Benim Adım Tatar Ramazan…
Kadir İnanır’ın Anısına… Bazı insanlar sadece hapse girer... Bazıları ise bir milletin hafızasına. Kerim Korcan, demir kapıların ardında bir mahpushane yazmadı. Dört duvar arasına sıkışmış bir memleket yazdı. Koğuş ağasını yazarken zorbalığı... Gardiyanı...
YAZININ DEVAMI...
Güle Güle İlyas!..
Bir roman vardır. Yazıldığı coğrafyada büyük bir edebî hadisedir. Başka bir coğrafyada ise kaderi değişir. Önce okunmaz; seyredilir.
YAZININ DEVAMI...
BEN SENİ, SENİ KAYBETMEYE BAŞLAYINCA ANLADIM
Bir ömür boyunca ailesini ayakta tutmaya çalışan bir adamın gölgesinde kendi yolunu arayan evlatların hikâyesi... Ve yine yıllar önce okuduğumuz Yaprak Dökümü’ndeki Ali Rıza Bey gibi... Ömrü boyunca çocuklarına para değil, haysiyet bırakmaya çalışan; ama zaman değiştikçe kendi değerlerinin yavaş...
YAZININ DEVAMI...
Bir mektubun düşündürdükleri
Hayatın garip cilveleri vardır. İnsan bazen bir ömrün içinden geçer de bazı yüzleri, bazı sesleri, bazı iyilikleri geride bıraktığını sanır. Oysa unutulan insanlar değildir, ertelenen vefa, sadakat borçlarıdır. 1986 yılında Sivas Teknik Lisesinden mezun olduğumda, bilgisi kadar vakarıyla...
YAZININ DEVAMI...
Bir anne bazen sadece bir çocuk büyütmez...
Maksim Gorki’nin Ana romanı, yalnızca politik bir dönüşümün değil; anneliğin sınırsız özverisinin, korkuyla yoğrulmuş sevginin ve insan ruhundaki vicdan uyanışının romanıdır. Gorki’nin “anne”yi yalnız aile içinde kalan bir figür olarak değil, toplumsal merhametin ve insanî direncin sembolü olarak...
YAZININ DEVAMI...
Bİ TIK
Bİ TIK “Sadece bi’ tık yaklaşsan yanıma…” Bu bir şiirden bir mısra mı, bir şarkı sözü mü?yoksa bir klinik gözlem mi? Bir sevgi, aşk cümlesi gibi duruyor.Ama dikkatle bakıldığında, bu cümlenin taşıdığı duygu ile kullandığı dil arasında belirgin bir uyumsuzluk göze çarpmaktadır. Sevgi, aşk gibi...
YAZININ DEVAMI...
Geleceği beklemediler, kurdular
Beş yüzyıl boyunca bilgi, matbaaya sahip olanların kontrolündeydi. Matbaa, bilginin çoğaltılmasını sağladı ancakaynı zamanda üretim ve dağıtım gücünü de küçük bir azınlığıneline verdi. Bilgiyi demokratikleştirdi belki… ama onu gerçekten özgürleştirdiği söylenemez. Herkes yazabiliyordu, ama herkes...
YAZININ DEVAMI...