YAZARLAR

Takım oyunu ve üst tasarımlar

Takım oyunu oynamak ve oyuncusu olmak bir ilmi siyasettir, marifettir, özelliktir, akıldır, zekadır, cesarettir

İsmail GÜZELiguzel@nestech.net

Takım oyunu oynamak ve oyuncusu olmak bir ilmi siyasettir, marifettir, özelliktir, akıldır, zekadır, cesarettir.

Tıpkı Osmanlı emir eri Mehmet gibi. Birinci İbrahim’in padişahlığı döneminde, Roma Vatikan'da Papa vekili olan Osmanlı casusu Mehmet, eğer Papa'dan önce ölmeseydi Papa olacaktı. Vatikan'da olup bitenleri Osmanlı'ya anlatmak için bir bilgi ağı kuran Mehmet, Romadan İstanbul'a kadar neredeyse her kasaba ve şehirde bulunan adamları sayesinde tüm bilgiyi istanbul’a taşıdı. Mehmet'in vefatından 300 yıl sonra evini satın alan kişinin evin eski olduğundan dolayı yıkınca, duvarların içinden Mehmet'in Osmanlı'ya yazdığı mektuplar ve Osmanlı'ya ait evraklar sayesinde hadise gün yüzüne çıkmış oldu.

Politikada dünyanın en acımasız, en ölümcül ve en iyi karması ile karşı karşıyayız.

Siyaset sahnesinde neredeyse bire bir markaj halinde hamleler yapıyoruz.

Şu bir gerçek ki, siyasetimiz, Fatih Terim yönetimindeki futbolumuzdan daha başarılı. Maalesef şu sıralar Fatih Terim siyasetçilerimiz kadar başarılı değil.

Evrenin en iyi takımları karşımızda, her tür taktikle sadece ve sadece yenmek için sahada.

Biz ise son yüz yıldır defansa çekilmiş bir takım misali her türlü golü kendi kalemizde gördük.

Bugüne kadar kendi kalemize gol atmaktan başka mahareti olmayan biz, yeni takım ve yeni anlayış ile artık siyaset meydanında hücum oynayıp gol atmaya başladık.

İlk golümüzü Suriye'de attık. Sırada Musul ve Kerkük var. Her türlü plan masada. Hücum oynatan cesaretli bir hocamız hücum oynayan bir milletimiz var artık.

Taktiğimiz belli. Onların deyimiyle "kazan kazan" için sahadayız. Yenilgiye tahammülümüz yok. Nede olsa yüz yıldır yenilen bir takımdık. Onun için tam saha pres yapacağız.

Sahaya bir kere indik ve sahada kalmaya, oyun taktiklerini bozmaya, daha fazla gol atmaya niyetliyiz.

Karşımızdaki takım; ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İsrail, FETÖ, PKK, DAEŞ, DHKPC ve diğer tüm küresel güçlerin oluşturduğu bir takım. Dünyayı beşten küçük gören ülkeler ve beslemeleriyle sahada karşı karşıyayız.

Devam;

Zaman ayarlı üst tasarımlar var.

Geçtiğimiz senelerde Ortadoğu'da ve Kuzey Afrika'da istikrarsızlık projesi olarak hayata geçirilen "Arap Baharı" o gün geliştirilen ve hayata geçirilen bir hareket değil, yirmi sene evvel düşünülmüş planlardan sadece biri.

Dünyada üst tasarımlar yapılıyor. Bugün karşılaştığımız üst tasarımların hepsi en az yirmi yada otuz yıl önce planlandı. Üst tasarımları yapabilen teşkilatlar var. Bu teşkilatlar bilimsel çalışmaların ardından bilimsel öngörüleri sayesinde önümüzdeki yirmi senenin projelerini hazırlıyor. 2040 senesinde devreye sokacakları ve gerçekleşecek olayların planları hazır.

Üst tasarımları yapan çok önemli kuruluşlar var.

Birleşmiş Milletler içinde Birleşmiş Milletler'e üye olan, konuşan, planlara müdahale eden, daimi üyeliği olan ve sadece oy kullanmayan çok uluslu otuzdan fazla dev şirket var.

Bu şirketler Birleşmiş Milletler’de alınan kararları yada tartışılan konuları birinci elden bildikleri için, kendi ülke, şirket ve çıkarlarının hangi yönde gelişeceğini görebilmek adına bir takım planlar hazırlıyor.

Asker başta olmak üzere stk ve diğer benzeri kurumların hazırladığı planlar ve raporları alıp değerlendiren bu şirketlerin kendi politik analizleri var.

Bu çok uluslu şirket ve benzeri yapılar daha önce planladıkları Irak, Suriye ve Türkiye üçgeninde bir Kürt problemi yaratılmalıdır sonucuna varıp kaos eylem planını bu coğrafyalarda işletiyorlar.

Toplumun farkındalığı geçmiş yıllara nazaran daha fazla.

Geçmiş yıllarda gelişen tüm olayların tesadüf olduğu ve olayların kendiliğinden geliştiği sanısı yaygınken, bugün öyle olmadığı, olayların aslında çeyrek asır öncesi planlanıp önümüze konduğunun bilincindeyiz.

Not; tüm dünya  yeni oluşumlara şahit olmak üzere. Türkiye, Rusya, Çin ve Suudi Arabistan ittifakı, neden olmasın!!!

Yorumlar