YAZARLAR

Kültür Çalıştayı sonucu; İstanbul’lu olmak nasıl bir şey?!..

İstanbul'a kalıcı bir iş yapmak, iz bırakmak lazımdır..

Daha bir yıl önce Kültür Şurası yapılmış, sonuçbildirgeleri yayımlanmıştı. Bildirgelerin hayata geçirilmesikonusunda ne yapıldığını bilmiyoruz. 2018 İstanbul Kültür Şurasısessiz, sedasız yapıldı. Basında nerdeyse yer almadı, takipettiğimiz kadarıyla 4 köşe yazısında yer verildi. Komisyonlarkuruldu, konuşmalar yapıldı, biz bir komisyonun raporunu incelemeyealdık.

İstanbul’luolmak: Şehir, Kimlik, Şuur Komisyonu’ndanTespitler:

- İstanbul, üç kıta ve üç denize hükmeden hakiki ve aslimanasıyla nev-i şahsına münhasır bir şehirdir. Başka hiçbirmodern/nevzuhur şehir onunla mukayeseedilemez.”

Dr.AY: Bu tespitiyi olmuş, kimse bilmiyordu!..İstanbul üzerine derinlemesinekitaplar, yazılar, ansiklopediler, araştırmalar yapılmamıştı!..Modern;  “Düşüncedeki açıklık, özgürlük, otoritelerdenbağımsızlık ve en yeni, en son dile getirilmiş düşünceler üzerinebilgi anlamına gelen sıfat” demektir. Etimolojik kökenine bakarsak,Fransızca “moderne" (şimdiki zamana ait,asri) sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük, geçLatince “modernus" (adaba, usule uygun, ölçülü, zamanagöre) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince “modus"(tarz, ölçü, usul) sözcüğünden türetilmiştir. Nev-zuhur ise;“Yeni çıkma. Yeni zuhur etme” demektir. Yani, moderne ile eşanlamlı değildir.Zaten cümledeki “modern/nevzuhur” gereksizdir.“Başka hiçbir şehir, onunla mukayese edilemez.” daha güzel bircümledir.

- İstanbul, bütün tarihi boyunca ‘merkez şehir’ olmaözelliği göstermiştir. O kadar ki, İstanbul ihmal edilerek dünyatarihi yazılamaz. İstanbul birlikte yaşama kültürününmerkezidir.

Dr.AY: Bu tespitteiyi olmuş, tarih kitaplarında hiç yazmıyor vebilinmiyordu!..

- Modern gelişmeler; özellikle kapitalist süreçler,İstanbul’un tarihi ve kültürel birikimi üzerinde ağır bir tahribatayol açmış; İstanbullu ile İstanbul arasında bir yabancılaşmayasebep olmuştur.

Dr.AY: Bu çok basitbir suçlama olmuş. Hükümetlerin, imar politikalarının, göçün,ekonomik sebeplerin, fabrikaların/işyerlerinin/üniversitelerinİstanbul’da çok fazla olmasının v.b. İstanbul’a etkilerini görmemekmümkün değildir…Yoksa, çözümlerde  yanlışlaragidilecektir.

- Yapılan araştırmaların gösterdiği gibi azımsanmayacakbir kitle kendisini İstanbullu hissetmemekte, aksine ‘yabancı’,‘kiracı’ ve ‘geçici’ görmektedir.

Dr.AY: Nasılhissetsin ki!..İstanbul’a ait olmak gibi bir düşüncesi/derdi yok,sadece nimetlerde yararlanmak, geçinmek  istiyor. Köylerininbile dernekleri/vakıfları var, toplanıyor, aynı dili/şiveyikonuşuyor, aynı şakaları yapıyor, aynı giysileri giyiyor,apartmanda bahçe içinde evi varmış gibi kurallara uymuyor,kapıönlerinde ayakkabıdan geçilmiyor v.b. https://www.internethaber.com/2016da-istanbullu-olmak-elbette-mumkun-1557373y.htm 2016’dayazmıştım, ama olumlu bir gelişme olmadığı görülüyor.

- Budurum İstanbul’un günlük hayatında kaotik sonuçlar doğurmakta,kültürel yarılma ve çatışmalara sebep olmaktadır. Söz konusu kaotiktabloyu derinleştirmeyen, bir bütünlük içinde kavramaya çalışankapsayıcı ve kuşatıcı bir üst bakışa ihtiyaçduyulmaktadır.

Dr.AY: Kaotik,kargaşa içinde demektir.Türkçesi varken kullanmak gereksizdir. Ülkemizde üst akıl çokkullanıldığı için, burada da “üst bakışa ihtiyaç…”denilmiş.

- Sonyıllarda İstanbul’un mekânsal ve kültürel ayrışmasını veyabancılaşmasını doğuran ana sebeplerden birisi rant kaygılarıylaüretilen kapalı/güvenlikli siteler ve dikeyyapılaşmadır.

Dr.AY: Ve, birsuçlu bulunmuş; “kapalı/güvenlikli siteler ve dikey yapılaşma”Kusura bakılmasın ama, bunları yazmak veya söylemek için çalıştayyapmak, insanları bir araya toplamak yersiz olmuş. Çalıştaykonuşmacılarının bile yayınları var.  Bir çokmakalede/yazıda bu ve benzer görüşler dilegetirilmektedir.

TEKLİFLER

- İstanbul’daki ilk ve ortaöğretim müfredatında‘İstanbul’ dersi yer almalıdır. Bu dersin müfredatında İstanbulbilgi, görgü ve zevk kültürünün (edep) eğitimi hedeflenmelidir.Semt ve mahalle tarihlerinin anlatıldığı metinlerin yazılıpdağıtılması ve okutulması da bu müfredatıtamamlamalıdır.

Dr.AY: Genelkültürden, edepten, görgüden, saygıdan v.b. uzaklaştığımız buyıllarda, hangi; “İstanbul bilgi, görgü ve zevk kültürünün (edep)eğitimi” acaba? Söylemesi kolay!..Ama; İstanbul’da %40’ın denizletanışmadığı, deniz kenarına gitmediği biliniyor.) 

- Vakit kaybedilmeden bir İstanbul Koruma Kanunuçıkarılmalıdır. Bu kanunun amacı ve hedefleri belirlenmeli ve birİstanbul politikası oluşturulmalıdır.

Dr.AY: Geç kalınmadı mı? Betonlaşmahızla devam ederken, değerli çalıştay komisyon üyeleri neyaptılar?  Son af kanunu ile boğaz görünümü bile seçime kurbanedilmedi mi? Cumhurbaşkanımız; “İstanbul güzel ama, şu çirkinyapılaşma olmasa” demedi mi? Bu saatten sonra neyi koruyacaksınız?“1950'de nüfusu 650 bin olan şehrin bugünkü durumu meydanda. Sadecekayıtlı insan sayısı 17 milyon. İstanbul trenlerle otobüslerletaşınanların istilasına uğradı. Acıklı olan "Der-saadetingeleneksel kültürü" de yok oldu gitti. Artık taşradan gelenlerinmahalleleri, semtleri, ilçeleri oluştu. İnsanlar taşralılaştı.İnanın "artık yaşadığım ve ihtiyarladığım" bu şehri tanıyamıyorum.Hatta "yadırgıyorum". (B.Ayeri/27.05.2018/Yeniçağ)

- İstanbul’la ilgili kapsamlı bir envanter çalışmasıyapılmalıdır. Bu çalışmaların doğrultusunda İstanbul’la ilgiliolmak üzere kütüphane, arşiv merkezi ve müzekurulmalıdır.

Dr.AY:Yine geçkalınmış bir uygulama…Hala, İstanbul envanter çalışılması yapılmadımı? Gerçek ise, bu ili yönetenler için çok büyük ayıp… 2010İstanbul Kültür Başkenti’nde, paralar ortalarda uçuştu, kalıcı birşey neden sağlanamadı? Neden, bir müze kazanılamadı da kişilerköşeyi döndürüldü? Kurullarda bu raporu yazanlardan isimler yokmuydu? İstanbul müzesi neden kurulamadı? Yıllar önce, bir grupbilim insanı/araştırmacı ile birlikte,  İBB’ye sunduğumuz,kendi kendini amorti edecek, “Yaşayan İstanbul Müzesi” projesi,projelendirilmedi ve  hayatageçirilemedi?..Neden?!..

- Tarihi İstanbul’u daha derinlemesine tanımak içinçeşitli araştırma merkezlerinin kurulması ve arşiv çalışmalarınınyapılması teşvik edilmelidir.

Dr.AY: AraştırmaMerkezleri kurmak, İstanbul’daki üniversitelerin, arşiv kurmaktakütüphanelerin işidir. Bildiğim kadarıyla İstanbul AraştırmalarıEnstitüsü (Beyoğlu),İZU’nun İstanbul Araştırma ve Eğitim Vakfı,İstanbul Araştırmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi(Üsküdar),Kadir Has Ün.Araştırma Merkezi  İstanbul ÇalışmalarıAUM, İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulamave Araştırma Merkezi v.b. var.Ama, ne yapıyorlar, aralarındaeşgüdüm var mı? bilmiyorum ama sanmıyorum. Çünkü, bizde, her kurumkendini önde görüyor ve diğerini görmezden geliyor…

- İstanbul Kültür ve Sanat Konseyi kurulmalıdır. Bukonsey resmi bir hüviyete sahip olmalı, yapısı ve işleyişi siviltutulmalıdır.

Dr.AY:Katılmıyorum. Bu tür bir konsey, her şeye karışır, siyaset girer,atamalar liyakatsızlardan atanır v.b. İl Kültür Müdürleri ne işyapıyor? Onların görevi değil mi, bulunduğu ilin kültür/sanatçalışmalarını yürütmek. Yürütenleri bir araya getirmek, komisyonlarkurmak? Birlikte çalışmak, eş güdüm/paylaşım getirilirse çokfaydalı  olur…Mesela Kültür Şurası ile İstanbul KültürÇalıştayı’na çağrılanlar neden aynı isimler? Bu ülke yeni isimleryetiştirmiyor mu?

- Sürekli güncellenen ve açık bir kaynak olarak yeralacak, bir maddenin farklı şahıslar tarafından yazılabilen veokuyucuların da katkı verebildiği geniş katılımlı yeni bir İstanbulAnsiklopedisi’nin (e-ansiklopedi) gündeme alınmasıgerekir.

Dr.AY: “Farklışahıslar”ı ve “geniş katılımlı”yı  tuttum. Çünkü, günümüzekadar hep aynı isimler çağrıldı ve maddeler yazıldı…Oysa, gizlikalmış, açığa çıkmamış, birikimli  çok kişi var…Nedenolmasın?!..

- İstanbul’da faaliyet gösteren farklı hemşeriderneklerinin ‘İstanbul hemşeriliği’ne dair bir farkındalığa veşuura sahip olmaları özendirilmeli, bunun yanında İstanbul semt vemahalle dernekleriyle yakın bir ilişki ve iletişime girmelerisağlanmalıdır.

Dr.AY: Burada birtenakuz var ve ne anlatılmak isteniş anlaşılmıyor. Dernekleri ikiyeayırmışlar; “hemşeri dernekleri ve semt/mahalle dernekleri”diye…Oysa, bunlar birbirinden kesin sınırlarla ayrılmıyorlar.Aralarında geçişkenlik çok hızlı. Yıllar önce, İBB tarafından “İstanbul’lu olmak” diye bir proje başlatılmıştı. Başkan değişti,rafa kaldırıldı ki keşke ısrarla yürütülseydi...Filmlerde,dizilerde, okullarda, eğitimde,tiyatroda, müzikte,romanda v.b. bukonu paylaşılarak işlenmeli ki ortak derdimiz olsun…

- Yenişehir planlamaları sosyal ve kültürel odaklı olmalı, İstanbullulukkimliği etrafındaki bütünleşmeyi özendirmelidir. Muhitinden tecritedilmiş (kapalı/güvenlikli) site ve dikey yapılaşmanın önü alınarakmahalle eksenli açık bir yapılaşmaya gidilmelidir. Bunun hukuki veidari altyapısı acilen hazırlanmalıdır.

Dr.AY: Şehirplanlarında ve imar planlarında kültür/sosyal durum gözetilmedi veucube 30-50 katlı rezidanslar ortaya çıktı. Komşuluk, arkadaşlık,dostluk azaldı..Binalardaki,köprülerdeki, parklardaki estetik yokoldu. Ne; Bizans, ne Arap, ne İslam, ne Osmanlı,ne Türk mimariyapısı günümüze yansıtılmadı…

Siyaset; sanat/kültür ve estetiktenuzak kalınca, söz sahibi de siyaset kurumu olunca umutlu olmak çokzor hale geliyor.

TESPİT…

“Türkiye’de yazarlar,düşünürler, üniversite profesörleri ve işadamları dünyadakibenzerleri düzeyinde yetenekli, iyi eğitimli, deneyim sahibikişiler olmalarına rağmen siyasal sistem bu insanları son dereceetkin bir biçimde iktidardan uzak tutacak şekildetasarlanmıştır.” (Fuat Bozkurt/Türk İmgesi/KaynakYay./2014)

Yorumlar