YAZARLAR

Referandum Öncesi Münafıkane Oyunlar Perdesi!

Bu sefer sol kendi davasından daha çok PKK yandaşları ve FETÖ yandaşları ile birlikte aşık tutuyorlar.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Sol siyaset Türkiye milletini tanımıyor.Milletin neye değer verdiğini, nasıl yaşadığını, neleri sevdiğindenbihaber.

Milletten kopuk aristokrat standartlarında yaşam sürüyorlar.

Milletin problemleri var mı yok mu umurlarında dahideğil. Milletin ihtiyacını bilmedikleri ya daönemsemedikleri için de milletle bir olamıyorlar.

Bu millet aziz ve medeniyet geçmişi olan bir millet.

Her ne kadar sol siyasetin kurucuları ve sözüm onaaydınları bu milleti kültüründen ve dininden uzaklaştırmayaçalışmış olsalar da bu millet töre ve dinine her daim bağlı kalmışkültürüne sahip çıkmış bir millettir.

Sol siyaset şu anda referandum için halimselim, sesini yükseltmeyen ve bu milletin değerlerine söz etmiyorgörüntüsü içerisinde bir strateji ile poz veriyorsa da bu bilemilletten kopuk olduğunun ispatı oluyor.

Dönem dönem çığırmış olduğu laiklik narasını nedensereferandum da hiç kullanmıyor.

Bir gariplik yok mu sizce de?

Bu milletin hiçbir zaman derdi ya da talepleri laiklik üzerineolmadığını ya anladılar ya da şimdilik münafıkane bir tavır ilereferandumu geçmek istiyorlar.

1927’den beri süregelen durum değişmedi; millet ekmekdavasındadır, sol siyaset ve aveneleri laiklik kavgasında.

Millet memleketin geleceğinden endişelenirken sol siyaset veaveneleri şehir merkezlerinde ki ucube sanat heykelleriningeleceğinden endişelenir.

Bu millet yüz yıldır kültür yozlaşmasına muhatap kalmışolsa da dininden ve örfünden ayrılmayarak dindar kalmıştır. Ama solsiyaset iktidarları ise her daim seküler olarak millete tepedenbakmıştır.

Bununla da kalmayıp milletin yanında yer almaya çalışanlara datepeden bakmıştır.

Ya da milletine yardımcı olabilmek maksadı ile ıslahatiçerisinde olanlara da çelme takmaya çalışmıştır.

Post modern darbe olarak nitelendirilen 28 Şubat sürecindehaksızlık ve zalimlikler yapılmadı mı?

Bunları yapan sol siyaset ve aveneleri değil miydi?

Medya, aydınlar ve siyasi kanat Müslümanca yaşamaya çalışana herdaim sövmedi mi?

Defalarca kendilerine engel olarak gördükleri siyasi partilerikapatmadılar mı?

Şimdi ülke içinde yaptıkları zulmün yaptırıcıları ilebirlikte hareket etmeye karar verdiler ama yaptırıcılar bu sefernedense sol siyasetin kurmaylarına güvenmiyor.

Bu bile aşikâr bir şekilde amaç ve tıynetin ne olduğunu ortayakoymuyor mu?

Avrupa gâvur üye ülkeleri baktılar ki görev addetmiş olduklarısol siyaset bu millete ve ülkeye artık zalimlik yapamıyor.

Haksızlık ve zulüm bayrağını kendileri devraldılar bu sefer.

Bu vatanın liderine, milletine ve dinine karşı haçlıittifakı içerisinde olduklarını gizlemenin bir yararı olmadığınıanlamış gibi ittifaklarını resmettiler.

İçimizde ki vatandaş artık var olan aklını çalıştırsın ve gerçekfotoğrafı görsün!

Her seferinde şiddetle sindirme ve hemen arkasından geniş bir“Cumhuriyet tehlikede” “irtica hortluyor” nidaları ile seçimkampanyası yapıp “laiklik elden gidiyor” diye bağıran sol siyasetve avenelerine güven yok artık!

Öyle zannediyorum ki sol siyasetin münafıkane tavırları soluntaraftarları tarafından da gülünç olarak algılanıyor.

Çünkü bu sefer sol kendi davasından daha çok PKK yandaşları veFETÖ yandaşları ile birlikte aşık tutuyorlar.

Omurgalı bir duruşun olmadığı herkes tarafından artıkgörülüyor.

Gariplikler siyaseti ve zihniyeti olduğu tarihimizde bile üzücübir şekilde ortada; kendi iktidarında her türlü dini eğitim-öğretimokullarını ya da medreseleri yasaklamadılar mı?

İki cami arasında 500 metre mesafe olması gerekir,bundan daha kısa mesafede var olan camiler var ise aradakilerinkapatılarak satışa sunulabilecek binalar olacak kararını çıkartıpimzalamadılar mı?

“Tanrı Uludur” şeklinde ezanımızı kendi kimliğinden uzaklaştırıp18 sene boyunca yasaklamadılar mı?

“Çarşafla Mücadele Haftası” diye bir haftanın mucidi olan solsiyaset daha yeni dönemde “çarşaf açılımı” stratejisi ile siyasetgütmedi mi?

Bunların hangi birinin bu millete ve vatana yararı olmuştur?

Vatanın ve milletin yararına dikkat etmeksizinaristokrat standartları korumak adına yapılan siyaset, memleketbütünlüğünde şahsiyet de getirmeyecektir.

Bu aziz millet 15 Temmuz’da ne istediğini göstermiştir.

Ama hala münafıkane tavrılar ile bu milletten uzak durmak, derinuçurumlar neticesinde yaptıkları ile kalacaktır.

Bu aziz millet 1947 ila 2007 yılları arasında sindirilmişstandartlarda değil artık öz güveni sağlam ve ne istediğini vekimden istediğini bilerek kararını veriyor ve sesini çıkarıyor.

Yorumlar17 yorum