Kudüs ne zamandır işgal altında? Bugüne kadar neler yaşandı?

İngilizlerin bundan tam 100 yıl önce bu hafta işgal ettiği Kudüs, bugünlerde en zor zamanlarından birini yaşıyor. Kudüs'te 9 Aralık 1917'den beri devam işgal, ABD Başkanı Trump'ın burayı "İsrail'in başkenti" olarak tanıma planıyla yeni bir boyut kazandı.

İngilizlerin bundan tam 100 yıl önce bu hafta işgal ettiği Kudüs, bugünlerde en zor zamanlarından birini yaşıyor. Kudüs'te 9 Aralık 1917'den beri devam işgal, ABD Başkanı Donald Trump'ın burayı "İsrail'in başkenti" olarak tanıma planıyla yeni bir boyut kazandı. Trump'ın Kudüs kararını açıkladığı geçen çarşamba akşamından bu yana İsrail güçlerinin saldırılarında 4 Filistinli şehit oldu, bin 487 Filistinli yaralandı. İsrail güçleri Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de toplam 150 Filistinliyi gözaltına alındı. Kadim Kudüs belki de artık tarihinde hiç olmadığı kadar yalnız ve tenha. Çünkü Batı Şeria'da yaşayan 3 milyona yakın Filistinli, İsrail'in etraflarına ördüğü duvardan dolayı Kudüs'e giremiyor. Abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yaşayan 2 milyon Filistinlinin de Kudüs'e girişi yasak. Vatanlarından sürülerek dünyaya dağılan 5 milyon civarındaki Filistinli mülteci de en büyük rüyası olan Kudüs'e dönme imkanından yoksun. Bugün İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinli sayısı sadece 300 binin biraz üzerinde. Onlar da ev yıkımlarından tutuklamalara dek pek çok tehdit ve zorluklarla karşı karşıya. Trump'ın kararı ise şehirdeki halkın hissettiği öfke ve hayal kırıklığını daha da artırmış durumda.

İHTİYARLARIN DİLİNDEN KUDÜS'ÜN YAKIN TARİHİ: Eğer şehirde biraz yaşarsanız, İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal ettiği tarih olan 1967'yi hatırlayan ihtiyarlardan, "Kudüs'e eskiden Gazzelisi çilek getirir satardı, El Halillisi üzüm, Tulkerimlisi portakal getirirdi. Kudüs tüm Filistinlilerin buluşma noktasıydı. Özellikle cuma günleri surlarla çevrili bu kadim şehrin ana giriş kapılarından olan Şam Kapısı'nda ülkenin her yerinden gelen insanlara rastlayabilirdiniz. Şimdi ise burada kalabilenler bile Şam Kapısı'nda toplanmaktan çekinir oldu. Dükkanlar bile daha hava kararmadan kepenk indiriyor. İşgal askeri her köşede ellerinde tetikte bekliyor." şeklindeki serzenişleri sürekli duyarsınız. Bu cümleler aslında Kudüs'ün içinde bulunduğu durumu gayet açık bir şekilde ortaya koyuyor. Peki Kudüs'ü bu hale getiren süreç nasıl başladı? Bu sorunun cevabı için yüz yıl öncesine gitmek gerekiyor.

9 ARALIK 1917'DE BAŞLADI: Müslümanların ilk kıblesi ve Hazreti Muhammed'in Miraç yolculuğuna çıktığı yer olan Mescid-i Aksa ile Hristiyan ve Yahudilerin en kutsal mekanlarına ev sahipliği yapan Kudüs, 1917'de Osmanlı egemenliğinden çıktığından beri sıkıntılı günler yaşıyor. İngiliz manda yönetiminin bir asır önce şehri işgal etmesi, Filistinliler için de bir nevi sürgün ve savaşların başlangıcı oldu. İsrail'in 1948'de şehrin batısını, 1967'de de doğusunu işgal etmesiyle Kudüs'ü Yahudileştirme faaliyetleri büyük hız kazandı. Gazze'den 2005'te çekilen İsrail, o zamandan bu yana abluka altında tuttuğu bölgede insani kriz yaşanmasına yol açarken, doğrudan ilhak ederek başkenti ilan ettiği Doğu Kudüs ve askeri yönetim altında tuttuğu Batı Şeria'yı Yahudileştirme politikalarını da sürdürüyor.

Suriye'de yaşanan iç savaştan yararlanan İsrail, iki yıl önce de işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'ni ilhak ettiğini duyurdu. Filistinli Araplar, İsrail'in 1967'de Batı Şeria, Doğu Kudüs, Gazze Şeridi, Sina Yarım Adası ve Golan Tepeleri'ni işgal etmesiyle sonuçlanan 6 Gün Savaşı'nın başladığı 5 Haziran'ı "Yevmu'n Nekse" (Kayıp Günü) adıyla anıyor. Filistinliler Nekse'yi, 1948'de İsrail'in bağımsızlığını ilan etmesi anlamında kullandıkları "Nekbe'nin" (Büyük Felaket) devamı olarak görüyor. Tam 50 yıldır devam eden İsrail işgalinin en yakıcı şekilde hissedildiği yer ise hiç şüphesiz Doğu Kudüs.