YAZARLAR

'Kazanırken' Kaybedenler kulübü...

Şimdi birçok kişi bana kızacak ama inanın bunu ben söylemiyorum; bunu tarih söylüyor ve dikte ettiriyor.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Tarih, enteresan bir bilim dalı. Onun derinlikleri veayrıntılarında öylesine ilginç sonuçlara rastlıyorsunuz kiyaşanmış ve yaşanacak olan birçok şeye farklı birgözle bakıp farklı sonuçlar çıkarabiliyorsunuz.

Geçenlerde bir arkadaşımla yaptığım bir sohbetten ve bugünlerdevizyonda olan bir filmden mülhem olarak tarihinkazananları ve kaybedenlerikonusunda ilginç sonuçlara ulaştım.

Aslında konuyla ilgili olarak yazılacaklar ve verilecek örnekleröylesine bol miktardaki bir makalenin boyutunu aşacak hatta birkitabın konusu olacak cinsten. Onun için tarihten vereceğimörnekleri kısa tutarak konuyu yakın tarihimize ve bugünümüzetaşıyacağım izninizle…

Kaybetmiş gibi gözükürken aslında kazananlaraverilecek en güzel örnek Peygamber Efendimizin(a.s.) hayatında geçen bir bölüm.

Efendimizi (a.s.) ve davasınısonsuza kadar bitirmek isteyen Mekkeli müşriklerO’nu ve O’na inananları boykotetmişler ve 3 yıllık bir tecride mahkûm etmişlerdi. Kız alıpvermenin bile yasaklandığı, şehirden sürgün edilmiş insanlarınmahvolup gitmesi, ölmesi ve yok olmalarıbekleniyordu. Ancak tam tersi oldu. O gün yok edilmek istenen‘insan’ ve ‘davası’ aradan 1400yıl geçmesine rağmen hala yaşıyor. Onu yok etmek isteyenler isebugün lanetle anılıyorlar.

Tarih sıçraması yaparak 1960 yılına bakalım mı?

Devrin BaşbakanıAdnan Menderesdarbeciler tarafından alaşağı edilmiş, birçok işkencelerdengeçirilerek nihayetinde mağrur generallerin emri sonucunda hukukkatliamları yapılarak idama mahkûm edilmiş ve infaz edilmişti!

1960 yılının kaybedeni olarak tarihinderinliklerine gömülmek istenen Menderes bugünsadece bir milletin kalbinde değil demokrasi aşığı milyonlarcainsanın gönlünde taht kurmuş durumda. Adına yapılan türbesi her güninsanlar tarafından ziyaret edilmekte arkasından hayır dualarokunmakta…

Peki 1960 yılının kazananları nerede? Bileninizvar mı?

Tarih adeta tersine dönerek kazanan vekaybedenleri yer değiştirdi.

Yakın tarihimizin 1980 yılında ise ülkemiz darbezeminine sürüklendikten sonra 5 generalortaya çıkarak kazananlar olarak sözüm ona tariheadını yazdırdılar! Üç yıl boyunca tek hâkim ve güç olarak ülkeyiyeniden şekillendirdiler. Yeni kanunlar koydular, yasaklargetirdiler.

İktidarlarını sürdürmek için parti bile kurdurdular amamilletin sillesini yediler. Kurdurdukları partihakla yeksan olurken milletin içinden bir fert bugün bile hayırlayad edilecek işlere imza attı. Onun da mezarı bugün insanlartarafından ziyaret ediliyor.

Ya darbeciler… 1980 yılının kazananları aradan20 yıl geçmeden unutulup gittiler. Eğer vakitlice ölmemiş olsalardımağrurluklarının cezasını zillet içindeödeyeceklerdi. Dua etsinler ki imdatlarına Azrailyetişti.

28 Şubat’ın kazananı Bir Paşa neredeşimdi?

Kendini cumhurbaşkanlığı makamına hazırlarken o büyükkarizmasının yerle bir olması üzerine ortadan kayboldu. Bugünlerdeise kaybeden olarak hukuk önünde hesap vermeklemeşgul.

28 Şubat’ta yok edilmek istenen davanın sembolüolan ‘başörtüsü’ ise bugün her yerde.Meclis’te, hükûmette, bakanlık koltuğunda, askerde,poliste… Hayatın her yerinde kazanan olarakyerini aldı yok edilmek istenen başörtüsü…

Son olarak sizi daha yakın bir tarihe taşımak istiyorum: DöneminİBBBaşkanıErdoğan okuduğu birşiir sebebiyle hapse mahkûm olmuş ve “Muhtar BileOlamaz” manşetiyle kaybedenler safınaitilmişti. Bu manşeti atan şahıs ise o sıralar pijamasıyla başbakankarşılayacak kadar mağrur bir eda içinde döneminkazananını oynuyordu!

Oysa çok değil bir 15 yıl sonrasında “Muhtar BileOlamaz” denen Erdoğan devletin entepesinde ve milletin gönlünde kazanan olarakyerini alırken, bu manşeti atan kişi ise günümüzünkaybedeni olarak ‘teslim-i silah’yapmakla meşgul.

Peki, bütün bunları niye anlattık?

Sizi niye tarihin sayfaları arasında dolaştırdım?

Şunun için: Her an kazanırken kaybedenler kulübüne dahilolabilirsiniz.

Günümüzün kazananları olarak görülenMüslümanlar eğer kendilerine dikkat etmezler,siyasetin heyulasında para ve makam peşinde koşarlar, dinlerininemrettiğini yaşamaz, dava şuuru bilincini yitirirlersekaybedenler kulübüne adlarını yazdırırlar.

Korkarım ki İslam kimliğinin içini doldurmakyerine hınca hınç kafeleri dolduran, erkek kadın mahremiyetini hiçesayan, hayatı sadece cazibe merkezinde yaşatmaya çalışanMüslümanlar kaybetmek üzere.

Şimdi birçok kişi bana kızacak ama inanın bunu ben söylemiyorum;bunu tarih söylüyor ve dikte ettiriyor.

Son söz Akif’in olsun:

“Tarihi ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

İbret alınması dilekleriyle…

SOSYAL MEDYATAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
Yorumlar7 yorum