YAZARLAR

Uydu TV kanallarındaki müzik programları, bir felaket…

Yerelde de; müzikte kaliteyi yükseltmek gerek.

KONSERVATUARLAR SANATÇIÖĞRETİM ELEMANLARI, HALA HAZİRAN TEŞVİKLERİNİALAMADILAR.

GÜNCEL/İSLAMÜLKELERİ: “…Bugün İslam dünyasındaki nüfusun yüzde 55’iokuma yazma dahi bilmiyor. OECD ülkelerinde milli gelirden eğitimeayrılan payın ortalaması yüzde 5,2 iken bu oran İslam dünyasındayüzde 1’i dahi bulmuyor. En başarılı çocuklarımızı, en parlakbeyinlerimizi Batılı kurumlara ve ülkelere kaptırıyoruz. Günümüzünen önemli güç kaynağı olan enformasyon ve bilgi teknolojilerikonusunda üreten değil tüketen konumundayız. Bu durum bizi milligüvenliğimiz başta olmak üzere birçok açıdan kırılgan halegetiriyor. Altını çizerek ifade etmek isterim ki dün olduğu gibibugün de güçlü ülke olmak, bilgiyi üretmekten ve bilgiyi en iyişekilde işleyebilmekten geçiyor…” (Cumhurbaşkanı R.T.Erdoğan’ın,Kazakistan’ın başkenti Astana’da Bağımsızlık Sarayı Genel KurulSalonu’nda gerçekleştirilen,  İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)1. Bilim ve Teknoloji Zirvesi’nin açılış oturumukonuşmasından/09.09.2017).

GÜNCEL/ GELİR VERGİSİDÜZENLENMELİ: Değerli okurlar, bu işin şakasıyok...Maaşlar arttıkça, vergi dilimleri nedeniyle ele geçen netmiktar azalıyor.Devlet ve piyasa zam üstüne zam yapıyor, amaücretli daha az maaş alıyor. Yıllardır söylenen vegerçekleştirilmeyen bir toplum gerçeği.  15 yıllık AK Partiiktidarında, bunun düzeltileceği umudu vardı, çünkü kimsesizlerinkimsesi olmak/orta sınıfı güçlendirmek için gelinmişti, ama olmadı.Hazır  konu gündeme gelmişken, gelin ‘aklın yolu bir olsun’,‘orta sınıf bordrolu vatandaş’ sevindirilsin ve  vergilendirmeadaletsizliği son bulsun. Gelir dilimi brüt 3-4 bin liranın üstüneçıktıkça kesilen vergi oranı da artıyor. Bu, gelir dağılımındaadalet değil herhalde? Yani olan yıllarca; sabit gelirli -ortasınıftan- gidiyor. Maliye Bakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza acilenarz ediyoruz.

Gelelim konumuza…

“Milletime sabırdiliyorum.”

Tatilde kaldığım sitede(Side/Kumköy) uydu  yayını vardı. İstanbul’da izleyemediğimbir çok yerel  TV kanalını izlemek fırsatı buldum…

Özellikle müzik programlarınıizleyince,  içimden yukardaki ilk cümle geldi…

Sanatçı/aşık/yerel sanatçıv.b.   birileri festivallerde/şenliklerde yeralıyorlar…

Ama;

Ses  yok,

Renk yok,

Yorum yok,

Çalgı çalma yok…

Ezgiyi doğru  çalma/okumayok,

Ritm yok!…

Peki, ne var?

Çalım/hava,

Detone/sürtone istediğinkadar…

Ama, hepsi ben “sanatçıyım” diyor…

Bir de N.Ertaş gibi büyük değerlerineserlerini okumak istemezler mi?

Bu ne cesaret!...

Sunucular ise, tam birçığırtkan…

Bağırmak sunuculuğun ilk şartısanki!...

Türkçe kötü…

Giysiler felaket…

Hepsi birbirinin kopyesi…

Ankara havaları tam bir yozlaşmaiçinde devam ediyor…

Ankara  havalarınınpopülerliği, civar il müzik kültürünü de etkilemişdurumda…

Ankaralı, Kayserili, Bayburtlu,Tokatlı v.b.

İnanın izlemekten yoruldum, sürekliizeleyebilenlere helal olsun…

Bu arada,

Alanya Caz Festivali’nden birprogram izledim…(Hangi yıl olduğu yazılmadı/TRT Müzik)

İyi bir orkestra…

Ama, esmer, uzun saçlı bayan solistyetersiz…

Ses yok, yorum yok,

Seyircilere duyguaktarılmıyor,

Ama, cesarete bakın ki; önemlisimlerin meşhur olan eserlerinden örnekler veriyor,

B.Manço’dan, E.Evgin’e, İ.İrem’denC.Karaca’ya kadar,

Her şarkı  başında “biz buşarkıyı kendi dokunuşlarımızla” söylüyoruz!..demez mi?

Dokunmasa daha iyiolacak!...

Heyecan/duygu/yorum yok…

Dolayısıyla, zaten az olan seyircieziyet çekiyor, zoraki tek tük alkışlar…

Ama, Alanya Caz Festivali’nekatıldığı tescilleniyor, o kimse?

Bu şekilde/anlayışta, halkımızınmüzik kalitesi yükselir mi?

Elbette yükselmez…

THM,  Cem Adrian gibi gençlerekalır!...

Bu yetenekli ve sahne özlemi çekeninsanları düzene sokacak, doğru çalmayı/okumayı öğretecek kurumlaryok mu?

Var…

40’a yakın konservatuar,

25’e yakın Müzik EğitimiBölümü,

15'e yakın GSF MüzikBölümü,

Halk Eğitimi Merkezleri,

Gençlik ve Spor Merkezleri, ortakbir proje ile bu konuda çalışma yapamaz mı?

Elbette yapar…

Eeeeee…

Un var, yağ var; helva nedenyapılamıyor?

Amannnnn!,

Makamın keyfini sürmek,

Oturup maaş almak varken,

Kim;ekip kuracak, onları arayacak,bulacak, çalıştıracak!..

Üstelik ek parada kazandırmazki!...

Ülke kültürü mü?

Sanat mı?

Gelişme mi?

İnsanlar mı?

O ne ki?!...

Geleneksel ve TamamlayıcıTıp Eğitimi…

“Sağlık Bilimleri ÜniversitesiBağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Geleneksel ve TamamlayıcıTıp bölümü İdari ve Eğitim Sorumlusu Dr Kanat Tayfun,hastanelerinde isteyen doktor, eczacı ve diş hekimlerine“Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” alanında belirlenen 15 dalda eğitimverildiğini söyledi. Böylece hem özel sektörde hem de kamudagörevli doktorlar bir kamu hastanesinde osteopatiden homeopatiyerefleksolojiden sülük tedavisine kadar geleneksel tedaviyöntemlerini uygulayabilecek. Teorik ve uygulamalı eğitimler sözkonusu hastanenin eğitim ve konferans salonlarında hafta içi vehafta sonu veriliyor. Akademik çevreden isimlerle özel klinik vehastanelerde görev yapıp yönetmeliklerce eğitim vermeye yetkindoktor, eczacı ve diş hekimleri, doktorları eğitiyor. En kısaeğitim 40 saatle kupa terapisi. En uzun süren eğitim ise 1000saatle osteopatinin. Ücret karşılığı verilen eğitimlerinfiyatlandırması ise alınan eğitimin türü, süresi ve kullanılanmalzemeye göre değişiklik gösteriyor.” (Gazete Habertürk/CeydaErenoğlu)

Bir folklor uzmanı olarak yıllarca,yazdım; “sağlık bilimlerinde okuyan öğrencilere mutlaka gelenekseltıp yöntemleri ile ilgili bilgi verilsin. Her yapılan gelenekselmetodu yanlış bulmasınlar.”  Her yerde, duvarlarda kırık veçıkıkçılık, bel fıtığı, hacamat , sülük tedavisi v.b. ilanlarıgörmek mümkün. Çoğu da hastanede çalışıp emekli olan görevliler.Şimdi, diplomalı alan uzmanları bu konuya eğilecek ve uzman olmayankişilerin tedavi yapmasının önüne geçilecek. Bunu Sağlık Bakanlığıher ile uygulamalı.

Teşekkürlerimiz;  BağcılarEğitim ve Araştırma Hastanesi yöneticilerine….

ALEYNAKONSERİ…

“24'üncü Uluslararası Adana FilmFestivali kapsamında, özel olarak hazırlanan Sinema ve Kültür SanatKasabası'nda sahneye çıkan Aleyna Tilki, 4 şarkı okuduktan sonrahayranlarının birlikte fotoğraf çektirmek istemeleri nedeniyle zoranlar yaşadı. İzleyenlerin sahneye çıkması üzerine genç şarkıcısahneden indirildi. Daha sonra sahnenin ışıkları kapatıldı, AleynaTilki de konser alanından ayrıldı. Yarım kalan konser sonrası AdanaBüyükşehir Belediye Başkan Hüseyin Sözlü, sosyal medya hesabındanyaptığı açıklamada 30 bin kişilik konser alanına 70 bin kişiningelmesi sonucu izdiham yaşandığını söyledi. Sözlü, izdiham sonrasıkonserin yarım kaldığını, Aleyna Tilki'yi gelecek yıl 100 binkişilik alana davet ederek konserin tekrarlanacağını duyurdu.”(Basından)

Aleyna’nın konserine gelenseyircilerin (alt resimde) yaş gruplarına bakar mısınız? Buçocukları;akıllı telefonlardan kurtarsak,  okumaya,araştırmaya, üretmeye  yöneltsek..var ya!....

Yorumlar