YAZARLAR

Medya, İnsan, Şeytan ve DİRİLİŞ!

Vatanını ve ecdadını seven ve korumaya çalışan, yeniden dirilişin tohumlarını yeşertmeye çalışan insanlarla alay edip küfür dilini gösterenlere diriliş dilini göstermek gerektir!

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

İnsanları diriliş gününe kadar yoldan çıkarmak için Allah’tan mühlet alan şeytan, vakit kaybetmeden çabucak işe başladı.

İlk hedefi secde etmekten geri durup “Ben ondan üstünüm!” dediği Âdem’di.

Allah, Âdem’i şeytan konusunda şöyle uyardı:

“Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis-Şeytan), sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun.”

Âdem, dünyaya sıkıntılı, bezgin, moralsiz ve cezaya muhatap olarak gelmiştir.

Şeytanın kandırmacası neticesinde Âdem cezaya muhatap kılınmıştır.

Başı secdesiz, vicdanı paslı, insanlara karşı saygısız, toplumun huzurunu bozmak için her türlü lakaytlığı yapan, neslin ahlakını bozmak için akla gelmedik oyunlarla ahlaksızlığı yaygınlaştırmaya çalışarak başı secdeli insanların huzurunu bozanlar…

Bu gibiler olsa olsa şeytanın topluluğu ve şeytanın askeri olurlar.

Bu tür zihniyete karşı müspet hareket ve tavır sergileyerek yaşayan dönüp kendine bakmalı!

İlk insan Âdem’i Cennetten çıkaran şeytan, elbette Âdem’in neslinin yeniden diriliş gayreti içinde olmasını da bir türlü hazmedemeyecektir.

Cennet gibi bir dünyada yaşamaya azmetmiş ufku yüce kâmetler, şeytanın oyununa gelmeyen talihlilerdir ki, vifak ve ittifak onların ayrılmaz vasıflarıdır.

Kem talihliler ise durmadan tefrika çukurlarında yuvarlanıp durmaktadırlar.

Diriliş erlerine düşen vazife; küfür öncülerine yenik düşmemek, mücadele yapmak, onların fitnelerine ve zararlarına engel olmak gibi bir görevi sertac etmektir.

                           Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
                           Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
                           Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
                           “Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Küfür öncülerinin bir ahdi yoktur.

Onların düşmanlıklarının ne zaman ortaya çıkacağı belli olmaz.

Kimi zaman bir platformda, kimi zaman altın süslü gösterişli bir ekranda, kimi zaman vizyona davet ettiği seste çıkar...  

Kur’an da; küfürde, insanlara önderlik yapan, topluluklara liderlikte bulunan ve böylece insanları yanlış ve kötü yollara sürükleyen olumsuz kişiliklerden bahsediyor.

Kur’an bu tiplere; “ateşe davet eden önderler” demektedir.

Her ne kadar ayette bahsi geçen ‘önderlerin’ zamanı Peygamber döneminde anlatılıyor olsa da küfür önderlerinin faaliyetleri Mekke’nin fethi ile sona ermiş değildir.

Küfürde, öncülük yapanlar, dirilişe engel olmaya çalışanlar her zaman olmuştur.

Fikirleriyle, icraatlarıyla, ya da kurdukları sistemli organizasyonlarla dirilişe mani olmaya çalışanlar küfür önderleri konumundadır.

Vatanını ve ecdadını seven ve korumaya çalışan, yeniden dirilişin tohumlarını yeşertmeye çalışan insanlarla alay edip küfür dilini gösterenlere diriliş dilini göstermek gerektir.

Bizler ihtiyatlı olarak  bu ‘küfür önderlerinin’ meydana getirdikleri kâbusu ve mutsuzluğu, bir anlamda halkları davet ettikleri albenili dünyaya meyletmemeliyiz!

Diriliş gününden önce vatan ve din inancı ile dirilişini ikame edene düşen vazife bu savaşın içinde nerede olduğunu belirlemesidir!


Yorumlar 2 yorum