YAZARLAR

Özal'ı hatırlamak

Özal zehirlendi mi yoksa eceliyle mi öldü tartışmaları; yerini Özal öldürüldü mü sorusuna bıraktı. Aslına bakarsanız bu aynı şey değildir. Bu sadece bir yöne insanları odaklamaktır. Bir anlamda psikolojik hava yaratma yöntemidir.

Mustafa Sadık İNCEDEMİRsadiki@internethaber.com

 

 

Özal zehirlendi mi yoksa eceliyle mi öldü tartışmaları; yerini Özal öldürüldü mü sorusuna bıraktı. Aslına bakarsanız bu aynı şey değildir. Bu sadece bir yöne insanları odaklamaktır. Bir anlamda psikolojik hava yaratma yöntemidir.

Özal eceliyle mi öldü diye sunulsa yaratacağı etki; Özal öldürüldü mü diye sunulmasından çok daha etkisizdir çünkü.

 

Bu bakış açısı; olaylara olumsuz bakmayı seven bir toplum olduğumuzun ince bir göstergesidir.

 

Bu bakış açısı; mutlu olmak üzerine değil mutsuz olmamak üzerine yaşadığımızın ve yaşamımızı buna göre yönlendirdiğimizin bir göstergesidir.

 

Belli ki rahmetli Özal’ın oğlu; babasının öldürüldüğü konusundaki kişisel fikirlerini bazı insanları suçlayarak gündemde sıcak tutmaya çalışmakta.

 

Bir evlat olarak babasının ölüm nedeninin araştırmak ve bu konuda sonsuz tatmine ulaşmak elbette onun hakkıdır. Elbette iç huzuru için bu gerekli olabilir. Ancak bunu yaparken konjonktürü kullanmak ve bu konjonktüre uygun olarak suçlamalarda bulunmak; çok da iyi veya ahlaklı bir yaklaşım olmasa gerek.

 

Varsa ciddi bir delil; bunları gerekli mercilerle paylaşarak araştırılmasını sağlamak onun için çok zor olmasa gerek.

 

Bu ülkede anasının babasının ölüm nedenleri yüzünden huzursuz yaşamlara mahkûm insanların çok olduğunu tahmin etmek herhalde zor değildir.

 

O insanlar ellerinde ne kadar güçlü şüpheli listesi olursa olsunlar; bunların hızla değerlendirilmesi hususunda Sayın Özal’dan çok daha şanssızlardır.

 

O yüzden Sayın Özal’ın babası ile ilgili şüphelerini bazı insanları töhmet altında bırakacak şekilde basınla paylaşması; en azından insani olarak çok etik değildir.

Yakışmamıştır.

 

Hele hele bunları Amerikan filmlerini aratmayacak komplo teorileri ile süslemek hiç olmamıştır.

 

Sonuç olarak bu ülkenin değerlerinden birisi olan Sayın Özal’ın ölümündeki şüphelerin üzerine yerleşen ya da bilmediğimiz bir nedenle özellikle yerleştirilen sis perdesinin kaldırılması hususundaki çalışmalara destek vermek ayrı bir şey, bu konuyu çorba edip, içinden çıkılmaz hale getirmek ayrı bir şeydir.

 

Başlamış bir soruşturma ile ilgili tüm bilgileri, tüm şüpheleri en ince ayrıntılarıyla yetkililerle paylaşıp, gereğinin yapılmasını beklemenin yanında; sevgi ve hoşgörü konusunda rahmetli Özal’ı hatırlamak; sanırım en çok evlatlarına yakışacaktır.

 

 

 

 

Yorumlar