YAZARLAR

“Türk Halk Oyunları”, neden “Geleneksel danslar” oldu?!..

7 THO bölümü var ama; hala, “halk oyunları mı, dans mı” tartışıyoruz…

GÜNCEL/MÜZİKTE TESPİT: MüzikologDr.Ayhan Sarı, ülkemizde, dünden bugüne Türk Müziği/müzikanlayışını ve yanlışlarını güzel bir yazı ile dile getirmiş.Darülelhan konusunda da hem fikiriz. Bir kaç kişi hala buradanekmek yemeye devam ediyor…Oysa; Darülelhan, (Türkçe, NağmelerinEvi), Osmanlı Devleti’nin ilk resmi müzik okulu olarak İstanbul’da1917-1927 arasında –A.Sarı’nın dediği gibi 10 yıl-  faaliyetgösterebilmiş. Osmanlı Devleti’nde Maarif Nezareti’ne bağlıokullarda öğretmenlik yapmak üzere hem Türk hem Batı müziğininbilen öğretmenler yetiştirmek amacı ile kurulmuş, ama öyle miolmuş?!..Yoksa; batı müziği, Türk müziğini ötelemiş mi?!. Yazıyaimzamızı atıyor; bu gidişi durduracak,toparlayıcıyı/bütünleştiriciyi/bilgiliyi, yani “aşçıyı” arıyoruz…

GÜNCEL/TELEKOM: Gelecek yazımda,başka bir yere bağlıyken ve sorun yaşamazken internet için Telekomtarafından sürem dolmadan doldu diye aranarak çok cazip fiyatverilen, diğer şirket tarafından 24 ay taahhüt nedeniyle yüklü birmeblağ ödemem, bunu telekoma defalarca bildirmeme rağmen, hiçbirgelişme sağlanmadığı gibi, Telekom tarafından yeni borçlarçıkarılması hikayesini -Ekim/Şubat arasındaki- anlatmayaçalışacağım. Benim gibi çok sayıda tüketici mağdur vardır.

Geçen yazımızda THO’nın geçmişten günümüze yapılançalışmaları ve gelinen  durumu/anlayışı dile getirmiştik.Ancak, emeği geçenlerden –adını yazmadıklarım- serzeniş aldım. Oysailk jenerasyondan isimler vermiştim. O kadar çok emeği geçen vegeçmekte olan var ki…Şimdi, karışık olarak –hatırladığım- isimleri verelim; Muzaffer Sarısözen, İhsan Hınçer, Nail Tan,Cahit Güzelbey, Hayrettin İvgin, Nevzat Gözaydın, Sabiha Tansuğ,Y.Ziya Demircioğlu, Ahmet Yamacı, Ben, Ahmet Şenol, Üstün Gürtuna,Gürhan Ozanoğlu, Ömer Işık, Şinasi Ünal, Cavit Şentürk, İmdatTöremen, Sabri Donat, Bülent Kurtişoğlu, M.NusretKılıçkıran,E.R.Üngör,  Melik Boydak, Uğur Ural, KürşadGülbeyaz,Adil Cevaz, , , , Sedat Veyis Örnek,,, ,,,,, FikretDeğerli, Süha Alper, Celal Aslan, Ahmet Doğan,Salim Sınar, ,,, ,,,, Hüseyin Görür, ,,,Ahmet Demirbağ, CumhurSevinç, ,,, Asuman Süar, ,,Ahmet Say,Türker Acaroğlu, Işıl Altun,Zeki Baykal,Tuncer Gülensoy, Sabri Koz, Müjgan Üçer,OzkulÇobanoğlu, İrfan Ü.Nasrattınoğlu, Adli Ayter, Aysen Soysaldı, ErgünVeren, Gülin Öğüt Eker,T.Kutsi Makal,Metin Özarslan, GülayMirzaoğlu,Nebi Özdemir,Eyüp Uzunkaya,Musa Uzunkaya,Şevki Aksoy,Hasbettin Altınok, Salih Z. Ünal,Bülent Uzun,Şener Günay,RecepDemir,Şinasi Özdemir,Fatin Eren,Nazmi Zülfikar,İsmailGömlekli,Savaş Tuğsavul,  İbrahim Çolakoğlu,  CenapGüngör, Bayram Kuşman ve ismini hatırlayamadığım dostlarım…

Bugünkü konumuz İTÜ TMDK THO Bölümü Yüksek Lisansprogramı -İTÜ SBE’de uygulamaya geçen G.D. Y.L. programı- ile ilgili olacak. (Telefonlar üzerine bilgi sahibioldum)

Önce, geçmişe uzanalım; 1984’te, ilkİTÜ TMDK THO Bölümü kuruldu. O yıllarda Beden Eğitimi Yüksek Okulumezunları’na THO öğreticiliği verilmemesi için çalışıldı. Dahasonra; Oyun mu?, Dans mı? tartışmaları başladı. 2001’de 56 resmispor federasyonundan biri olan  THOF* kuruldu, bu defada; halkoyunları spor mu-sanat mı?, “halk oyunlarının yarışması olurmu?”  tartışmaları başladı…

İlk THO Bölümü olan İTÜ TMDK’da; Bölüm adı “Türk HalkOyunları Bölümü” olup, öğrenciler  “Türk Halk Oyunları” alanımensubu olarak  mezun  olmaktadır. 1997’de Halk EğitimMerkezleri’ne, “Halk Oyunları Öğretmeni” olarak  ilk atamalargerçekleşti. Günümüzde mezunlar; müzik öğretmeni/halk oyunlarıöğretmeni olarak atanmaktadır.

2014–2015 akademik yılında eğitime başlanan ve“Geleneksel Danslar Tezli/Tezsiz Yüksek LisansProgramı”nda, ders adları “Türkiye’de HalkDansları Çalışmaları”, “Geleneksel Danslarda MüzikDüzenleme” v.b. “dans” kelimesikullanılmış, yöre oyunları “Zeybek/Horon/HalayPerformansı” olarak yer almıştır. Ama; vizyon ve misyonulütfen dikkatlice okuyalım…

a)Vizyonda; (Türk Halk Oyunlarıkültürel kimliğin bir parçası olmasının yanı sıra sahne sanatlarıanlamında da ulusal ve uluslararası gördüğü büyük ilgi dolayısıyladünya standartlarında sanatsal uygulamalara gereksinim duymaktadır.Çağdaş sahne sanatları düzeyinde teknolojik olanaklardan dayararlanarak bu dalı geliştirebilecek ve temsil ettiği kültüreldeğerleri dünya ile bütünleştirebilecek perspektife sahip, sanatsalve bilimsel donanımın kazandırılması programın vizyonunuoluşturmaktadır.)

b)Misyonda; (Türk Halk OyunlarıBölümü’nün temel misyonu, alanında teorik ve pratik donanıma sahip,bilimsel ve sanatsal düşünce sistematiğini kazanmış, gelişmeye açıköğrenciler yetiştirmektir. Halk Oyunları dünya genelinde sahnesanatları arasında önemli bir yer teşkil etmektedir. Sanatınevrenselliği düşüncesi ile kazanımların daima bir üst seviyeyetaşınması, sanat ve bilim açısından diğer disiplinler ileilişkilendirilmesi ve bütünleştirilmesi, yeni yaratımlara kaynakteşkil etmesi açısından önemlidir. Buradan hareketle eğitim veöğretim süreci değerlendirilirken dünya normlarının temel alınmasıhedeflenmiştir.),

Sorular:

1/ Araştırma alanlarında (Türk Halk OyunlarıRepertuarı  (Repertuvarı olmalıdır), Türk Halk OyunlarıMüzikleri Repertuarı (Repertuvarı olmalıdır), Hareket Analizi, DansMüziği Analizi, Folklor (Halkbilim olmalıdır), Hareket Notasyonu,Sahne Teknikleri, Türk Halk Oyunları Öğretme Metotları, Geleneksel Giyim-Kuşam ve Makyaj) ders isimlerinde, “halk oyunları” kullanılmasına rağmen, 2015’ten itibaren Y.L.programının adının  “Geleneksel  Danslar”,  ders adlarının  “dans” olarak yer almasının sebebinedir?

Halk Oyunları adından utanılmakta mıdır?!.

Dansı  kullanmak çağdaşlık mıdır?!.

Değişim  ile gelişimin   farkına ne zamanvarılacaktır?...

THO  terminolojisi açısından,bu kullanım doğru mudur?!.

Yeni bir terminoloji mi yaratılmaktadır?

Hangi  geleneği olan  milletindansıdır?!..

Türkiye’de hangi yöremizde, halk danslarıyapılmaktadır?!.

Bunu araştırırken, yeni aldığım bir kitap aklımageldi. Yazarın  ifadesine göre; konservatuarda bir çok öğretimelemanı ile görüşerek, kütüphaneden yararlanarak yayınıhazırlanmıştı. Kitaptaki bir paragraf dikkatimi çekmişti;

“Bu bağlamda, bugün  “Türk Halk Oyunu” derneğineüye olan, göğsü  ‘ay yıldızlı’ amblemlerle süslü ‘otantik’kostümler giyen, ülkemizi yurtdışında gururla temsil ettiğisöylenen dansçıların katıldıkları bu ‘sıradan milliyetçi’ olaraktanımlanabilecek faaliyetlere ne tür anlamlar yükledikleri ayrı birtartışma konusudur. Faaliyet alanının ‘Türk halk oyunları’ olaraktanımlanmaya devam etmesi de, ulus inşa döneminin tepkileştirici,homojenleştirici, Türkleştirici politikalarının çoğu zaman verilikabul edildiğini ortaya koymaktadır.Bununla birlikte, 2015 yılındaİstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesindeaçılan yeni yüksek lisans programının ‘Türk Halk Oyunları’ yerine‘Geleneksel Danslar’ adını taşıyor olmasını, geçiş dönemindesorgulamaların bir sonucu olarak değerlendirmekmümkündür.” (Berna Kurt, Ulus’un Dansı/ PanYay.2016,sf.166-167)

Eğer, THO Bölümü’nde ve kütüphanesinde çalışmalaryapmış olan B.Kurt’un, bu paragraftaki düşünceleri(mi)ne ortak/hakim ol(un)muş ise çok yanlıştır.

Çünkü,

Bu düşünce; sorunlu, yanlış, üniter devletyapısına ters, milliliğe aykırı, alaycı ve sakıncalı birgörüştür.

Çünkü; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez birbütün olması, onun “üniter devlet”olması demektir. TürkiyeCumhuriyetiDevleti, üniter birdevlettir; yani kendi bünyesinde farklı kanunların geçerli olduğufarklı yönetim bölgeleri yoktur. Halk oyunları da, bu ülkeninbirleştirici çimentosudur.

O halde; “Türk Halk Oyunları” ismi, neden “Gelenekseldanslar” olmuş? diye sormak, bu alana hizmet eden herkesin hakkıolsa gerek…Lütfen, kızmayın, açıklamasını yapın, kamuoyu merakediyor!...

SON SÖZ: Bilindiği gibi; ilk kurulanTHO olmasına rağmen, İTÜ SBE’de (ilk öğrenci alındığı 1985’tenberi) bir türlü THO Y.L. açılamamıştır. Mezunlar başkaprogramlardan THO Y.L. ve THM’de Sanatta yeterlik yapmışlardır. Ege Ün. DTMK’da Y.L. açıktır. (YÖK; Doç.lik başvurusunda, THOalanında başvuran kişinin Dr. değil, Sanatta Yeterlik yapması şartıgetirmiştir ki, doğrudur.)

Bu gerçekler ortada dururken, THO Bölümü’den mezunolmuş ve THO alanından unvan almış akademisyenler öncülüğünde,adının “Geleneksel dans” olarak değiştirilmesinin sebebi merakuyandırmıştır. Çünkü, dans; belirli bir müziğe uyularak yapılan, buyönden müzikle kaynaşan ve estetik değer taşıyan vücuthareketleridir. Yani; ülkesi, milleti ve  gelenekselliğiyoktur!... Yani “dans”  ile “halk oyunları” aynı şeyleri ifadeetmektedir…

Bari, bölümün adı; “Geleneksel Danslar Bölümü”olarak,   değiştirilsin, olsun  bitsin!…

Hadi, elinizi korkak alıştırmayın!...

Gelecek yazı: Geleneksel danslar Y.L. programında"terminolojik" yanlışlar!...

24.İSTANBUL TÜRK MÜZİĞİ FESTİVALİ SONAERDİ...

15 Konserde;

TSM ve THM alanında özel 24 konuk sanatçı görevaldı.

Sahne üzerinde 750 kişi (koro/topluluk-çalgı) yeraldı.

Dinleyici sayısı 7500 amaçlanmıştı, 5.000'dekaldı. 

Kartal, Avcılar; seyirci açısından topluluklarımahçup etmedi.

İTÜ TMDK Öğretim Elemanları, Devlet Korolarısanatçıları –her yıl olduğu gibi- etkinlikleri izlemeye gerekgörmediler.

Uluslararası sempozyuma 44 bildiri  sunuldu,dinleyici katılımı zayıf kaldı. Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümüöğretim elemanları, kendi bünyelerinde yer alan sempozyuma ilgigöstermedi.

Sempozyum bildiri kitabı;  2017 sonuna kadar,M.Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanlığı tarafındanbastırılacaktır.

2017/Türk Müziği'ne Hizmet Ödülleri ve 2017/En İyiTHM/TSM Programlarına ödüller, çeşitli etkinliklerde takdimedildi.

TRT Müzik, tanıtım sponsoru olmasına rağmenetkinliklerde görülemedi, haberler yapılamadı.

TRT İstanbul Radyosu yapımcıları/programcıları -TRTAna sponsor olmasına rağmen- gereken hassasiyeti göstermedi.

Festivalde yer alan koro ve topluluklar birbirlerininkonserlerine destek vermedi. Örnek olarak; Şişli’de faaliyetgösteren dernek sorumluları ve üyeleri Türk müziğini sevmelerinerağmen Şişli etkinliklerinde görünmediler.

Protokolün katılımı  konusunda da eksiklikyaşandı.

Festival haberleri 18 sitede yayımlandı, sosyalmedyada paylaşıldı.

Festival haberlerine müzik yazarları ilgi göstermedi.(B.Ayvazoğlu, B.Ayeri, E.Tezerdi’ye teşekkürler) Sponsorsuz yapılan24.İstanbul Türk Müziği Festivali'ni hiç görmeyip, büyüksponsorlarla hayata geçirilen 45.İstanbul Müzik Festivali hakkındayazıların ve haberlerin çoğunlukta olması/desteklenmesi, ülkemizmilli sanatının gelişmesi açısından  bir ikilemdi.

ÜLKEMİZİN SORUNU!:

“Soru: “O zaman neden bütün mankenlerin zengin işadamlarıyla olduğunu açıklar mısınız?”
Özge Ulusoy: “Mankenler gidip fakirle mi çıksınlar yani,anlamadım.” (Basından)

AK Parti kongresinden sonra neredeyse ikinci haberolarak verilmiş. Basınımız bir alem…Popüler kültür her yerikaplamış durumda.Yazık…Kıbrıs/ LefkeAvrupa Üniversitesi’ne; topluma yönveren, üreten, örnek  isimleri ağırladığı için teşekkürediyoruz!...

Yorumlar