzülür? Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Bu yaranın bir kırk sene daha kanamasından çıkar sağlayanlar üzülür. Siyaseti ve toplumu terör üzerinden yıllardır dizayn etmeye çalışanlar üzülür. Varsın üzülsünler. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak. Gençler toprağa düşmeyecek. Çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak. Ülkenin enerjisi heba olmayacak. Türkiye işte şimdi şaha kalkıyor. Türkiye yüzyılının şafağı işte şimdi söküyor. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor. Gücümüze güç katıyor. Tarih yeniden yazılıyor. Açın yolları büyük Türkiye Cumhuriyeti geliyor.

Şimdi Diyarbakır'a, Suriçi'ne, Türkiye'nin her şehrinden, dünyadan turist takacak. Şimdi Tunceli'nin dağlarında barut değil, mis gibi çiçek kokacak, çimen kokacak. Şimdi Cilo dağlarında halaylar çekilecek. Dicle'nin, Fırat'ın, Muzur'un suları bundan sonra daha berrak, daha coşkun akacak. Tekrar kucaklaşacağız. Mardin'in camilerinde aynı namazda saf tutacağız. Şanlıurfa'da aynı ezanı birlikte dinleyeceğiz. Dili ne olursa olsun aynı duyguların türkülerini birlikte söyleyeceğiz. 86 milyon olarak hep beraber birlik içinde, bütünlük içinde, kardeşlik içinde geleceğe daimî adımlarla yürüyeceğiz.

25. yılımızda şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bu hareket gönül hareketidir, gönüllere girme hareketidir. Biz milletimizle doğrudan irtibat kurarak, göz göze, ruh ruha, gönül gönüle irtibat kurarak bugünlere geldik, aynı şekilde bu yola devam edeceğiz. Kapı kapı dolaşacağız. Var mıyız? Durmak yok. Yola devam. Şimdiye kadar ne yaptığımızı, bundan sonra ne yapacağımızı anlatacağız.

Şunu da unutmayın kardeşlerim, bu uzun soluklu bir yürüyüştür. Bu maziden atiye giden kutlu bir yolculuktur. Önemli olan sen yaşarken bu dava için ne yaptın? Sana bırakılan mirası nereden aldın, nereye taşıdın? Bizim meselemiz işte budur. Bayrağı devraldık, onu zirvedeki burçlara diktik. Gelecek nesillere de o bayrağı inşallah emanet edeceğiz. Onlar da hakkıyla taşıyacak.

Burada şunu da açık yüreklilikle ifade etmek isterim. Sevgili gençler, Tayyip Erdoğan olarak siyasette 50 yılı geride bıraktım. Ortak eserimiz AK Parti bugün çeyrek asrı geride bırakıyor. Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar Türkiye'ye hizmet mücadelesi içinde olacağım. Aziz milletimin duası ve teveccühüyle inşallah ülke için aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Yuvam olarak, evim olarak gördüğüm AK Parti'nin bir neferi olmaya, bu hareketin başarısı için en ön safta koşturmaya devam edeceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe bu sevdamız dinmeyecek. Ancak bugün içim rahat, gönlüm ferah. Arkamızdan çok çok farklı bambaşka bir gençlik geliyor. Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, Türkiye'yi tanıyan, ecdadını, tarihini, mirasını idrak eden, imanlı, vatansever, en önemlisi de özgüveni yüksek bir gençlik geliyor. Kaygılı değiliz, karamsar asla değiliz Bu gençlik inanıyorum ki vakti geldiğinde emaneti bizden devralacak, çok daha yükseklere çıkaracaktır. İşte onun için Türkiye'nin ufku aydınlıktır. Türkiye bu gençlik sayesinde eski karanlık günlerine asla dönmeyecek. Türkiye bu gençlik sayesinde geriye değil, hep daha ileriye gidecektir. 25 yılda böyle bir gençliği, böyle bir nesil yetiştirme şerefini bize bahşeden Allah'a sonsuz hamdü senalar olsun. Türkiye'yi kalan bütün özlemlerine, hayallerine, hedeflerine kavuşturmak için azimle, sabırla, heyecanla yol almaya devam edeceğiz. Bu kadroyu, bu teşkilatı siz değerli arkadaşlarımı Türkiye aşkınızdan, Türkiye'ye kazandırdıklarınızdan dolayı bir kez daha tebrik ediyorum. Türkiye'ye Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını yaşattığınız için her birinizi ayrı ayrı kutluyorum. Bu kardeşinize 25 yıl boyunca yoldaşlık ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Ebediyete uğurladığımız kardeşlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum. AK Parti ailesine katılacak milletvekillerimize ve belediye başkanlarımıza aramıza hoş geldiniz diyorum. Rabbim dayanışmamızı, muhabbetimizi daim eylesin. Yeniden görüşmek dileğiyle sizlere Allah 'a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla."

25. YILA ÖZEL LOGO

Partinin 25. yılı özel etkinlik ve logosu ile partililerle birlikte kutlandı.

"AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı", Başkent Millet Bahçesi'nde düzenlendi.

AK Parti 25’inci kuruluş yıl dönümünde Erdoğan'dan tarihi konuşma - Resim: 0

Program öncesinde partililer, etkinliğin yapıldığı alandaki yerlerini almaya başladı.

BAHÇELİ ÇELENK GÖNDERDİ

MHP lideri Devlet Bahçeli AK Parti'nin 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı'na kırmızı beyaz karanfillerle bezeli çelenk gönderdi. 

AK Parti 25’inci kuruluş yıl dönümünde Erdoğan'dan tarihi konuşma - Resim: 1