BIST 1.982
DOLAR 13,64
EURO 15,37
ALTIN 781,55

Türkiye'yi kimler satıyor!..

ABD mandacılığına karşı mücadele ederek Cumhuriyeti kuran   Atatürk’ün kurduğu partinin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ülkesinin Cumhurbaşkanından kurtuluşu ABD mandacılığında arıyor!

 
Türkiye’de muhalefetin geldiği son nokta “MANDACILIK…”

Başka izah tarzı yok…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan kurtulmak için seçtikleri yol işte budur. ABD'nin ellerine verdikleri yol haritası ile saldırmaktalar...

Davul CHP, HDP, İP, SP, DEVA, GP'nin boynunda...

Tokmak Biden'in...

Tarihle örtüşmüyor mu?

Mustafa Kemal’in  Erzurum kongresinde “Amerikan Mandasına” gösterdiği karşı duruşun bir başka versiyonunu bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli ortaya koymuyor mu?
 
İlginç olan;

ABD mandacılığına karşı mücadele ederek  Türkiye Cumhuriyeti kuran   Atatürk’ün kurduğu partinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu  ülkesinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan kurtuluşu ABD mandacılığında arıyor!
 
Acı ama gerçek tam olarak bu…
 
Şöyle bir tarihe dönerek özet yapalım ki bugün yaşananlarla dün yaşananların benzerliğini görelim…
 
Görelim ki “Bağımsız Türkiye” ideali karşısına dikilen dahili ve harici bedhahların kim olduğunu öğrenelim…

                                                          *
 
Bakınız…
 
Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi sonrası artan "Amerikan Mandası" taraftarlarına karşı koymak zorunda kalmıştı...

İstanbul'dan Halide Edip ve Kara Vasıf'tan gelen mektup ile Ali Fuat Paşa tarafından özetlenerek Erzurum'a yollanan 3 mektupta da Amerikan mandası istenmişti…

Manda isteyenlerin telgrafları okunduktan sonra, Mustafa Kemal yanındakilere bakın ne söylemiş;

"Biz başarılı olacağız. Buna şüphem yok. Acaba zafere kavuştuğumuz ve memleketi kurtardığımız zaman Osmanlı ricalinin (yöneticilerinin) ileri gelenleri utanmak hissini duyabilecekler mi?

Öyle bir manda istenecek veya verilecekmiş ki, hakimiyet hakkına, dışarıda temsil hakkımıza, kültürel bağımsızlığımıza, vatan bütünlüğümüze dokunulmayacakmış.

Buna ve böylesine, Amerikalılar değil, çocuklar bile güler. Her şeyin başında Amerikalılar kendilerine hiçbir menfaat temin etmeden böyle bir mandayı niçin kabul etsinler?

Amerikalılar bizim kara gözlerimize mi aşık olacaklar!

Bu ne hayal ve ne gaflettir!

Hayır paşalar hayır, hayır, beyefendiler hayır, hayır, hayır hanımefendiler hayır, manda yok, Ya istiklal ya ölüm var." 
 
Bugüne bakınca o günkü sözlerin anlamı iyi anlaşılıyor mu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan  mücadelesi  ne için kimlere karşı veriyor?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne çökmek isteyenlerle kimler işbirliği yapıyor…

Mustafa Kemal’in o sözlerinden bugün nasibini alması gerekenler kimler?

                                                     *

Devam edelim tarihi okumaya…
 
" 8 Eylül günü, İsmail Hami (Danişment) tarafından hazırlanmış ve 25 delegenin imzasını taşıyan "Amerikan Mandası"nı isteyen önerge gündeme alınır.

Bu kişiler, Amerika'nın en büyük demokrat olduğunu, sayesinde Türkiye'nin de kurtulabileceğini ve uygarlaşacağını, kendi kendini yönetmeyi öğrenebileceğini ileri sürüyorlardı.

Rauf Bey ve Refet Bey de bu önergeyi destekliyorlardı. İstanbul'dan gelen Kara Vasıf da manda yanlısıydı ve Sivas'a “Brawn” adında Amerikalı bir gazeteci getirmişlerdi.

Mandacıların görüşleri özetle şöyleydi:

"20. yüzyılda 50 milyon lira borcu, harap bir memleketi, pek verimli olmayan bir toprağı ve ancak 10-15 milyon lira geliri olan bir kavim için bir dış koruma olmaksızın yaşamak olanağı olamaz.

Bağımsız yaşamaya mali durumumuz elverişli değildir.

Parasız, ordusuz ne yapabiliriz? Onlar uçak ile havada uçuyorlar, biz henüz kağnı arabasından kurtulamıyoruz. Bugün bağımsızlığımızı kurtarsak bile yine günün birinde bizi paylaşırlar.

Eğer İzmir Yunanistan'da kalsa ve aramızda bir savaş açılsa, düşmanımız Yunanistan'dan gemi ile asker getireceği halde, acaba biz Erzurum'dan hangi trenle taşımacılığımızı yapabiliriz?

Bir de diyelim ki, biz dış ve iç tam bir bağımsızlık isteriz. Fakat, acaba kendi başımıza yapabilecek miyiz? Yapamayacak mıyız? Ondan önce, acaba bizi kendi başımıza bırakacaklar mı?" 
 
Sevgili okurlar…

Okudunuz Cumhuriyetin kurulmasına karşı duruş gösteren içimizdeki ABD mandacılarının sözlerini?
 
Bugünkülerden farkı ne?
 
Daha dünün  “Mandacı”  zihniyeti gibi bugün   ABD’ye karşı mücadele veren Tayyip Erdoğan iktidarına karşı 6 parti olarak  anlaşıp bir deklarasyon yayınlamayı düşünenler kimler?
 
CHP ve ortakları!.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin iç ve dış politikasına yönelik sürekli saldırgan tavırları ve söylemleri ne kadar da tarihle örtüşüyor…

Çok benzer değil mi?

                                                        *
 
Bugünkü muhalefet  ne yazık ki  dünkü mandacılar gibi ABD' ye göbekten bağlıdır…
 
Yeter ki Tayyip Erdoğan gitsin  “ABD ne isterse yaparız” rolüne bürünen bir muhalefet gerçeğinin adı “Mandacılık” tır…
 
Bugün  AB, ABD savunucularının çoğu “bağımsızlık”diyenlere “dinozor”, “geri kafalı”, “ diktatör” “çağ dışı” , “Türkiye’yi dünyadan soyutluyorlar” diye iktidara saldırmıyor mu?
 
Oysa Atatürk “Hangi bağımsızlık vardır ki yabancıların nasihatleriyle yükselebilsin!” sözüne tam ters bir şekilde hareket edenler kimler?
Atatürk’ün kurduğu partiyi yönetenler!..
 
Mustafa Kemal Atatürk, mandacılar karşısında nasıl duruş göstererek hangi kararları almıştı Erzurum Kongresi’nde…

- Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz.

-  Vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.

- Kuvay-ı Milliye'yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hâkim kılmak temel esastır.

- Manda ve himaye kabul edilemez.

- Ulusal cemiyetler, "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında genel bir teşkilat olarak birleştirilmiştir.
 
Allah aşkına  Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçelinin bugünkü söylemleri bunlarla örtüşmüyor mu?

                                                         *

Öyle gayri milli bir muhalefet  muhalefet anlayışı var ki..

Türkiye üzerine oyun oynayanlar neden rahatsız olmuşsa bunlarda onlardan rahatsız oluyorlar...
 
Bakını...

Bugün;

Karadeniz’de doğal gaz aranmasına kimler karşı çıkıyor…
Onlar…
Çünkü ABD öyle istiyor…
Keza Akdeniz’de…

Peki Kıbrıs politikamızdan kimler rahatsız oluyor…
Onlar…
Çünkü ABD öyle istiyor…

Peki…
Suriye’de askerimiz olmasından kimler rahatsız oluyor?
Onlar…
Çünkü ABD öyle istiyor…

Ya...
İHA, SİHA ve AKINCI gibi milli üretimlerden kim rahatsız oluyor…
Onlar…
Çünkü ABD öyle istiyor…

Ya da  S-400 füze rampalarının alınmasına kimler karşı çıkıyor…
Onlar…

Çünkü ABD öyle istiyor…
 
Türkiye’de bunlardan kim rahatsız oluyor..

MUHALEFET!..

Yani bir tarafta dahili bedhah muhalefet!
Diğer tarafta harici bedhah ABD!..
 
 
 

Yorumlar 1 yorum