YAZARLAR

Nevrotik ilşkiler

Sevgili okurlar artık buradan ortak yaşanmış hayat hikâyelerini ve sorunları paylaşıp, çözüm yollarını birlikte bulacağız.Sorularınızı bekliyorum ki başkalarına da farklı bakış açılarında rehber olalım.SORU:Eşimle tartıştığımız zamanlarda ikimiz de öfke k

 

 

 

Sevgili okurlar artık buradan ortak yaşanmış hayat hikâyelerini ve sorunları paylaşıp, çözüm yollarını birlikte bulacağız.

Sorularınızı bekliyorum ki başkalarına da farklı bakış açılarında rehber olalım.

 

SORU:

Merhaba,

Eşimle tartıştığımız zamanlarda ikimiz de öfke kontrolümüzü kaybediyoruz. Birbirimize karşı şiddet uygulayacak duruma kadar geliyoruz. İkimiz de kendi dediğimiz, kendi isteklerimiz olsun istiyoruz. Bir taraftan birbirimizi çok da seviyoruz. Nasıl bu durumu düzeltebiliriz?

 

CEVAP:

Sevgili Okur,

Ooo zor bir durum sizin ilişkiniz. Delice sevmek mi? yoksa çılgınca birbirinize zarar vermek mi?

Şaka bir yana, birbirini çok sevmek ama öfke kontrolünü de yitirip, karşılıklı şiddet uygulamak ve bundan zevk almak. Bana filmleri hatırlatıyor bu durum, hem de en uçuk kaçık olanlarından. Umarım çocuğunuz yoktur. Yoksa da kendinize gelene kadar düşünmeyin, unutun.

Hani bir söz var deli deliyi görünce çomağını saklarmış ama hanginizin daha baskın olduğunu elbette çıkaramadım. Çomaklar havada uçuşuyor

 Sizin ilişkiniz nevrotik bir hal almış. Bazen birbirinizi omuzlarınıza çıkartıp yüceltirken, bir taraftan anında omuzlarınızdan yere tepe üstü bırakıp yerin dibine sokuyorsunuz. Aranızda bir rekabet var anlaşılan. Eğer birbirinize karşı samimiyseniz ve bu durumdan gerçekten şikâyetçiyseniz önce bireysel olarak kendinizi iyileştirmelisiniz.

Neden birbirinizi seviyorsunuz? Yaşanan sıkıntılı kriz hallerinin bitmesi için mi yoksa stres sizin hayat biçiminiz olduğu için mi?

Ya da erkeğin tutum ve davranışlarında kadını doyuran, baskılayan taraf olmayınca, kadın zayıf sevmez ve otorite ya da egemenlik savaşını verir.

Açıkçası, evliliğinizin biraz tadı tuzu kaçmış gibi, söylediğinize göre ölçüsü de.

Oturup konuşmalısınız öncelikle. Her neyse çözemediğiniz, onu halletmelisiniz. Muhakkak altta yatan bir şey var çözümleyemediğiniz. Belki birinizin hatası belki birinizin eksikliği var.

Bu şekilde sizler kendinizi sevmiyorsunuz, stresin esiri olmuşsunuz ve bu durum sizlerde alışkanlık yapmış durumda görünüyor. Biz birbirimizi çok seviyoruz lafı ise sadece laf. Bir kere kendinizi sevmiyorsunuz ve birbirinize tahammülünüz yok. Hastalıklı bir ilişkiyi de bitirmek çok zor çünkü bu sizlerde yaşam biçimi olmuş ya da her evliliği böyle sanıp kendinizi kandırıyorsunuz. Tavsiyem şu üç yere bir uğramanız;

1) Bireysel psikolojik destek

2) Evlilik terapisi

3) Hala mı devam.. Adliyede hakim karşısı

Yazık hayatınıza.. Olmuyorsa olmuyordur.

Bol şans diliyorum.

 

SORU:

Merhaba,

Ailemle yaşadığım sorunlarım var. Annem ve babam okul hayatıma devam etmemi istemiyor. Zar zor liseyi bitirebildim ancak. Üniversiteye gitmek istiyorum ama göndermiyorlar. Her şeyimi yasaklıyorlar. Muhtemelen yakın bir zamanda da evlendirirler biriyle beni ama benim gerçekleştirmek istediğim hayallerim ve ideallerim var. Ne yapacağımı, nasıl davranacağımı bilemiyorum beni anlamaları için. Yardımcı olursanız sevinirim.

 

CEVAP:

Sevgili okur,

Yaşınızı yazmamışsınız ancak sorunuzdan 20’li yaşlarda olduğunuz ve evlendirecekler sözünüzden de kız evladı olduğunuz anlaşılmakta.

Yaşadığınız ve içinde bulunduğunuz durum ülkemiz gerçeklerine hiç de yabancı değil. Aslında bundan 15 yıl önce bu durum Türkiye’nin her köşesinde, insanlık onuru ve haklar açısından ciddi bir sorun olarak, aileler içinde sıkça yaşanırken, zamanla toplumsal iyileşme ile bir nebze azalmış da olsa, yine de sosyo-ekonomik durumlardan dolayı maalesef hala yaşanmaktadır.

Hayallerinizin olması çok güzel ve bu uğurda çaba sarf etmek gerekli. Tabi akıl ve mantık dairesinde. Herkes, her şey olmak ister ancak tasındaki kadar çorbayı içer. Ne kadar çalıştınız ne kadar kendinizi donattınız önce bunları düşünmelisiniz ve aile büyüklerinizle oturup konuşmalısınız. Açık olmalı, açıkça duygularınızı, hedeflerinizi anlatmalısınız. Tabi gayretinizi de göstermelisiniz. Belki de sizin korktuğunuz bir son ya da plan yoktur onların aklında. Şunu da unutmamalısınız ki, size en yakın olan yine anne ve babanızdır. Ailenizle onları da anlıyormuş gibi konuşmalı hatta anlamaya çalışmalısınız ki onlar da sizi anlasınlar.

Şimdiden başarılar diliyorum.

 

 

 

Yorumlar