YAZARLAR

Mülakat kepazeliği...

Posta kutuma ne zaman göz atsam, sayıları yüzleri bulan imdat ve yardım çığlıklarıyla karşılaşıyorum.

Süleyman ÖZIŞIKsuleyman@internethaber.com

Posta kutuma ne zaman göz atsam, sayıları yüzleribulan imdat ve yardım çığlıklarıyla karşılaşıyorum. 

Pek çoğunuzun tahmin ettiği gibi konu mülakat!..

Kabul edelim ki ülke olarak bu konuda ciddi bir sorun yaşıyoruz.Aslında mülakat demek, bir bakıma kendi adamını kayırma, kendiadamına torpil uygulama gibi bir şey olmuş.

Açık ve net söyleyeyim.

Bu iş bugüne dek böyle geldi ama bundan sonra böyle gitmez.Gitmez çünkü haksızlığa uğradığını söyleyenlere her gün binlercesiekleniyor.

Şöyle düşünün.

Bir meslek dalına atılabilmek için sınavlara giriyor ve üstünbaşarı sağlıyor, 85-95 arası puan alıyorsunuz.

Ama bu durum sizi kurtarmıyor.

Birileri, "Tamam sen orada büyük başarı sağladın ama buyeterli değil. Gel bakalım sana birkaç soru soracağız. Osoruları bildiğin takdirde görev atamasına hakkazanacaksın. Yoksa atama hakkı kazanamazsın" diyor.

Gidip oturuyorsun bir komisyonun karşısına...


Sana akıllara ziyan sorular soruluyor. Yani öyle böyle değil.Duyduğunuzda, "Bu soruların mülakatta sorulması nealaka?" diyebilirsiniz. 

Örneğin: 

"A noktasından B noktasına ulaşman gerek ama başaracağınkesin değil. Ne yaparsın?"

Ya da:

"Kimseye söylemediğin sırrını söyler misin?"

Veyahut:

"Sizce bu odaya kaç tenis topu sığar?"

Evet, evet!

Şaşırdığınızı biliyorum ama bu ve buna benzer sorular soruluyor.Aslına bakarsanız soruların sorulması da pek bir şey ifade etmiyor.Doğru cevap verseniz bile, bazen komisyonda olanların gözünegiremeyebiliyorsunuz. Aslında bazen değil de çoğunlukla desek dahadoğru olur.

Sakın bu haksızlığın sadece AK Parti olmayanlara yapıldığınıdüşünmeyin. Mesele kendi adamını işe almak, ya da çeşitli çıkarlarkarşılığında birilerini işe almak olunca, partiler ya da partililerarasında bir fark gözetilmiyor.

Haksızlığa uğrayanlar arasında CHP liler kadar AK Partililer ve pektabi ki diğer partililer de var. 

Sadede geleyim.

Girdiğiniz sınavda 95 alıp almamanız hiç önemli değil. Mülakatsonrası size gelen sonuçlara bakıyorsunuz? Sizden çok, çok düşükpuanda olan isimler kabul edilmiş, siz kabul edilmemişsiniz!

Yani kurulan komisyonlardaki üç-beş kişi bir bakıma sizinhayatınızın rotasını değiştiriyor, adeta kaderinizle vegeleceğinizle oynuyor. 

Kurulan bu komisyonlardaki kişiler kimdir, kimlerdir bilmem. Amabildiğim şu ki bu komisyonların pek çoğunda başarı puanıdeğil, torpil işliyor. Torpili işletenler ise ya kendiadamlarını işe yerleştiriyor ya da açık ve net olarak söyleyeyim kirüşvet alıyor.

Başka bir ihtimal yok!

Son aylarda bildiğim kadarıyla öğretmen atamaları mülakatı yapıldı.Bu konuda bana gelen yüzlerce elektronik posta var. Mülakatmağdurları, "Nereye başvuruda bulunduysak bir çözümbulamadık. Lütfen bize bir yol gösterin" diye adetayalvarıyor.

O yolu göstereyim.

Sevgili kardeşim. Karşısına oturup sizi mülakat sınavındangeçirenlerde de onlar sayesinde torpille işe girenlerde de belli kiAllah korkusu yok. O zaman onlara başka bir korkuyaşatın. 

Mesela, araştırıp, puanı sizden çok çok düşük olmasına rağmen işealınan kişileri bulun. Mesela bu kişi bir öğretmen mi? Hangiil veya ilçede, ya da hangi okulda öğretmenlik görevinebaşlayacağını öğrenin. 

Yanınıza yerel medyayı, hatta imkânı varsa ulusal medyayı alın veokullar açıldığında gidip torpille öğretmenlik görevine başlayan okişinin yakasına yapışın. 

Kul hakkına girdiğini, emek hırsızı olduğunu yüzüne yüzünehaykırın. Torpille işe başlayan bu emek hırsızını tüm Türkiye'yedeşifre edin. 

Ona bu torpili yapanları da tabi ki... Size bundan sonra düşenancak bu olur. Bundan başka çözüm aklıma gelmiyor. 

Aslında bu işin çözümü çok basit.

Devletin, artık torpil kapısına dönüşen bu mülakat komisyonlarınıortadan kaldırması, sorunu kökten çözecektir. Ama bunun için deciddi bir kamuoyu gerekiyor. 

Yorumlar65 yorum