YAZARLAR

Sn.Cumhurbaşkanımızın, sanat/kültürden memnun olması mümkün değil!..

Aynı/yanlış kişilerle, yeni başarılar elde edilemez!

Üzülmemek elde değil!...Geçen yıl “adaylar arasında” olduğumuz için sevinmiştik, ama olmadı, bu sene de görmediler. Üstelik, Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla (maddi değil, manen) yaptığımız halde. Ne diyeceksiniz! Elbette 25.yılına ulaşan “İstanbul Türk Müziği Festivali”nden bahsediyoruz. Mesele, biz yapıyoruz diye değil; bir ay süren 18 etkinlik, müzik STK’ları, ses sanatçıları,3 gün süren uluslararası sempozyum” yani canlı/yaşayan/yaşatan bir organizma!..Sabah Gazetesi'de görememişti!

Kültür ve Turizm Bakanlığı 2018 ödüllerini alan; Emin Ongan Üsküdar Musiki Cemiyeti’ni, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi-Ara Güler Müzesi’ni, kutluyoruz.

Gelelim yazımıza…Takip ettiğiniz gibi, Sn.Cumhurbaşkanımızın kültür/sanat söylemleriyle ve beklentileriyle ilgili yazılar yazmıştım. O nedenle, tekrara düşmemeye çalışıyorum.

Sn.Cumhurbaşkanı, güzel, katıldığımız, kültür içerikli bir konuşma yaptı ve “yine memnun değilim, içimde ukte kaldı” dedi…Ama, seçip görevlendiren, göreve atayan kendisi…Tıpkı, çok şey beklediği, atamaların duyulması ile sinerji getirmeyen Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu üyeleri gibi...

Bunları kendimden çıkarmıyorum.

Çünkü, Sn.Cumhurbaşkanı şunları söyledi:

1/ “Buna rağmen, hep söylediğim gibi, geçtiğimiz 16 yıla baktığımda kültür-sanat alanında yeteri kadar mesafe kat edememiş olmamızdan dolayı hep hayıflanırım, iç geçiririm. Kültür-sanat meselesini, ülkemiz ve milletimiz bakımından, en az terörle mücadele, en az dış politika, en az temel hizmet alanları kadar önemli bir beka meselesi olarak görüyorum.”

“Bize göre bu topraklardaki birlik, beraberlik ve muhabbetin gerisinde, kültür ve sanat alanındaki eşsiz zenginliğimiz ve hazinelerimiz bulunuyor. Varlığımızı korumak ve geleceğe taşımak için, kültür ve sanatın gücüne, etkisine, kapsayıcılığına ihtiyacımız var”

Bu söylemlere katılmamak mümkün değil, Tespitler yine doğru, ama uygulamada göremiyoruz. (Bkz:Tespitler doğru, ama uygulamada yok!) yazımız) Görmek istiyoruz..

2/ “İnşallah yeni dönemde, bu eksiğimizi giderecek, ülkemizde kültürü, sanatı, mimariyi, şehirciliği hak ettiği seviyeye getireceğiz. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığımıza çok büyük görevler düşüyor. Turizm alanında, Sayın Bakanımızın müktesebatı sebebiyle, içimiz büyük ölçüde rahat.”

Her konuşmasında; “ileriki dönemde/önümüzdeki dönemde yapacağız/yerine getireceğiz/destekleyeceğiz” diyor, ama bir sonra yine "hayal kırıklığından" bahsediliyor. Ve CB, benim aylardır söylediğimi “Turizm alanı,  Bakanını buldu, Kültür alanı Bakanını arıyor”  itiraf ediyor: “Turizm alanında, Sayın Bakanımızın müktesebatı sebebiyle, içimiz büyük ölçüde rahat” Yani, Sn. M.Ersoy Turizm Bakanı!...Ve topu, Bakan’dan alıp başka yere paslıyor..Nereye mi?

3/ “Kültür-sanat konularında da, Sayın Bakanımızın ekibiyle birlikte ülkemize tarihî bir hamle yaptıracağına inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak attığımız her adımda yanınızda olduğumu bilmenizi isterim. Cumhurbaşkanlığımız bünyesinde kurduğumuz Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu, bu alandaki politikaların inşasına katkı verecek, yapılan çalışmaları da takip edecektir.”

Sn.Cumhurbaşkanı diyor ki; kültür konusunda Bakanlık değil, “CB Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu” etken olacak, kültür politikalarına katkı verecek!..Söylemlerden o çıkıyor…Ama, bazı üyelerin, “…..bundan sonra benden sorulur” söylemlerini duyuyor, üzülüyoruz. Sn.Cumhurbaşkanı; özellikle mi buluyor bu kişileri, yoksa “başarısız olmak için mi atıyor” diye düşünmeden edemiyoruz. Ve, kendi kurduğu "dar kalıptan" çıkamadığını görüyoruz...Oysa!..

4/ “Tek parti döneminde, geleneksel pek çok mirası gibi, müziğin de “köhnemiş bir zihniyetin ürünü” olarak yaftalanıp yok edilmeye çalışılmıştır.”

Sn.Cumhurbaşkanı, burada Türk müziğinin eğitimde yer almaması, batı müziğinin okullarda öğretilmesi çalışmaları, Türk müziğinin yasaklanması, Türk müziğinin demokrasi getirmediği, batı müziğinin ise  çoksesli olması nedeniyle toplumu daha fazla etkileyeceği v.b. görüşleri dile getirmek istemiş.

5/ “Sanat ve edebiyatın felç olduğu bir toplumda, ortak değerlerin üretilip yaşatılması zor olacak, gelişmiş bir mimari anlayışı olmayan bir ülkedeki üst yapının, özgün bir ruh ve kimlik yansıtması beklenemeyecektir. Tarihteki kadim medeniyetlerin ve büyük devletlerin ortak özellikleri, kültür ve sanat alanında önemli değerler üretmeleridir. Selçuklu ve Osmanlı başta olmak üzere, bu coğrafyada kurulan devletlerin bugüne ulaşan izleri, İslam medeniyetinin ve kültürünün bu topraklara vurulmuş birer mührü gibidir. Bize düşen görev, devraldığımız bu büyük medeniyet hazinesine yakışır şekilde davranmak, kültür, sanat ve mimari alanda altına imza atacağımız yeni eserlerle ecdada layık, evlada da örnek olmaktır.”

Mükemmel söylemler. Ancak; kültür ve sanatı üreten/sergileyen/yayan Devlet Sanatçıları’na da önem vermek lazım. 2011’den beri, söz verilen, çıktı/çıkacak denilen, ikramiyelerin maaşa katılması ve ek göstergelerin 6400’e çıkarılması hala gerçekleşmedi. TRT, bir çırpıda bitirdi bu işi ve rahat etti. Günümüzde, tarıma, işçiye, kredi kartına, KOBİ’lere, elektrik kullanımına v.b. mali destekler açıklanıyor.1400 Kültür Bakanlığı,400 Konservatuarlar sanatçısına destek verecek güçtedir, yeterli “erk emir versin” ve bu sorunu kökünden halletsin. Bu sayede birçok sanatçı emekli olacak, yeni-genç konservatuar mezunlarına –daha az ücretle- yer açılacaktır.

6/ “Millet olarak ortak değerler ve hedefler etrafında kenetlenmenin yolu, tüm bu alanlardaki tarihsel birikimin üzerine yenilerini eklemektir. Nasıl adlandırılmış olursa olsun, hangi akıma mensup bulunursa bulunsun, coğrafyamızın birikimini değere dönüştüren, insanı merkeze alan, milletimizin hayat tecrübesini, çevresine bakışını abideleştiren sanat eserleri, yeryüzündeki varlığımızı da daha anlamlı kılmışlardır. Millet hayatının en sahih, en sağlam kayıtlarını tutan, arşivler değil, asıl kültür adamlarıdır, edebiyat adamlarıdır, sanat adamlarıdır, onların ürünleridir.”

Evet, bu milleti içerden ve dışardan bölmeye çalışan hainlere karşı çimentomuz kültür değerleri olmuştur. Coğrafyamızın her tarafından elde edilen/derlenen özellikleri topladığınızda; birlik, beraberlik, paylaşım, yardımseverlik, inanç v.b. önem kazanmaktadır. Her eser, tarihle ilgili izler bırakmış ve geçmişi geleceğe taşımıştır. Asıl olan; kültür/sanat/edebiyat insanlarıdır. Onun için, bir üst madde de insanların özlük haklarının düzeltilmesini talep ediyoruz.

7/ “Hangi sanat dalında olursa olsun, devlete düşen, nitelikli üretimi desteklemek ve bu üretimin küresel ölçekte paylaşımını sağlamaktır. “Popüler kültür ürünü” olan üretimler, bunu üreten milletler adına dünyada bir nüfuz oluşturuyor. Milletler için, bazen diplomasiyle, askerî güçle, ekonomik güçle kazanılamayacak başarılar, bir müzik eseri, bir edebiyat eseri, bir sinema eseri ile kazanılmaktadır. İletişimin hızının baş döndürdüğü günümüzde kültür ve sanatın etkileme ve dönüştürme gücü geçmiş zamanlarla kıyaslanmayacak kadar önemli hâle gelmiştir”

Müzik genel olarak evrensel olup, içerik olarak millidir. Medeniyet uluslararası, kültür ise millidir. Ancak, milli kültür ve yerel müzikler, her dönem popüler kültürün ve müziğin etkisindedirler. İletişim araçlarının gelişmesi ile bu tehlike daha da büyümüştür. Onun için, bu konuda da uyanık olmak, popüler kültür araçlarını da milli değerlerin tanıtımında kullanmak gereklidir.

8/ “Gençlik yıllarında kültür ve sanat faaliyetlerin çok önemli yer tuttuğu biri olarak, sorumluluk üstlendiği her yerde bu konuya ehemmiyet verdim. İBB Başkanlığı dönemimde kültür ve sanat alanında da çok büyük işlere, eserlere ve çalışmalara imza attım. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığımda da kültür ve sanat alanına özel önem verip bu yöndeki projeleri özellikle himaye ettim. Kültür ve sanat insanlarıyla sürekli istişare hâlinde olmaya, onların birikimlerinden istifade etmeye ihtimam gösterdik, AK Partili belediyeleri de bu doğrultuda teşvik ederek, medeniyet değerlerine sahip çıkılmasını sağlamaya çalıştık.”

Sn.Cumhurbaşkanı, İBB Başkanı iken, ben İTÜ TMDK Müd.Yard. idim. Bir bestecinin anma toplantısı vardı. Önde otururken, arkaya baktı, salonu boş görünce, bana “hocam, bu tür şeylerin seyircisi olmuyor galiba” dedi. Ben de “Başkanım, maalesef, duyuru afişleriniz dün akşam 17.00 de konservatuara geldi, Kimsenin haberi olmadı” dedim. Hemen, ilgiliyi çağırdı, “bak hoca ne diyor, afişler/davetiyeler gitmemiş” dedi. O da, bir şeyler/bahaneler söyledi. Çok kızdı Başkan. Haklıydı…O zamanlarda hızlanan etkinlikler devam ediyor, ancak “nitelik” konusunu tartışmak gerekiyor.

Şimdi, Sn.Cumhurbaşkanımız;16 yıldır memnun değilim diyor ya!...

”Aynı ve yanlış kişilerle, yeni başarılar elde edemezsiniz” sözünü hatırlıyor/hatırlatıyorum!..

Yorumlar 2 yorum