YAZARLAR

Trump, sosyal medya ve devlet işleri

Türkiye’nin daha önce de denenmiş ve aziz milletimizin sinesine çarparak boşa çıkmış olan bu ekonomik tetikçiliğe bu kez de hiçbir şekilde taviz vermeyeceği de açıktır.

Prof. Dr. Zakir Avşarzakiravsar@internethaber.com

ABD’de günlerden beri hükümet kapalı. Trump Senato’yu daha doğrusu Demokratlar’ı Meksika sınırına yaptırmak istediği duvarın bütçesini onaylatmaya zorluyor. Onlar da buna yanaşmıyor. Ülke içinde pek çok yerde kamu hizmetleri verilemiyor. Kamu görevlilerinin maaşları ödenemiyor. Bazı şehirlerde çöpleri halk kendisini topluyor. Geçtiğimiz gün Philedelphia’da Müslümanlar biraraya gelerek şehrin en kalabalık yerlerindeki çöpleri gönüllü olarak temizlemişlerdi.

Trump’ın katı, uzlaşmadan uzak, ayrımcı ve islamofobik siyasetinden ülke bıkmış durumda.

Amerika, eşitlik ve özgürlük değerleri üzerine yükselmiş, güçlenmiş bir ülke.

Dünyanın fırsat arayan, büyümek istiyen, verebileceği bir şeyi olan her insanına kapı araladığı içindir ki, güçlü ve dinamik. Ancak, Trump’ın seçim kampanyalarından başlamak üzere muazzam bir zenofobi (yabancı karşıtlığı-korkusu ) ve islamofobi (islam karşıtlığı- korkusu) içine girmiş durumda.

Olaylara ve devletlerarası ilişkilere sadece almak ve vermek bakımından yaklaşan Trump, Amerikan çıkarlarını korumak ve büyütmek gerekçesiyle sürekli olarak sosyal medya üzerinden “tehdit ve şantaj dili” ile mesajlar yayıyor.

Hemen her gün birkaç tane içerden veya dışardan hedef tayin ederek attığı tweetlerle gündemi dolduran, dünya çapında kendinden bahsettiren Trump, bu gün de yeniden Türkiye’ye “sarmış” durumda.

Daha önce de Rahip Brunson meselesinde benzer tavırlar içine girmiş, Türk ekonomisin hedef alan birtakım tweetler atarak, sonrasında da Türkiye’den ithal ettikleri çelik ve türevlerine yüksek gümrük oranı getirerek husumetini açıkça ortaya koymuş idi.

Suriye’den çıkmak için ikinci teşebbüsünde de ülkesinin değişik birimlerinin itirazı ile karşılaşan ve muhtemelen birtakım lobileri aşamayan, çekilmeyi durdurmak veya yavaşlatmak için gerekçeye ihtiyaç duyduğu anlaşılan Trump ve ekibi işi oyunbozanlığa dökmüş görünüyor.

Türkiye’nin kendilerine “Kürtlere saldırmayacağı garantisi” vermesini istiyorlar. Bunu önce Balton, akabinde Pompeo üzerinden Türkiye’ye kabul ettirmek istediler. Türkiye, Kürtlerle bir meselesinin olmadığını, PKK’nın uzantısı olan PYD/YPG adlı örgüt içindeki teröristleri hedef aldığını ve bundan da vazgeçmeyeceğini kamu oyu ile açıkça paylaştı. En üst düzeyde ve kuvvetli bir şekilde Suriye Kürtlerinin büyük bir bölümünün zaten yıllardan beri Türkiye’de sığınmacı olarak yaşadıkları ve bunların Esed rejimi, DAİŞ ve PKK-PYD/YPG’den kaçtıkları için burada oldukları vurgulandı.

Uzun bir süreden beri on binlerce tır dolusu silah ve mühimmatla donattıkları, eğittikleri Kürt kökenli terörist grupların Türkiye karşısında hiş bir varlık gösteremeyeceğini Zeytin dalı Harekâtı esnasında gören ABD, şimdi Türkiye’den bunlara saldırmama garantisi istiyor ki, Türkiye’ye karşı istediği anda kullanabilsin…

NATO ülkesi olan Türkiye’nin her türlü uluslararası ilişkiler kuralı ve kaidesine uymayan, ahlak ve nezaket ile bağdaşmayan bu isteğe evet demesi mümkün değil.

Müttefikler arası ilişkilerin twitter veya diğer sosyal medya mecraları arasından götürülmeye çalışılması ise kelimenin tam anlamıyla skandal. ABD adına ayıp, talihsizlik.

Türkiye’nin daha önce de denenmiş ve aziz milletimizin sinesine çarparak boşa çıkmış olan bu ekonomik tetikçiliğe bu kez de hiçbir şekilde taviz vermeyeceği de açıktır.

Nitekim devlet yetkilileri bu konuda gerekli açıklamaları yapmışlar, eş anlı olarak muhalefet partilerinden gelen tepkiler de yine milletçe böyle durumlara boyun eğmeyeceğimizi göstermiştir.

Hem CHP’nin, hem de MHP’nin yetkili isimlerinin açıklamaları en az iktidar cenahından gelen açıklamalar kadar önemlidir. Aziz milletimizin hissiyatını da, haysiyetini de yansıtmaktadır.

ABD’nin müttefiklikle bağdaşmayan, terörist yapılanmaları arkalayarak devletler arası hukuka da uymayan yaklaşımına gösterilen infial açıkça göstermektedir ki, milletimiz bu tehditlere asla pabuç bırakmayacaktır.

Yorumlar