YAZARLAR

“Rical”den “işporta adamlığı”na…

“işporta adamı” pazarına ve bu adamların salvolarına karşılık verilmeseydi “paralel devlet” diye bir şey ortaya çıkabilir miydi?

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Eskiler “rical” olmaya çalışırlarmış. Yanibir görevin gerektirdiği tüm vasıflara sahipolmaya gayret ederlermiş.

İşe talip olanlar işin gerektirdiği özellikleri taşıyan“ehil”bir insan olmaya;işverenler ise işin gerektirdiği vasıfları taşıyan “ehil”insanlar bulmaya çalışırlarmış.

Böyle olduğu için de “ehil” insanlarınyokluğunda “kaht-ı rical” diye bir terim ortayaçıkmış.

Maalesef günümüzde ehil olmayan insanlar liyakat sahibi olmasadahi bir köşeyi doldurmaya, bir konuyu yazmaya, ihtisassahibi gibi konuşmaya, sahipmiş gibi yönetmeye ve hep sahadakalarak vizyoner bir kimlikle "işporta adamı" olmayaçalışıyor.

Hoca olmayan ilahi meselelere, uzman olmayançocuk yetiştiriciliğine, siyasal eğitimi ya datecrübesi olmayan siyasete, eğitmen olmayanöğretmenliğe soyunarak işportaadamı olmanın sevdasında vizyon sahibiolmaya çalışıyorlar. 

Oysa vizyonda kalabilmenin formülleri arasında "bilim","bilgi", "ilim", "inanç", "liyakat", "sadakat" olmasıgerekirken "özgüven" "belagat" "siyasi manevralar"ile işporta adamı olarak vizyonda kalınabiliyormaalesef!

İLMİ TEDRİSATTAN, BİLGİ SAHİBİ OLMAYA

Eskiler “ilmi tedrisat” yaparlarmış. Bir âliminrehberliğinde zamanın en revaçta ilimlerini tedris ederler, yıllarsüren eğitimin ardından “icazet” belgelerinialırlarmış.

Günümüzde ise birkaç kitap okuyan, birkaç televizyonprogramı seyreden veya internette birkaç günaraştırma yapan kişiler kendilerini hemen“uzman” olarak tanıtıyorlar.

Aldıkları eğitim onlar için önemli değil. Eğitimleriyle ilgisiolmayan alanlarda ahkam kesmeye, kurallar koymaya,uzmanlıklarını konuşturmaya, engin tecrübelerini (!) kağıda dökmeyebaşlıyorlar hemen…

Hem sonra bir insan her şeyden anlayıp o konunun uzmanı olabilirmi? 

Ama biz uzmanlığı bilgi sahibi olmakla karıştırıyoruz. Birkonuda birkaç parça bilgi sahibi olmayı uzmanlık olarakgörüyoruz.

Televizyon programlarımız “uzman”dangeçilmiyor. Benim anlayamadığım bu kadar çok uzmanı olanbir memlekette niye uluslararası düzeyde bir şahsiyetçıkmıyor, uluslararası düzeyde ödüller alınmıyor?

Cevabı çok basit aslında: Kendini “uzman”olarak tanıtan o çokbilmiş şahsiyetler aslında birer“işporta adamı” da ondan…

Niye biz her yıl hep aynı konuları tartışıyoruz?

Her kafadan bir ses çıkıyor. Sanki herkes bir şey söylemekzorundaymış gibi…

Tüm dünyanın kabul ettiği uluslararası kurumlarda başkandüzeyinde bizden bir yönetici niye yok!?

Bizim itibar ettiğimiz “işporta adamlarına”dünya insanları değer vermediğinden olmasın sakın…   

NERDEN ÇIKTI BU İŞPORTA ADAMLARI?

Eskiler “rical” yani “değerliinsan” yetiştirirken biz niye “işportaadamı” bolluğunda boğuluyoruz!

Nerden çıktı bu işporta adamları?

Nerden olacak, tabii ki bizim içimizden?

Biz yetiştirdik onları, biz değer verdik onlara, bizeğitemedik onları, biz yetiştiremedik onları, biz…

Eğer toplum kimin uzman olduğunu kimin olmadığını sorgulasaydıbilgi sahibi olduğunu zanneden insanlar bu kadar kolaypazarlayabilir miydi kendilerini?

Yetkin mecralar; insanları yetenek, kabiliyet vepotansiyeline göre değerlendirseydi “işportaadamları” o kadar yetenekli, ehil, liyakatliinsanların arasında kendine yer bulabilir, alan açabilirmiydi?

Eğer siyasetçiler kendilerine yalakalık yapanyüzsüzlere bu kadar yüz vermeseydi, etraflarınıyağdanlıklarla doldurmasalardı,ehil olana karşılık verselerdi, adama göreiş değil işe göre adam istihdam etselerdi “işportaadamı" diye bir şey ortaya çıkabilir miydi?

Ya da bu soruyu şöyle desorgulayabiliriz;gayr-i mubahgirişimlerle bilmem nerede iyi kar eden bir mekana gözdikenler, köşe kapma sevdasında yitirilensamimiyetler, apoletin yanında görünmeye çalışarak eldeedilen sözde itibarlar, hocasına-siyasetçisine-işadamına şirin görünmeye çalışanlar sayesindeoluşan “işporta adamı” pazarına ve bu adamlarınsalvolarına karşılık verilmeseydi “paralel devlet”diye bir şey ortaya çıkabilir miydi?

Nefis taşıyan bu fakir; kaleminden dökülen kelamlardan dersçıkarma hassasiyetinde bu serzenişleri gündeme getirmeye çalışıyorbiiznillah.

Zaaflarımızla, artılarımızla oluş sancısı içerisindegayret göstermemiz gerekirken "işporta adamı" trendinin mağlubuoluyoruz maalesef… 

SOSYAL MEDYA TAKİBİİÇİN


Yorumlar2 yorum