YAZARLAR

Rahmet peygamberinin kadına bakışı

Sevgililer sevgilisi Hz.Muhammed(sav) şöyle buyuruyordu: "En hayırlınız ailesine en iyi olandır...

Sevgililer sevgilisi Hz.Muhammed(sav) şöyle buyuruyordu:"En hayırlınız ailesine en iyi olandır. Biliniz ki kadınlarAllah'ın bize teslim ettiği emanetlerdir." Kendisikadınlara karşı son derece nazik,kibar ve anlayışlıydı.Kırılmamalarına,incinmemelerine dikkat ederdi.Hatta bir seferindekadınları camdan yapılmış şişeye benzetmiş ,bu benzetmesi ile birinsana verilecek değeri müthiş bir tasvir gücü ile ifadeetmişti.

Kadınlara şiddet kullanan erkekleri ikaz etmiş ve bunuhiçbir şekilde kabul etmediğini ifade ederken "Kadınları dövmeyin,hakaret etmeyin, bu konuda beni esas alın, ben hayatım boyuncahiçbir kadına el kaldırmadım" buyurarak bu husustaki hassasiyetiniortaya koymuştur.

KADINLARI DÖVEMEZSİNİZ

Kadınları dövenleri şu sözlerle eleştiriyordu:"Kadınlarınızı bir hayvanı döver gibi dövüyorsunuz. Sonra da akşamolunca utanmadan beraberce yatıyorsunuz." Eşlerinden şikâyetçi olupkendisine şikâyete gelen kadınları dinlemiş ve onlara hakvermişti.

KADINLARA KARŞI SABIRLI OLUN

Bazı kadınlarda olabilecek kıskançlık, geçimsizlik, her sözecevap verme, inatçılık gibi huylara karşı erkekleri anlayışlıolmaya davet ederdi. Kadınları rencide eden, onur zedeleyen, kırıcıolan söze müsaade etmezdi.

BABALAR KIZLARINI DÖVMEMELİ

Allah Resulu(s.a.v.) ile eşi Hz. Aişe arasında her evlililtegörülebilecek olan  bir tatsızlık çıkmış, bu arada Hz. Aişeanamız sesini yükseltmişti. Efendimiz (s.a.v.) ise alttan alarakonu sakinleştirmeye çalışırken, dışarıdan gelen Hz. Ebu Bekirkızının sesini duydu. Hz.Ebu bekir peygamber efendimize olanbağlılığın ve bir peygamberin huzurunda seslerin yükseltilmesininyüce Allah'ı razı etmeyecek bir eylem olduğunu iyi bildiği için,içeriye hışımla girdiği gibi kızı Hz. Aişe'nin üzerine yürüdü. Hz.Aişe'yi tokatlayacaktı ki Hz. Peygamber (s.a.v.) araya girip Hz.Ebu Bekir'e engel oldu. Elini tuttu ve "Sen karışma Ebu Bekir!Bizproblemimizi çözeriz" buyurdu.

Hz. Ebu Bekir çıktığında ise Efendimiz (s.a.v.) eşinedönerek(Hz.Aişe'nin endişesini gidermek için latifede bulunarak)şöyle buyurdu. "Gördün mü Aişe seni adamın -yani babanın- elindennasıl kurtardım." (Ebu Davud, edeb,4999)

EŞLERİ ARACILIĞI İLE KADINLARA İLİMÖĞRETİRDİ

Kadınlar peygamber efendimize erkekler kadar süreklihuzurunda bulunamadıklarından dolayı islam'ı yeterinceöğrenemediklerini, bu sebeble bir gününü kendilerine ayırıp islamınemir ve yasaklarını öğretmesini ricada bulunmuşlardı. Bu isteküzerine haftanın bir günü kadınlara sohbet vermeyebaşlamıştı.

Hz. Peygamber'in (s.a.v.) eşlerinin bir kısmı -başta Hz.Aişe olmak üzere- kadınların eğitimi konusunu üstleniyordu.Peygamberimiz'den (s.a.v.) öğrendikleri bilgileri kadınlarla dapaylaşıyorlardı. Kadınlardan gelen soruları cevaplıyordu.

Muhterem babam Prof.Dr.Nihat hatipoğlunun bu konu hakkındaki bir makalesinde ifade ettiği gibi : ''AslındaPeygamberimiz'in (s.a.v.) her eşinin bir görevi vardı. Çocuklariçin yardım amaçlı patik ördürüp sattıran, özel sohbetlerlekadınları yetiştiren, kadınlara ait suffa'da -bir nevi üniversite-kadınlara sohbet veren, aile içinde kadının sorumluluk veyetkilerini anlatanlar hep Hz. Peygamber'in (s.a.v.) eşleriydi. Buaçıdan bakıldığında bile Hz. Peygamber'in (s.a.v.) çok evliliğininamacı anlaşılabiliyor. Çünkü O bir peygamberdi ve hiçbir işi-eğitim dahil olmak üzere- şansa bırakmazdı''

BİZİM YAPMADIKLARIMIZI YAPARDI

Bir ara Hz. Aişe'ye soruluyor. "Hz. Peygamber(s.a.v.) evde iken ne yapardı" diye. Hz. Aişe O'nun evişlerine olan katkısını şöyle aktarıyor: "Ayakkabılarınıtamir ederdi. Elbiselerini yamardı. Bazen yemeğiniyapardı."

Kendinizi bir an düşünün...Pijamanızı,çoraplarınızıçıkarırken yere fırlatıyor ve; hanım toplayıver diyorsunuz. Veyahanım toparlar diyorsunuz. Elbette hanımlar toparlar. Elbettehanımlar bu meseleyi büyütmez. Ama en nazik olanımızın üslubu böyleiken , hanımına emirler yağdıranların üslubunu siz tasavvur edin.Muhterem beyler ! Allah Resulunun ahlakı size büyük bir örnek değilmi ?

KADINLARIN SORULARINI KINAMAZDI

Medineli bazı kadınlar akıllarına gelen her soruyupeygamberimize sormaktan çekinmiyor, açıkça soruyorlar ve cevabınımerak ediyorlardı. Allah Resulu onları kınamadan saygı ve edebçerçevesi içinde sorularını cevablamaya gayret ederdi. Kadınlarçoğu kez ise Hz. Peygamber'in (s.a.v.) eşlerini sorularında aracıyapıyorlardı.

Medine'de bir gün şöyle bir olay cereyan eder: "ÜmmüSüleym isimli bir kadın bir gün Hz. Peygamber'e (s.a.v.) gelir ve'Ey Allah'ın elçisi! Bir kadın rüyasında erkeğin rüyada gördüğügibi bir şey görür de sonra ihtilam olursa yıkanması gerekirmi?' diye sorar. Orada bulunan Hz. Aişe, bu sorudanutanır. Ve parmağını ısırıp, soru soran kadına şöyle der:"Ey Ümmü Süleym. Kadınları rezil ettin. Allah canınıalmasın."

Hz. Peygamber (s.a.v.) eşinin bu çıkışını hoş görmez. Veşöyle cevap verir: "Bırak onu. Ensar kadınlar (Medinelikadınlar) fıkıhtan soru soruyorlar. Evet Ümmü Süleym, bu durumdakikadınların gusül yapması gerekir."

Hz. Peygamber (s.a.v.) kadınların yaşamdan dışlandıkları,insan yerine konulmadıkları, hayatın içinde işlevsiz kılındıklarıbir dönemde onları onurlandırırdı. En önemli konularda onlaradanıştı. Onları dinledi, onları anlamaya çalıştı.Onları ciddiyealdı. Onların bayram, cuma ve cenaze namazları kılmalarına müsaadeetti. Camiye, cemaate girmelerini teşvik etti. Onlara engellerkoymadı.Onları hayata, yaşama ortak yaptı. "Kadın ve erkek birbütünün iki eşit parçasıdır" buyurdu.

MUHTEREM BABAM VE HIRISTİYAN GAZETECENİN HAKİKATKARŞISINDA Kİ ŞAŞKINLIĞI

Sözlerimi burada noktalamadan önce Muhterem BabamProf.Dr.Nihat Hatipoğlunun hıristiyan bir gazeteci kadın ilearasındaki konuşmalarla bitirmeyi istiyorum. Avrupanın birbölgesinde muhterem babamın konferansına katılan gayr-i müslim birkadın islam dini hakkında sorular soruyor muhterem hocamcevaplıyor. Muhterem hocam kendisine : Kur'anı hiç açıp okudunuz mu? Kur'an Hz.Meryemi izzetli ve şerefli bir kadın olduğunusöylemekle yetinmeyip bizzat bir sureye Hz.Meryemin adını veriyor,der. Siz hiç müslüman toplumunu ön yargıdan uzak araştırdınız mı ?Mesela müslüman toplumun arasına karışın , hanım kızlarımızınisminin meryem olduğunu , evlatlarımızın isminin isa olduğunu şahitolacaksınız,der. Avrupa islam peygamberinin aleyhinde konuşmayı birövünç telakki ederken , islam dinin evlatları ,Hz.isa'yı ,Hz.Musa'yı sevmeyi bir övünç olarak telakki eder,der. Muhteremhocam söylenmesi gereken onlarca sözü söyler. Kadın ise hayretleriçerisinde dinler. Çünkü onlar islamı hep ön yargı ile dinlediler.Çünkü onlar islamı ve Hz.Muhammed'i hep oryantalistlerin kitaplarıile tanıdılar. Onlar Hz.Muhammed'in hayatını anlatan gerçek birislami eseri hiç okumadılar ki...

Meseleyi fazla uzatmadan bu gayr-i müslim kadının muhterembabam ile arasında ki şu konuşmayı sizlere özetle aktarıyorum : ''Konuşmalarınızı yakından takip ediyorum. İslamı çok etkileyicianlatıyorsunuz. Kimseyi kırmadan herkesi kucaklayan bir eda ilekonuşuyorsunuz. Sözlerinizden etkilenmemek mümkün değil. Fakat benislam peygamberinin kadınlara olan tutumunu çok merak ediyorum. ''Muhterem babam kadına bir soru sorar : siz odaya girdiğinizdebabanız hiç ayağa kalkar mı ? Kadın hayır,der. Muhterem babamsözlerine şöyle devam eder : İşte sizin tanımadığınız ve avrupadayanlış tanıtılan o yüce peygamber, kadınların horlandığı birdönemde kızı fatıması her odaya girdiğinde ayağa kalkar vehoşgeldin babasının anası , hoşgeldin , derdi. Muhterem babamın busözleri karşısında kadın hayretler içerisinde kalıyor ve : bizHz.Muhammedi hiç bu şekilde bilmiyorduk ,bize hiç böyle anlatılmadı,diyor. Muhterem babam ise : Size koca bir okyanusdan bir damlayıarz ettimde etkilendiniz. Dinlemeye mecaliniz varsa ,dahasınıanlatsam Hz.Muhammedin büyüklüğünü varın siz düşünün, der.

Yorumlar4 yorum