YAZARLAR

Şirketimde çalışan personele borç verdim… Tefecilikle suçlanır mıyım?

Nasıl olur demeyin cevap EVET, tefecilikle suçlanabilirsiniz.

Nasıl olur demeyin cevap EVET, tefeciliklesuçlanabilirsiniz.

Hatta bir takım vergisel yükümlülüklerle karşıkarşıya kalmanız da kaçınılmaz.

Şirketler çalışanların motivasyonlarını ve şirketebağlılığını arttırmak için onlara bazen doğrudan prim ödemesiyapmakta, bazen de kulüplere üyelik, hediye çekleri, ailesi veyaarkadaşlarıyla tatile gönderme şeklinde menfaatler ve avantajlarsağlamaktadır.

Bu şekilde sağlanan avantajlardan biri de şirketçalışanlarına çeşitli sebeplerle uzun vadeli ( ev veya araba satınalma, evlilik veya doğum masrafları, kısa vadeli finansmanihtiyacının karşılanması gibi ) borç para verilmesidir.

Çalışanına borç veren şirket ileçalışanı arasında oluşan bu hukuki işlem Borçlar Kanunun’ un 306.Maddesinde tanımlanan ( Karz bir akittir ki onunla ödünçveren, bir miktar paranın mülkiyetini ödünç alan kimseye naklederve ödünç alan kişi aldığı bu parayı belirli bir dönem içinde ödünçverene iade eder )karz akdidir. ( ödünçalma-verme )

Bu para alışverişini borç alma-verme işlemi değil deiş avansı olarak açıklarım diye düşünüyorsanız bilmenizde fayda varbu da olmaz. Çünkü iş avansı verilmesindeki amaç, şirketin ticarifaaliyetleri için çalışanlar tarafından yapılacak masraflarınönceden karşılanmasıdır. Ayrıca iş avansının belli bir süre sonra(genellikle kısa bir süre olur) belgeleredayandırılarak kapatılması gerekmektedir.

Ülkemizde ödünç para verme işlemleri 30.09.1983tarihli 90 numaralı kanun hükmünde kararname ile düzenlenmiş veödünç verme işini sadece kendilerine faaliyet izni verilen gerçekkişilerin (ikrazatçılar) yapabileceği belirtilmiştir. Bukanun maddesine göre çalışanlarına hangi gerekçe ile olursa olsunborç veren şirketler bu hükümler çerçevesinde tefeci olarak kabuledilebilir ve haklarında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıylayasal işlem yapılma riski ile karşı karşıya kalabilir.

Grup şirketlerimiz kendi içinde borç alıp veriyor,şirket ortağı olarak şirketten borç para alıyorum, bu durum KHK yaaykırı bir işlem mi diye bir endişeniz varsameraklanmayın.  Bukanun hükmündeki kararnamenin bir istisnası var.

Bu istisnaya göre tüzel kişilerin doğrudan, ortakveya iştirakleri vasıtasıyla dolaylı olarak ortaklık ilişkisiiçinde bulundukları diğer tüzel kişilere ödünç para vermeleriikrazat sayılmamaktadır. Dolayısıyla grup şirketlerinin kendiaralarında borçlanması, şirketin ortağına borç vermesi bukararnameye aykırı bir işlem olarak değerlendirilmemektedir.

BİR DE KARŞILAŞABİLECEĞİNİZ VERGİSEL RİSKLERVAR…

Kurumlar Vergisi Kanunu 13. Madde ve 21 seri numaralıtebliğin 3.1.2 bölümünde ‘’Öte yandan, kurum çalışanlarının sözkonusu kurum ile ilişkilerinin sadece işveren-hizmet erbabıilişkisi içinde bulunması durumunda ilgili kurum ile kurumçalışanı, yapılan ücret ödemeleri bakımından ilişkili kişikapsamında değerlendirilmeyecektir. Ancak, kurum ileçalışanları arasında belirtilen istihdam ilişkisi dışındakiişlemler, ilişkili kişilerle yapılan işlem kapsamındadeğerlendirilecektir” denilmektedir.

Bu kanun maddesi gereğince çalışana ödünç para vermeişleminin transfer fiyatlandırması yoluyla örtülükazanç dağıtımı kapsamında değerlendirileceği aşikârdır.

Şirkete ait paranın uzun süre çalışan üzerindekalması mümkün bulunmayacağından hareketle, borcun verildiğitarihte emsallere uygunluk ilkesi gereği, banka kredi faiz oranlarıdikkate alınarak faiz hesaplanması ve faizli tutarı üzerindençalışana KDV li fatura kesilmesi gerekmektedir.

Bir diğer sorumluluk ise DAMGA VERGİSİ…

Damga Vergisi Kanununda çalışana maaş, ücret,ikramiye, yemek ve mesken bedeli, tazminat gibi her ne adla olursaolsun hizmet karşılığı alınan paralar ( avanslar dâhil ) içindüzenlenen makbuzlar ve cari hesabına istinaden yapılan ödemeemirleri ve havalelerin damga vergisine tabi olduğubelirtilmiştir.

TEFECİLİKLE SUÇLANMAMAK VE FAİZHESAPLAMAMAK İÇİN NE YAPMALIYIM?

Tefecilik suçlaması ile karşı karşıya kalmamak vetransfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı kapsamındafaiz hesaplayıp KDV li fatura kesmemek için yapmanız gereken;

Verilen borç paranın çalışanın maaşından kesmeksuretiyle tahsil edilmesi ve maaş avansı olarakdeğerlendirilip, ona göre muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesigerekmektedir. Çünkü Gelir Vergisi Kanunun 61. Maddesine göre işakdi çerçevesinde çalışanın gelecekteki ücretlerine mahsubenverilen avanslar, ücret olarakdeğerlendirilmiştir. 

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu,borcun verildiği ayda tüm tutarın çalışanınbordrosuna ilave edilmesi, borç verilen tutar üzerinden gelirve damga vergisi hesaplanıp ödenmesidir. Borcun verildiği dönemdensonraki aylarda, çalışanın maaşından kesilecek tutarlar içinhesaplanan gelir ve damga vergisi, daha önce toplu şekilde ödenenvergilerden mahsup edilebilmektedir.  Böylece borç vermedolayısıyla şirketin herhangi bir vergi kaybı olmayacak, sadeceverginin erken ödenmesi söz konusu olacaktır. Kısacası, iyilikadına yaptığınız bir işlemin karşınıza sorun olarak çıkmasınıistemiyorsanız, çalışanlarınıza verdiğiniz paraları maaş avansıolarak değerlendirip, işlemlerinizi ona göre yapmanız lehinizeolacaktır. 

Yorumlar5 yorum