YAZARLAR

Makara Bakara

Arabanın ön yolcu penceresine kolunu yaslamış belli ki keyfi yerinde. Pencereden dışarı çıkmış tasmanın ucu ise arabanın yanında koşturan köpeğin boynunda…

Mustafa Sadık İNCEDEMİRsadiki@internethaber.com

Arabanın ön yolcu penceresine kolunu yaslamış belli ki keyfiyerinde.

Pencereden dışarı çıkmış tasmanın ucu ise arabanın yanındakoşturan köpeğin boynunda…

 

Resmi görünce içim sızladı ve “bu da insan,” dedim.

İnsan!

 

Görüntüsü nedeniyle insan diye kabul edilen; güya köpekgezdiriyor.

Sorsan; hayvan sever!

 

Hangi gerekçe ile olursa olsun, hangi iyi niyeti içindebarındırırsa barındırsın; bu resim; tüm güzellikleri, insanca olantüm değerleri benim gözümde lekeliyor.

 

Peki ya şoför?

O da yanındakinin kirli oyununa eşlik ederek, hatta alet olarak;içindeki insanlığın kepazeliğini göstermiyor mu?

O da vicdan muhasebesindeki sahtekârlardandeğil mi?

 

Tencere kapak misali zaten hep böyle olmaz mı?

İllaki bulur kötü kötüyü, vicdansız vicdansızı…

Makara bakara geçinir dururlar sonra güle oynaya kirlikahkalarla…

 

Başkalarını kandırmanın keyfidir çünkü onların haram bulaşmışsohbetlerinin mezesi…

Rakı içmeden sarhoş olan ruhsuzluklarının karanlıkyüzlerinin rol almasıdır bir de…

 

Kimi insan müsveddeleri; onlardan sadece sevgi isteyenlere kendiakıl fukaralıkları ölçüsünde eziyet ederek kendilerini iyihissederken, kimi de maskeli yüzleri ile sahtekârca sefahat içindeyaşayıp, ahlaksız sahtekârlıkları ile başkalarını kandırdıkçaeğlenirler.

 

Alın birini vurun ötekine…

 

İkisinde de “Tanrı’nın insandaki evi,” dediğim “vicdan,”yoktur.

İkisinde de o arabanın yanında koşan hayvan kadar insana değerveren yürek yoktur.

 

Lafın özü; onlar da insan…

Ve aramızdalar…

 

O yüzden görsek artık…

Görsek de “yuh,” desek.

 

Yuh!

 

 

 

 

Diğer yazılarım için

 

İndigo Dergisindeki son yazım

 

İletişim için;

 

 

Facebook kişisel sayfam

 

 

 

 

 

 

Yorumlar