YAZARLAR

Ilımlı İslam, kadınsı mı?

Kadın bir incidir. Eğer onu ortalığa saçarsanız değersizleşir, saklarsanız değer kazanır.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Din düşmanlığı ile meşhur Abdullah Cevdet’e akıl verenbir Fransız düşünür şu tavsiyelerde bulunur: “Kur’an’ıkapat. Onu hayatın her alanından sök, kaldır, yasakla. Kadınlarıise aç! Onların sinelerindeki hayâyı tesettürle beraberçıkar. Oraya iffetsizliğin tohumlarını ek.Tesettür hayâ elbisesi olup takva elbisesini muhafaza edenbir kalkandır buna dikkat et! Biliyorsun, bizden dersaldın bizim dinimizce (kapitalizm)kalkınma/ilerleme paraya, ekonomiye bağlı bir durum. Makineleşmeyleberaber işgücüne olan ihtiyaç azaldı. Sadece makinenin yanındadurup ürünleri sıraya koyma gibi işlerde insana ihtiyaç var.Birinci Dünya Savaşı neticesinde de erkek sayısı az olduğundandolayı çalışan erkeklerin maaşları da yüksek oluyor. Haliyleeğer kadını açıp, hayâsızlaştırırsan onlardan her türlüfaydalanabilirsin.

Şimdilerde bir “Ilımlı İslam” furyasıdırgidiyor. En son Suudi Arabistan’ın “Ilımlıİslam”a dönüş yapılacağı açıklaması tüm İslam dünyasınıngündemine bütün ağırlığı ile oturdu.

Suudi Arabistan’ın Ilımlı İslam adınayaptığı ilk icraatlar ise oldukça enteresan: Kadınların stadyumlaragirebilmesine izin verilmesi. Suudi Arabistan’ınIlımlı İslam adına yaptığı diğer icraatlarda kadınodaklı: Kadınlara araba kullanılmasına izin verilmesi,kadınların kafe ve sinemaya gitmesine izin verilmesi.

Zaman değişiyor ama İslam üzerinde oynanan oyunlardeğişmiyor.

Yaklaşık yüz yıl önce Abdullah Cevdet’e yapılantavsiyeler ile Suudi Arabistan’ın bugün uygulamaya soktuğuicraatlar arasındaki benzerlik eminim sizin de dikkatiniziçekmiştir.

Ilımlı İslam bir batı projesi ve dün olduğugibi bugün de kadınlar üzerinden yürütülüyor.Cumhuriyetin ilk yıllarında kadınlara yönelik güyaözgürlük hareketleri de boşuna değildi.

Eğer İslam’a zarar vermek istiyorsanız bunuyapabileceğiniz en tesirli yol kadın üzerindengitmek. 

Maalesef geçmişte bunda başarılı oldular. Başarılı olduklarıiçin Ilımlı İslam’ın bugünkü versiyonunda da yine kadınlarüzerinden gidiyorlar ve gidecekler.

Önce Bosna Hersek’te sonrasında ise Suriye’debunu gördük. Evet belki kadınlar bütünüyle onların istediği şekildeaçılmadı. Lakin onlar bu süreçte bir şeyi fark ettiler.

Kadını Tesettür Modası furyası ile istediklerişekile sokabileceklerini anladılar. Alladılar, pulladılar başlarınıaçmadan arzu etmiş oldukları açıklığı kadınların sinesineve zihnine yerleştirdiler.

Son yıllarda Türkiye’de de bunu müşahede edebiliyoruzartık fazlasıyla.

Kadını her alanda görebiliyoruz başındaki renkli örtüsüile. Bistro kafelerde, eğlence merkezlerinde,mahremiyetin ayaklar altına alındığı bütünalanlarda başındaki örtüsü, yüzündeki boyası, modavarigiyim tarzı ile görebiliyoruz.

Ilımlı İslam modeline çoktan yenik düşmüşüz.Kadın üzerinden başlatılan bu süreç önce bize değerimizideğersizleştirerek yaptırıldı.

Şimdi ise; Suudi’de de ABD'nin füzegürültüsü eşliğinde start almıştır!
Muhtemelen önce demokrasi adı altında kadına dokunarakılımlaştıracaklar!

Yakında başta Suudi Arabistan olmak üzere diğer İslamülkelerinde de kadınlara yönelik batı tandanslı çalışmalargörürseniz şaşırmayın.

Çünkü anlaşılmıştır ki Ilımlı İslamkadınsıdır

GELİN BU OYUNU BOZALIM…

Batının bu oyununa karşı çare ne peki?

Ne yapmalı ki batının “Kur’anı kapa, kadını iseaç” formülünün önüne geçilebilsin?

Zehir’in panzehri de kendi cinsindendir. Mademonlar İslam’ı kadın üzerinden yıkmaya çalışıyorlar biz debu yıkılma ve deforme olmayı kadınla telafiedelim. Kadını asli vazifesine eş ve anne olmayayönelik çalışmaları hızlandırmamız lazım.

Kadın bir incidir. Eğer onu ortalığasaçarsanız değersizleşir, saklarsanız değer kazanır. Nasılki inciler bir istiridye kabuğunun içinde değer kazanır kadın daevinde bir eş ve anne olduğu sürece değerlidir.

Kadını açılıp saçılması değil, kendini muhafaza altına almasıdeğer kazandırır.

Batı’nın kadın üzerinden yürüttüğüIlımlı İslam projesinin akamete uğraması içinbaşta toplum olmak üzere devlete büyük görevler düşmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kadın veAile Bakanlığı üzerinden yürütülecek çalışmalarlaBatı’nın bu menfur planları filizlenmeden yokedilebilir.

Sivil toplum kuruluşları da bu süreçtekendisine gönül vermiş insanları bilinçlendirmek suretiyle busürece katkıda bulunabilir kanaatindeyim.

SOSYAL MEDYA TAKİBİİÇİN


Yorumlar7 yorum