YAZARLAR

Yavuz’un hayali, Erdoğan’ın hedefi mi?

Peki Afrin’i ve Zeytin Dalı Harekatı’nı böylesine önemli kılan şey ne?

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

ABD DışişleriBakanının gerek Türkiye’ye gerekseOrtadoğu ülkelerine yaptığı ziyaretlerTürkiye’nin Afrin’e yönelikolarak gerçekleştirdiği harekâtın önemini bir kere daha günyüzüne çıkarmıştır. Görünen o ki Afrinmerkezli harekât bilinenin çok daha ötesindeşeyler barındırmakta.

Peki Afrin’i ve Zeytin DalıHarekatı’nı böylesine önemli kılan şey ne?

Bu sorunun cevabını verme bağlamında tarih yine tekerrüretmektedir.İbn-i Haldun’un da dediği gibi“Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çokbenzer.”

Eğer Afrin ve buna benzer diğer operasyonlarıanlamak istiyorsak coğrafyanın tarihini iyi okumakve bununla beraber saatlerce yorumlamak gerekmektedir.Yavuz Sultan Selim Han’ın RidaniyeSeferi’ni ve stratejik ehemmiyetini bilmeden ve anlamadankonu hakkında fikir beyan etmek fakir kalacaktırkanaatindeyim.

Anormal bir zekâya sahip ve müthiş bir askerî deha olanSultan Selim Han, babası II.Bayezid gibi ülke içinde iktisadi politika yapmamış,dedesi Fatih Sultan Mehmet gibi fetih rotasınıBatı’ya da çevirmemiştir. Daha şehzade ikenDoğu’nun önemini ve tehlikenin çoğaldığınıgörmüş bunun için çalışmalara başlamıştır. Maalesef ömrübu hayallerine yetmemiştir.

Selim Han, Ridaniye Seferi’negitmeden önce Mercidabık Savaşı’nı yapmıştır.Bunun sebebi ise Ridaniye’yi almasının yolununburadan geçiyor oluşudur. Selim Han, Mercidabıkile Şam’ı, Ridaniye ileKahire’yi ele geçirmiştir. Dabıkbölgesinde yapılan bu savaş Ridaniye gibi büyükbir seferin kilidini kırmış olması sebebiyle oldukça mühimdir.

Stratejik açıdan bakıldığında ise coğrafyanın önemi vebu öneme atfen söz sahibi olabilmenin haklı adımlarıatılmıştır.

Erdoğan’ın Ortadoğu’ya yönelikgeliştirdiği stratejilerde de zannımca Afrin asılhedef değildir. Afrin büyük hedefe giderken birara duraktır. Büyük fethi gerçekleştirmenin hemen öncesindeyapılmış stratejik bir harekâttır.

Asıl hedefi ise Erdoğan bilmekle birlikteMünbiç olduğunu fiziki olarak tahmin edebiliriz.Münbiç’in terörist unsurlardan temizlenmesi içinAfrin kilit bir noktadır.

İLK KEZ KULLANILAN SİLAHLAR

Benzerlikler bununla sınırlı değil. Yavuz,orduya yeni ateşli silahlar getirmiş ve bunlarınkarşılığını almak istemiştir ki şu anda daAfrin’de aynı şey yaşanmakta. Yerli vemilli silahların kullanıldığı Afrin’de Türk ordusunun gücü tümdünyaya ilan edilmiş, geçmişte yaşanan ambargoların artık birişlevinin kalmadığı gösterilmiştir.

Askeri dehasını kullanarak iki seferden de başarılı olarak dönenSelim Han, Osmanlı Devleti’ni bölgenin tekhâkimi yapmayı başarmıştır. Göç ve ticaret yollarını elegeçirmesinden ziyade Orta Doğu diye sözde küçümsenen, özdeherkesin dileği olan bu topraklara sahip olmuştur.

Bununla birlikte coğrafyaya göz attığımızdaSuriye’nin Irak’tan veİran’dan daha önemli olduğunu görebiliyoruz.

Bütün bunların ışığında konuyu tarihi açıdan değerlendirmekgerekirse Erdoğan, Türk ordusu ve yönetenler,tarihte Selim Han ne yaptıysa onu yapmayaçalışıyor ve İslam’ın son kadim kalesinindüşmemesi için uğraşıyor demek doğru olur.

Küresel dünya düzeninin iflas etmiş olması ile birlikte duyulan“yeni dünya düzeni” sancısı bu coğrafya üzerindenhareketle masadaki söz sahiplerini belirleyecektir.Dabık bölgesi ve Kuzey Irak’akadar olan bölgede tahakküm gücü olan ise masada "yeni dünyadüzeni" için söz sahibi olarak oturacaktır.

Bu da bize Erdoğan’ın Yavuz’un yolundan giderekstratejik hayalleri ve hedefleri belirlenmiş Yeni Türkiye’nintemellerini atmaya çalıştığını resmediyor.

Kişinin içinde var olduğu dönemin gereklerini ve geleceği
yorumlamasının ancak ve ancak iki yolu vardır ki bunlar geneldetopluma önemsiz ve değersiz olarak dayatılmıştır.Bunlardan biri "tarih bilmek ve okumak" iken birdiğeri ise "edebiyat okumaları" yapabilmektir.

Hülasa, idrakin kabulüne varmak gerek, mevzu hâlâ Fatihile Bizans’ın mevzusudur. Mevzu hâlâ Haç ile Hilal’inmevzusudur.

Yüce Allah bizi galip edecektir; çünkü bu İslam’ın sonordusudur!

Yorumlar5 yorum