YAZARLAR

Yeni 28 Şubat’ın ayak sesleri…

Zaten “şartları olgunlaştırma” konusunda tecrübeli olan (!) darbe sevdalılarının bu konuda zorluk çekeceğini hiç sanmıyorum!

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Güzel memleketimin güzel geleceğini karartacak olan yeni bir 28 Şubat’ın ayak sesleri her taraftan duyulur oldu. Eğer böyle giderse yakın bir gelecekte 28 Şubat’ın kopyası bir post modern darbeyle karşı karşıya kalmamız işten bile değil.

Bu köşenin takipçileri hatırlayacaklardır, birkaç haftaki önceki yazımda dindarlar üzerinden oynanan oyunlara dikkat çekmiştim.

Atatürk’e hakaret temalı, mizansen olduğu belli olan ve sanki bir yerden düğmeye basmışçasına artış gösteren olaylar geçtiğimiz hafta içerisinde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş üzerinde adeta zirve yaptı.

İnsani duygularla yapıldığı açıkça ifade edilen bir hasta ziyareti çok farklı boyutlara çekilerek bu ülkenin en büyük sorunu haline getirildi.

Tartışmalar o kadar çok amacından saptı ki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılması kadar absürt ve ele avuca gelmeyecek kadar dengesiz sözler irad edildi.

Tabi amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olunca böylesine garip bir durumun içerisinde bulduk kendimizi.

Son zamanlarda din ve dindarlar üzerinden koparılan yaygaraya geniş bir perspektiften ve farklı bir pencereden baktığımızda tüylerimiz diken diken oluyor. Teker teker ele alındığında başlı başına bir şey ifade etmeyen olaylar yan yana getirildiğinde ne yapılmak istendiği konusunda bir fikir veriyor.

15 Temmuz’da milletin sillesini yiyen darbe sevdalıları şunu çok iyi anladılar: Sokağa çıkarak, fiili güç kullanarak bir darbe yapmak artık mümkün değil.

Herhangi bir silahlı darbe girişiminde milleti sokağa hiç kimse çağırmasa bile bu millet artık evinde oturmaz. Soluğu dışarıda alanlar silahlı darbecilerle çatışmaktan ve onlara karşı koymaktan çekinmezler.

İşte bunu çok iyi bilen darbe sevdalıları tıpkı 28 Şubat post modern darbesi benzeri hatta kopyası diyebileceğimiz bir darbenin taşlarını sabırla döşüyorlar gibi.

Danıştay’ın “Andımız” kararı ile başlayan süreç adım adım ilerliyor. 10 Kasım’da Atatürk’e hakaret gerekçesiyle tutuklanan bir bayanla devam eden plan, hemen arkasında Atatürk heykellerine saldırıyla gündemde tutuldu.

Ve son olarak Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş üzerinden aynı planın bir parçası olarak büyük bir yaygara koparıldı.

Şundan emin olabilirisiniz bu tartışma biraz küllenmeye yüz tutsun hemen yeni bir kilometre taşı mahiyetinde din ve dindarlar üzerinden yeni bir oyun sahneye konacaktır.

Ta ki post modern yeni bir 28 Şubat’ın şartları olgunlaşıncaya kadar…

Zaten “şartları olgunlaştırma” konusunda tecrübeli olan(!) darbe sevdalılarının bu konuda zorluk çekeceğini hiç sanmıyorum!

Hak ile batılın kavgasında batıl üzerine düşen görevi bihakkın yerine getiriyor…

Önemli olan burada hak olan tarafın nasıl davranacağı ve nasıl tepki göstereceği. 28 Şubat’ta olduğu gibi yine oyuna gelip darbecilerin ekmeğine yağ mı sürülecek yoksa bu sefer oyun bozulabilecek mi?

Maalesef büyük oyunu görmek yetmiyor.

Önemli olan kurulan oyun ve tuzak karşılığında bizim yapacağımız hamle.

İnşallah 15 Temmuz’da hevesleri kursağında kalan darbe sevdalılarının yeni 28 Şubat post modern darbe sevicileri aynı hüsranı ve hayal kırıklığını bir kere daha yaşarlar… 

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
Yorumlar 11 yorum