YAZARLAR

Mahşerin mavi şahitleri!

Bir dostum " Mavi Kelebeklerin hikayesini bilmeyen Bosna'yı anlayamaz" demişti.


İnsanlığın kurşuna dizildiği günlerden biriydi.


Ölümün daha ne olduğunu anlamayacak kadar masum bir çift göz, silahların gölgesinde annesine baktı. 

Bu sadece sözün bittiği yer değildi. Bu merhametin, vicdanın, insanlığın bittiği yerdi. 

Bu hayatın bittiği yerdi...

O minicik dudaklarından çaresizliğin resmi saçıldı tüm dünyaya: "Küçük çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi Anne?"

Gözyaşı dinmeyen bir coğrafyanın çocuklarıydı onlar...

Sarı saçları, mavi gözleriyle ufuklara bakarken acının koynunda büyüdüler.

Soğuk mermilerin hedefi olmaktan kurtulanlar, yüreklerini vuran buz gibi bir acının hiç sönmeyen ateşiyle yanıp durdular.

Bir katliamın orta yerinde yapayalnız kaldılar.

Taa ki mavi kelebekler gelene kadar...

Bir annenin, bir babanın, bir evladın cansız bedenine bile hasret bırakılan bir katliam düşünün.

İşkencenin bin bir türlüsünü uslanmaz bir şehvetle uygulamaktan geri durmayan insan kasaplarını düşünün.

Sırf müslüman diye öldürülen, liğme liğme edilen 35 bin küçücük bedeni düşünün.

Ve yine sırf müslüman diye ırzına geçilen 50 bin kadını düşünün.

Gözlerini kırpmadan öldürdükleri onbinlerce masumu, kimse cansız bedenlerine ulaşamasın diye derin çukurların içine atıp, üstünü kapattıklarını düşünün.

Siz bunları düşünürken aslında bir halk tam 18 yıl önce yüreklere sığmayacak bu acıyı yaşadı.

Bir dostum " Mavi Kelebeklerin hikayesini bilmeyen Bosna'yı anlayamaz" demişti. 

Bosna'da toplu mezarların yerleri bir türlü bulunamıyordu. Bugün bile halen pek çoğuna ulaşılmış değil. 

Zamanla bölgede bitki örtüsünde bir zenginleşme ve kelebek nüfusunda artış yaşanmaya başladı. Mavi kelebeklerin sayısındaki bu artış uzmanların da dikkatini çekti. Ve yapılan araştırmalar sonucunda mavi kelebeklerin izi sürülerek toplu mezarların bazılarına ulaşıldı.

Bosnalılar savaş sonrası hep mavi kelebekleri takip ettiler. Bu kelebekler tek bir çiçeğin üzerine konuyorlardı.

Şehit kanlarıyla beslenen toprak, mavi kelebeklerin besin kaynağı olan misk otunun yeşermesine neden olmuştu. Ve o çiçek yalnızca toplu mezarların üzerinde açıyordu. 


Bosnalı bir annenin gözyaşları içinde " evladımın mezarını bulmak için sürekli mavi kelebekleri takip ediyorum" demesi kalp taşıyan hangi insanın içini yakmaz ki?

Bosna'da hala şehitleriyle helalleşebilmek için bekleyenlerin umududur Mavi Kelebekler!

Onlar mahşerin mavi şahitleri...

 

 

Yorumlar