BIST 1.210
DOLAR 7,87
EURO 9,32
ALTIN 484,81
YAZARLAR

Zararlıya zararlı demenin yasak olduğu bir ülkeye doğru…

Canan Karatay’ın her bir kelimesi, her bir cümlesi bu yeni tasarının cezalandırmayı öngördüğü sınıfa giriyor

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Meşhur bir hikayedir…

Tanzimat fermanının ilan edilmesinden sonra halkı bilgilendiren bir münadi şöyle bağırıyordu: “Duyduk duymadık demeyin. Bundan sonra gavura gavur denmeyecek. Bundan böyle gavura gavur diyen cezalandırılacaktır.”

Ülkemizde tam da bu günlerde bu meşhur hikâyeyi hatırlatan olaylar yaşıyoruz.

Sivil toplum kuruluşlarının da büyük tepkisini çeken gıda yasası bugünlerde Meclis’te görüşülmeye başlandı.

Hem haber portallarında bu konu ile ilgili arama yaptığınızda yeterli bilgiye ulaşabiliyorsunuz hem de arzu etmiş olmanız durumunda yasa hakkında arayış içinde olmanız size olanı ayan beyan gösteriyor. 

Yasa, kısaca tarif etmek gerekirse zararlı bir gıda maddesine “zararlı” demeyi yasak hale getiriyor ve “zararlı” diyenleri para cezası ile cezalandırıyor. Hem de öyle az bir miktar değil. 20 bin liradan başlayıp 50 bin liraya giden para cezası bunlar.

Gıdalarda kullanılan zararlı maddelerin halk sağlığını etkilediği yönünde yapılan program ve açıklamaların engellenmesini de içine alan “gıda güvenliği düzenlemesi” TBMM’de görüşülmeye başlandı.

Ekini ve nesli ifsat eden kapitalizm, daha çok kazanma hırsı yüzünden halk sağlığını hiçe sayan holding ve şirketlerin önünü yasalarla açıyor.

46 maddelik yeni torba yasa teklifinin gıdaya ilişkin ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı ve sansüre neden olacağı nedeniyle tepkilere neden oldu.

Düzenlemeye göre, bir gıda bilim kurulu oluşturulacak ve kurulun onaylamadığı açıklamaların yer aldığı yayınlar, gerçeğe aykırı kabul edilecek.

Gıda güvenliği ve güvenilirliğinde yanıltıcı yayın yapan kişilere 20 bin liradan 50 bin liraya kadar idari para cezası verilecek. Ayrıca Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) yasasına eklenen madde ile de idari yaptırım uygulanacak.

Gıdalarda kullanılan sağlığa zararlı maddeleri gıda şirketleri daha çok kâr hırsı yüzünden kullanıyor.

Bu maddeler gıdaların bozulmasını geciktiriyor ya da doğal aroma yerine yapay aroma ve boya kullanılıyor. Kanserojen içeren bu maddeler, vücutta etkisini uzun yıllar sonra gösterebiliyor. Bu zararlı maddelerin kullanımı konusunda ekranlarda uyarı yapan uzmanlar da yasa TBMM’den geçerse susturulmuş olacak.

Tasarıda bahsedilen tanımda, kişi veya amaç fark etmeksizin yazılı, görsel ve sosyal medya mecrasında yapılacak, gıdanın üretim ve işleme süreçleriyle ilgili her türlü paylaşım yüksek miktarda para cezasıyla karşılaşma riski taşımakta.

Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), tohumlar, tarım zehirleri (pestisitler), helal gıda, veganlık/vejetaryenlik gibi geniş bir yelpazeye sahip olan bir konu hakkında tasarı sunuldu. Tasarıda, bu içerikler hakkında halkı endişeye düşürecek bilgilerin verilmesinin yasaklanması maddelerden biri.

Kanun tasarısına karşı birçok sivil toplum kuruluşu tepkili ve bu tasarının yasalaşmaması için büyük gayret sarf ediyorlar.

Habercilik doğru bilgiyi topluma vakıayı değiştirmeden ulaştırmaktır. Bu minvalde haberlere konu olmuş mezkûr durumu ben de bu sütundan ihbar etmiş oldum. Zira uzun haber metinleri ihtiva eden bu önemli meseleye karşın sadece büyük puntolu başlıklara nazar edilerek iktifa edilmesin diye.

Bazı kesimler tarafından “İkinci İstanbul Sözleşmesi” olarak nitelendirilen tasarının yasalaşması halinde toplum sağlığına büyük zararları olacağı kesin.

Bazen bu ülkede bir “akıl tutulması” yaşandığına dair şüpheler duyuyorum.

Zararlı olan bir şeye zararlı denmesi niçin ve hangi mantıkla yasaklanır ki?

Zaten yasalarımız gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişileri cezalandırıyor. Eğer bir şey doğru ise bu niçin söylenmesin ki?

Sanırım bu yasadan en çok zararı Canan Karatay ve Rasim Küçükusta, Mehmet Ali Bulut gibi toplumu gıda konusunda bilinçlendiren insanlar görecek. Canan Karatay’ın her bir kelimesi, her bir cümlesi bu yeni tasarının cezalandırmayı öngördüğü sınıfa giriyor. Keza diğer isimlerin de…

Siz olsanız böyle bir ortamda zararlıya zararlı diyebilir miydiniz..?

Allah akıl fikir versin… 

*Cumhurbaşkanının gıda yasası eleştirilerine karşın sansür ile ilgili düzenleme konusunda geri çekin talimatı verdiği haberini de paylaşalım.

İnşallah talimat buyruğu yerine harfiyen getirilecektir.

Yorumlar 5 yorum