YAZARLAR

Mezuniyet eğlencelerine kurban verilen gençlerimiz…

Dört yıl boyunca bir şeyler öğretmek için canla başla çalıştığınız çocukların bütün kazanımlarını böylesine rezil bir gecede heba etmek reva mıdır?

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Şu günlerde bir sevinci ve bir üzüntüyü bir arada yaşıyorum. Sevincimi düşündükçe manen mutlu oluyor ama üzüntüm aklım geldikçe geleceğimiz adına endişeleniyorum...

Sevincim malum Ramazan ayının gelmesi nedeniyle. On bir ayın sultanı olan Ramazan bütün muhteşemliği ile hayatımızın tam merkezine oturdu. Bu ayın getirdiği hediyelerle madden ve manen inşallah büyük mesafeler kat edeceğiz.

Lakin üzüntüm ise Ramazan sevincimi tam anlamıyla yaşamama engel oluyor. Gerçi bu üzüntüyü millet olarak her yıl yaşıyoruz ama bu yıl ben ayrıca Ramazan ayı hürmetine hassasiyet içerisinde olunmasını arzuladığım için geçen yıllardan mülhem etkilenmiş durumdayım. 

Önümüzdeki süreç lise ve ortaokul mezunlarına yönelik çeşitli organizasyonların gerçekleşeceği zaman dilimi.

Okullarda bir gelenek olarak kutlanan mezuniyet törenleri aslında yepyeni başlangıçların vesilesi olması gerekirken bizim ülkemizde her yıl bir krize ve adeta bir rezalete dönüşüyor.

Maalesef ve maalesef üzülerek belirtmeliyim ki mezuniyet eğlenceleri artık çığırından çıkmış durumda. Bu durum devlet okulunda da özel okulda da maalesef aynı şekilde işliyor.

Okullarımız ne hikmetse mezuniyet eğlencelerini adeta bir gövde gösterisine dönüştürdüler. En muhteşem, en şaşalı törenleri yapmak için akla hayale gelmedik yol ve yöntemler deniyorlar.

Mesela bunlardan birisi mezuniyet törenlerinin beş yıldızlı otellerin balo salonlarında yapılması.

Memleketimizin ekonomik kriz ile boğuştuğu, halkın mutfak derdine düştüğü bir dönemde 5 yıldızlı bir israfa ne gerek var? İlla yapacaksan okuluna ait bir binada da pekâlâ yapabilirsin bu töreni. Kendi okul bahçelerinde ya da salonlarında yapanlar örnek alınabilir mesela.

Mesele sadece beş yıldızlı otelle de bitmiyor. Buradaki ikram ve sair şeyler de şaşalı ve pahalı yiyeceklerden seçiliyor. Memleketimizde çöplerden yemek toplayan insanların olduğu bir ortamda bu israfı tevil etmek mümkün değil.

Daha işin en acı tarafına gelmedik.

Hadi beş yıldızlı otelleri ve burada yapılan israfı bir kenara koyalım ya buradaki eğlence çeşitlerine ne demeli. Ergenlik dönemlerinin en çetrefilli anlarını yaşayan, kanları fıkır fıkır kaynayan gençlerimiz bu geceye en güzel gece elbiseleriyle, makyajlı bir şekilde katılıyorlar ve birbirleriyle dans ediyorlar.

Anne babaların olmadığı, öğretmenlerin ise gençlerin eğlenmesine göz yumduğu bu gecede maalesef gençlerimiz duygusal olarak yaşamaması gerekenleri yaşıyorlar, karşı cinse karşı yakınlaşılmaması gereken kadar yakınlaşıyorlar.

Ruhen henüz olgunluğa ulaşmamış gençler belki de anlam vermedikleri duyguların cenderesinde kalıyorlar. Körpecik dimağlar şeytanın vesveseleri altında adeta bir eracif saldırısı altında kalıyorlar.

Ve daha da vahim olan tarafı ise bu eğlencelerin görüntüleri çağımızın vebası olan sosyal medya aracılığı ile herkese ulaştırılmış oluyor.

İşte tam da sözünü ettiğim mezuniyet eğlencelerine yönelik geçtiğimiz sene sosyal medyada bir videoya denk gelmiştim.

Videoyu izlediğimde gördüklerim karşısında şok olmuştum. Dans pistinde kendinden geçmişçesine eğlenen gençlerin görüntüsü beni çok rahatsız etmişti.

Sanırım benim gibi rahatsız olan başka kişiler de olmalıydı ki gelen tepkiler karşısında video sosyal medyadan kaldırılmıştı.

Anne babaların tepkisini çekecek kadar ve görüntüleri kaldırtacak kadar bir rezalete niçin imza atarsınız kardeşim...

Bu görüntülerde en üzücü olanı ise kızlarımızın başörtüleri ile erkeklerle birlikte pistte hunharca zıplamaları idi.

Evet, mezuniyet töreni olmalı buna sözüm yok. Zira hak edilmiş bir enstantane. Hadi Batı kültürü olmasına rağmen “kep atma” ritüeline de eyvallah bunu da kabul ettim.

Lakin tören sonrası ya da öncesi diskovari ortamlarda eğlencede neyin nesi?

Mahremiyet hassasiyetini bu genç dimağlara nasıl anlatırız?

Erkek-kız yakınlaşmasının tehlikeli boyutunu nasıl izah ederiz?

Üniversiteye gidildiğinde iffetine sahip çıkmasını nasıl salık veririz?

Bu eğlenceler gençlerimizin yarınlardaki süreçlerine referans olmuş olmuyor mu?

Bu vebalin altından nasıl kalkılır?  

Dört yıl boyunca bir şeyler öğretmek için canla başla çalıştığınız çocukların bütün kazanımlarını böylesine rezil bir gecede heba etmek reva mıdır?

Geçtiğimiz yıllardan bu tür gecelerde alkol ve benzeri şeylerin tüketildiğine dair haberlerin medyaya yansıdığı eğlence gecelerine en azından Ramazan hürmetine bir ara verelim.

Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi böylesine ucuz eğlencelere kurban etmeyelim...

facebook.com/msbeser

twitter.com/msbeser

instagram.com/msbeser

Yorumlar 5 yorum