YAZARLAR

Kendi eliyle “Turkey”leşmek...

Bir algıyı değiştirmeye çalışırken algıyı yerleştirmek bu olsa gerek...

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Dil, bir milletin ve devletin en önemli, vazgeçilemez ve taviz verilemez öğelerindendir. Dil üzerinde yapılacak her türlü oynamaya başta devlet olmak üzere toplumun bütün fertleri mücadele etmelidir.

Gel gör ki bizde tam tersi oluyor. Dile sahip çıkması gereken en büyük kurum olan devlet, dil üzerinde bozulmaya yol açıyor.

“İmam böyle yaparsa cemaat ne yapmaz” misillü devletin bu yanlışı toplumun daha büyük hatalar yapmasına yol açar.

Herkesin malumudur. İngilizce’de Türkiye ve Türkleri tarif etmek için kullanılan “Turkey” kelimesine karşı yıllardır büyük bir mücadele veriyoruz. Anlamı “Hindi” demek olan “Turkey” kelimesine karşılık “Türkiye” ifadesinin yerleşmesi için yıllardır yazılıp çizilir. Kampanyalar başlatılır, toplum bu konuda bilinçlendirilmeye çalışılır.

Velhasıl millet olarak bu kelimeye karşı bir antipatimiz vardır...

Lakin gelin görün ki yıllardır değiştirmeye çalıştığımız bu kelime ve algı, şimdilerde bizzat devlet tarafından, hem de kör göze parmak misali kullanılmaya başladı.

Havaalanlarında görev yapan pasaport polislerinin çalışma şartlarının iyileştirilmesi yan ısıra üniformalarında da değişikliğe gidilmiş. Üniformalarda turkuaz renginin kullanılması hoş olmuş. Lakin yapılan öyle vahim bir hata var ki yapılan bütün güzelliklerin üzerine adeta kezzap atıyor.

Polislerin üniformalarının göğüs kısmında ülke adı olarak “Turkey” yazıyor...

Gel de kızma şimdi...

Yahu biz bu kelimeyi lügatlerden kaldırıp yerine “Türkiye” kelimesini koymak için yıllardır mücadele vermiyor muyuz?

Bu konuyla ilgili dil bilimcilerimiz makaleler, yazılar yazmadılar mı?

Bu kelimenin değiştirilmesi için uluslararası girişimlerde bulunmadık mı?

Bulunduk...

Eeee şimdi bu nedir yahu...

Hem de devlet eliyle...

Hem de bakanlık eliyle...

Hem de havaalanında ülkeye giriş yapacak yabancılara göstere göstere...

Bir algıyı değiştirmeye çalışırken algıyı yerleştirmek bu olsa gerek...

Nerde kaldı devlet aklı, nerde kaldı devlet hassasiyeti...

Şimdi biz bunu yaptık ya,

Artık “Turkey” kelimesinin değişmesi için ağzımızla kuş tutsak nafile...

Bu yapılan adeta “üstüne tüy dikmek” gibi bir şey oldu...

Yapmayın ağalar, yapmayın beyler...

Bu millete bu kadar haksızlık etmeyin...

Siz belki “turkey” olabilirsiniz ama

Ne ben, ne de bu millet “turkey” değil...

Ben Türkiye’de yaşıyorum,

Biz Türkiye’de yaşıyoruz.

Bizim devletimizin adı Türkiye.

Çok meraklıysanız “Turkey”de yaşamaya,

Size bir çiftlik verelim, mutlu mesut olun “turkey”lerinizle...

Şahsen devletin kurumlarında bir akıl tutulması yaşandığına inanıyorum.

Aileyi korumakla görevli bakanlık aileyi parçalamak için elinden geliyor.

Milletin geleceği olan çocukları eğitmesi gereken bakanlığın ne yaptığı belli değil.

PISA verilerinde yine diplerdeyiz.

İlk 500 de üniversitemiz yok...

Bir de üstüne Türkiye Cumhuriyeti devletinin bakanlığı böylesine vahim bir hata yapınca zıvanadan çıkıyor insan.

Sanki elbirliği etmişçesine devleti batırmaya çalışıyoruz.

Resmen adını da değiştirdiğimize göre başka bir izah bulamıyorum...  

facebook.com/msbeser

twitter.com/msbeser

instagram.com/msbeser

Yorumlar 1 yorum