YAZARLAR

Jet Sosyete’den aileye atom bombası…

Şükür ki bu dizide çocuk yok. Bir onu unutmuşlar şükür. Yoksa o masum yavruları da kim bilir ne hale sokacaklardı.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Geçtiğimiz günlerde dizilerin aileye zararlarıhakkında bir yazı kaleme almıştım. Gündemin yoğunluğu arasında aravermek zorunda kaldığım konuya ehemmiyetine binaentekrar dönmek istiyorum müsaadenizle.

Televizyonlardaki diziler tek tek incelediğindedurumun vahameti tüm çıplaklığı ile ortayaçıkıyor. Milli ve manevi duygular ile ailedeğerlerine, toplumun ahlaki yapısınaadeta kezzap döken diziler, bazen de tabiri caizse atombombası etkisi yapıyor.

İşte bu dizilerden birisi de “Jet Sosyete” adınıtaşıyor. Ben şahsen şimdiye kadar toplum ve aile değerlerine bukadar zarar veren bir diziyle karşılaşmadım!Yapımcı ve senaristler sözde “sanat” yapacağızdiye işin cılkını çıkarmışlar.

Öyle ki dizide hiçbir karakterin gerçek hayattabir karşılığı yok. İşlenen hiçbir konunun da gerçek hayattayaşanması mümkün değil.

Dizide her şey o kadar abartılı ki… Kişiler arası ilişkilerdentutun da iş ilişkilerine varıncaya kadar her şeyyapmacıklık ve samimiyetsizlik içeriyor.Birbirinin yüzüne gülüp arkasından kuyusunukazanlar, birbirinin yüzüne karşı övgüler yağdırıp arkasından engaliz kelimelerle hakaretler etmeler…

Sanki dizi ahlaki değerleri yok etmek üzerekurgulanmış…

Ya hiç çalışmadan, hiçbir şey üretmeden çok para kazanan rollerene demeli… Burada da çalışmayla, alın teriyle para kazanmayladalga geçilip ekmek elden su gölden baba parasıylageçinmenin yolları öğretiliyor adeta.

Gelin-kayınvalide ilişkileri ise evlere şenlik.Sanki her ikisi birbirinin düşmanı gibi lanseediliyor. Aile kurumunu ayakta tutan iki müessesetefe konup komedi uğruna harcanıyor adeta…

Yahu Allah aşkına bir dizide hiç mi olumlu mesaj verilmez, hepolumsuz modeller ve ilişkiler ön plana çıkarılır.

Hakikaten niye böyle yapılır? Bu dizinin senaristlerininyapımcılarının hiç mi insafı yok…

Şükür ki bu dizide çocuk yok. Bir onu unutmuşlarşükür. Yoksa o masum yavruları da kim bilir ne halesokacaklardı.

Aslında toplumu ve aileyi çok yakından ilgilendiren bu vebenzeri dizi ve filmlerin sosyolog, pedagog veya psikologdanışmanları olmalı.

Yapımcılar reyting uğruna aileye atombombası atarken birisinin “dur” demesi gerekli.

Yaşamak yerine rol yapmak, ne vahim bir olgu!Ayrıca, bizim olmayan bir hayatı bizimmiş gibi algılamakkorkunç!

Dizilerde namus anlayışı, toplum ekseriyetimizin “namus”telâkkisine uymuyor. Dizilerde her türlü sapıklık kolgeziyor…

İnsan ilişkileri yapay, yardımlaşma duygusu yok. Her şeymenfaat üzerine dönüyor…

Aileden Sorumlu bakanlığın veyaRTÜK’ün bir an önce bu konuya el atması ve bazıstandartlar getirmesi artık elzem bir hal almıştır.

Ne yazık ki izlediğimiz dizilerin bizden götürdükleri,getirdiklerinden daha fazla. Gitgide yozlaşan vedeğerlerini yitiren bir toplum olduk. 

Her türlü ahlaksızlığın işlendiği diziler bizigeleneklerimizden, Türk aile yapısındanuzaklaştırmakta.

Bir sorumlulukta aileye sahip çıkmak isteyen bizleredüşmekte.

Sorunların bol olduğu ve bu sorunlara karşı sürekli teyakkuzdakalınması gereken zamanları yaşayan bir toplumuz. Bundan şikâyetçideğiliz lakin coğrafya sorunlarına gösterilmiş olan ihtimamaile ve ev sorunlarına da gösterilmeli değil mi?

Bu ve benzeri yapımları başta BİMER veCİMER olmak üzere RTÜK gibikurumlara şikayet etmekten sakınmamamız gerekmektedir.

Onlar nasıl ki attıkları atom bombaları iletoplumu ve aileyi yok etmeye çalışıyorlarsa biz de evlatlarımızı bubombaların zararlı tesirlerinden kurtarmak için elimizdengelen gayreti göstermeliyiz…  

SOSYAL MEDYATAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
Yorumlar13 yorum