Tarihi antik kente fırtına vurunca restorasyon hatası gün yüzüne çıktı

Tarihi antik kente fırtına vurunca restorasyon hatası gün yüzüne çıktı

ANTALYA'nın Kumluca ilçesinde yer alan Rhodiapolis Antik Kenti'ndeki anıt, yaklaşık 3 yıl önce gerçekleştirilen hatalı restorasyon sonrası plastikle kapatılmıştı. Bölgede etkili olan fırtına, plastiği yıkınca hatalı restorasyon yeniden gün yüzüne çıktı.

Tarihi antik kente fırtına vurunca restorasyon hatası gün yüzüne çıktı - Sayfa 1

Antik kentin ortasında yer alan ve Likyalı ünlü hayırsever Opramoas adına yapılan bir anıt, 2015 yılında restore edilmek istenmiş, ancak restorasyon, orjinal malzeme kullanılmadığı gerekçesiyle durdurulmuş ve üzeri örtülmüştü. Likya, Roma ve Bizans dönemlerine ait pek çok tarihi değer taşıyan Rhodiapolis Antik Kenti, yıllar sonra acı gerçekle yüzleşti. 

Tarihi antik kente fırtına vurunca restorasyon hatası gün yüzüne çıktı - Sayfa 2

Yaklaşık 3 yıldır etrafı kaplı şekilde duran Opramoas Anıtı, şubat ayında fırtınanın, etrafındaki kutu görünümlü plastik ve çelik bariyerleri yıkmasıyla yeniden gün yüzüne çıktı. Anıtı kapatan plastik ve çelik konstrüksiyon, görevliler tarafından tamamen kaldırıldı. Kaplamanın kurulması ve kaldırılması için de yaklaşık 300 bin TL harcandı.

Tarihi antik kente fırtına vurunca restorasyon hatası gün yüzüne çıktı - Sayfa 3

Restorasyon durdurulmuştu: Antik kentte 2004 yılından itibaren araştırmalar yapan ve kazı çalışmalarıyla da birçok tarihi değeri gün yüzüne çıkartan Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent İplikçioğlu, talep doğrultusunda 2016 yılında Opramoas Anıtı restorasyonundaki hatalar zincirini ortaya koyan bir rapor hazırladı. Rapor üzerine restorasyon işlemi durduruldu.

Tarihi antik kente fırtına vurunca restorasyon hatası gün yüzüne çıktı - Sayfa 4

Kaybolmuş ve parçalanmışlardı: Yazıtlarıyla ünlü Opramoas Anıtı'nda 38 yazıtlı bloğun yanlış yerleştirildiğini, 2 yazıtın kaybolduğunu, 1 yazıtın ise çalışmalar sırasında parçalandığını tespit eden Prof. Dr. İplikçioğlu, anıtın önünde bulunan orijinal sütunlar yerine yeni sütunlar yapıldığını ve tarihi anıtın restore edilebilmesi için uluslararası kriter olan en az yüzde 80'lik orijinal malzemeye sahip olmadığını, bu oranın yaklaşık yüzde 30 civarında olduğunu belirledi.