YAZARLAR

"Şah-TEOG"

Ebeveynler sistem alaborasında gelgitler yaşadıkları için diploma ve puan odaklı başarıya kanalize edip disipline edebilmek adına evlatlarına kıymaya başladılar.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Son bir haftadır eğitimde yapılan ve yapılacak olan yeniliklerleyatıp kalkıyoruz. Cumhurbaşkanımızın dertlenmiş olmasındanötürü “TEOG kalkmalı” açıklaması ilebirlikte halk, eğitimciler ve siyasiler nezdinde değerlendirmelerve tartışmalar yapılmaya başlandı.

Vücut bulamayan sistemlerin ardından TEOGsorunları bitirecek diye hayata geçirildi lakin muvaffak olunamadı.Hal böyle olunca yeni bir düzen yeni bir sisteme geçiş için ihtiyaçzemini oluştu.

Bütün düzenlemeler beraberinde sınav telaşını ve yarışınıgetiriyor. Ebeveynler sistem alaborasında gelgitleryaşadıkları için diploma ve puan odaklı başarıya kanalize edipdisipline edebilmek adına evlatlarına kıymaya başladılar.O kadar abartıldı ki dizilere dahi konu edilerek“ebeveyn çocuğuna nasıl kıyar”gösterilmeye çalışıldı.

Bu değerlendirmeler ve tartışmalar nasıl sonuçlanır bilemem amaben buradan çok önemli olduğuna inandığım bazı uyarılar yapmakistiyorum.

İlk endişem eğer TEOG sonrasıinşa edilecek sistem konusu yetkin kişiler haricinde oluşturulmayaçalışılırsa ve akılcı bir çözüme kavuşturulmazsa bu hamlehükümetin sonunu getirebilir.

Halkın hoşnutsuzluğu ve memnuniyetsizliği hükümet için“şah-mat” olayına sebebiyet verebilir. Yazdöneminde velilerin çocuklarını okula yazdırmak için yaşayacaklarıbir kaos ortamı seçimlere mutlaka yansıyacaktır. Eğer hükümetmuhtemel bir erken seçimde veya zamanında yapılacak bir genelseçimde mat olmak istemiyorsa sınavlar konusunu vesistem değişikliğini herkesi memnun edecek şekilde çözmekzorunda. Yoksa hükumet “şah-mat” olayındaolduğu gibi “şah-TEOG” sonucu bir yenilgiyeuğrayabilir.

Pek tabi bu söylemiş olduğum tablo ilk bakışta siyasineden-sonuç ilişkisi olarak değerlendirilebilir. Lakin bu fotoğrafıyansıtmaya çalışırken daha önceleri defaten yazılarımda zikretmişolduğum üzere ülke bütününü ve istikbalini düşünerek dilegetiriyorum.  

İkinci endişem ise eğer eğitim sistemimizirevize edip düzeltmez isek bu sefer mat olan hükümet değilTürkiye olur.

İşte asıl söylemeye çalıştığım fotoğraf; Osmanlınınsonunu getiren müfredat bozukluğu ve sistem boşlukları hemsiyasi hem de içtimai açıdan sonumuzu getirecek.

Daha önceki bir yazımda okutulan müfredatın yetiştirdiğigençlerin Osmanlı’nın sonunu getirdiğinden bahsetmiştim;Abdülhamid Han çok büyük ıslahat ve yeniliklere imzaattı. Sanayiden eğitime, ticaretten ulaşıma varıncaya kadaryüzlerce proje hayata geçirildi.

Eğitim için de bir dizi yenilikler yapılmaya çalışıldı. Günümüzsisteminden çok farkı olmayan Rüştiye, idadi ve Darülfünunsistemleri ile birlikte yeni ve lüks okul binaları inşaedildi.

Almanya’dan getirtilen bireğitim Profesörü bu okullardaki görev süresininsonunda sunduğu raporda acı bir gerçeği ortayaçıkardı: "Bu okullarda mevcut müfredatla yetişenöğrenciler, gün gelir devleti yıkar"

Eğer acilen eğitim sistemimiz düzelmez ise korkarımTürkiye’nin sonunu getirecek. Son 15 yılda 16 taneeğitim sistemi ve sınav sistemi denemişiz. Böyle bir şey olabilirmi? Böyle bir eğitim sisteminden verimlilik beklenebilir mi?

Yine son 15 yılda 6 Milli Eğitim Bakanı görev yapmış.İstikrarın olmadığı yerde biz nasıl olup da dünya ilemücadele edeceğiz…

Ülkemiz şu anda güzel hamleler ve yatırımlar yapıyor. Devprojeler hayata geçiyor. Ama kaliteli insan yetiştiremediğimiz,dünya ile mücadele edecek beyinler yetiştiremediğimizsürece geleceğimizi garanti altına almış sayılmayız.

Eğer hükümet “Şah-TEOG” olmak istemiyorsa biran önce sürekli ve kalıcı bir okula yerleştirme sistemini bulmakzorunda. Eğer Türkiye olarak“şah-mat” olmak istemiyorsak eğitim sistemimizibir an önce revize ederek dünyadaki eğitim sistemleri ile yarışırhale getirmek zorundayız.   

SOSYAL MEDYA TAKİBİİÇİN


Yorumlar3 yorum