YAZARLAR

Görevden alınmak/ayrılmak, kişiyi; “temiz, günahsız” yapar mı?!..

Makamdayken, geleceği düşünmek gerek…

Elbette hayır cevabınıvermişsinizdir. Çünkü, sizde yaşayan bir organizma olarakbir çok işleme/uygulamaya maruzkalıyorsunuzdur.

Her görevin belli bir süresivardır; Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlık, BelediyeBaşkanı, Rektörlük, Dekanlık/Müdürlük, Bölüm Başkanlığıv.b.

Bu süre neden konmuştur?;Ülkemizde, bir görevde  uzun süreli görev yapanlarınastığı astık-kestiği kestik hale gelmelerinden dolayı, bunuengellemek için!..

Birde akademisyenlerin ilgilimaddelerle  süreli olarak kurumlarda görevlendirilmesi var ki,çok yaygın olarak kullanılıyor.

ŞimdiBakanlık’tan başlayıp bir kaç örneklemeyapalım;

1/Başbakan, onay ilebakanlarını atıyor. Bir süre sonra bazı bakanlar hakkındaşikayetler başlıyor ve bakan görevden istifa ettiriliyor (çünkü,kendi kendine istifa etmek ülkemizde yaygın değil) ya da görevdenalınıyor…(Hakkında soruşturma açılan tek bakan, merhum  T.Özaldöneminde oldu)

Eeeeee, şimdi bu kişi temizlenmiş mioluyor? Günahsız mı oluyor?

Peki, yaptıklarının soruşturması,suçun cezası yok mu?

Hani, harekete geçip, bakan hakkındayapılan şikayetleri inceleyecek ve sona erdirecekkurumlar?.Yok!…Kişi; “suçsuz yere görevden alındım/istifaettirildim” diyerek  yaşamaya devam ediyor..

2/ Rektör’ün  uygulamalarıhakkında şikayetler oluyor ve belgeler çıkıyor. Rektör görevdenalınıyor veya istifa ettiriliyor. Yerine rektör atanıyor, devrandevam ediyor…Kimse, eski rektör hakkındaki belgeleri soruşturmak,haksızlık varsa onu temize çıkarmak istemiyor.

Eeeeee, şimdi bu rektör temizlenmiş mi oluyor? Günahsız mı oluyor?

Peki, yaptıklarının soruşturması,suçun cezası yok mu?

3/ Kişi, Rektör adaylığınabaşvuruyor… Kampanyalarında rektöre suçlamalar yöneltiyor;“kamu kaynaklarını boşa harcadı, dava açacağım, üniversiteninhakkını geri alacağım v.b.” diyor. Rektör atanıyor, aylar geçiyor,hiçbir hareket yok!..Hani, rektör suçluydu, kamu kaynaklarınıyanlış harcamıştı?

Şimdi, atanan rektör, inandırıcı,güven verici oluyor mu?

Eski rektör hakkındaki suçlamalarakimse bir şey demiyor mu?

Elbette demiyor!...

4/ Belediye Başkanı hakkındabelgeler/suçlamalar yapılıyor. En yeni örnekleriK.Topbaş(İstanbul) ve M.Gökçek (Ankara) ve Ahmet Edip Uğur(Balıkesir)  Sonunda Bakanlık görevden alıyor ya da istifaettiriliyor.

Yeni başkanlar atanıyor...Hanieski  başkanlar suçluydu, belgeler vardı!..

Neden  hakkında soruşturmaaçılmıyor?

Başkanlar; hayatına devam ediyor,ettiği gibi bazıları hala akıl verip-siyaset yapıyor…

Eeeeee, şimdi bu başkanlar temizlenmiş mi oluyor? Günahsız mı oluyor?

Elbette olmuyor!..

Peki, yaptıklarının soruşturması,suçun cezası yok mu?

Yok bu ülkede!..

5/ Akademisyen, üniversiteadına bir kurumda görevlendiriliyor. Ancak, görevisırasında yaptığı uygulamalar/etik dışı davranışlar nedeniyle, bir süre sonra görevine son veriliyor. Ve kurumuna geridönüyor…Gittiği kurum, kadrolu olduğu kuruma, kişi hakkında raporgöndermediği için akademisyen; “ben çok başarılıydım, çok güzelişler yaptım, kıskananlar beni görevden aldırdı”diyebiliyor.

Eeeeee, şimdi bu akademisyen temizlenmiş mi oluyor?

Günahsız mı oluyor?

Peki, yaptıklarının soruşturması,suçun cezası yok mu?

Yok, bu ülkede!.

Suçun bedeli; ahirete mibırakılıyor?

Kul hakkı yenmiş olmuyormu?

Aaa, bir de bakıyorsunuz, o kişi;yabancı dili geçmiş Doç.oluyor!..

Maalesef!…

6/ Akademisyen(e); “taciz suçlaması”yapılıyor veya “intihal” yapıyor..Soruşturma açılıyor..“Bilmiyordum suç olduğunu” diyor ve komisyon cezavermiyor!...

Eeeeee, şimdi bu akademisyen temizlenmiş mi oluyor?

Günahsız mı oluyor?

Peki, yaptıklarının soruşturması,suçun cezası yok mu?

Uygulanmayacaksa, disiplin kurallarıneden var?

Aaa, bir de bakıyorsunuz, o kişi,yabancı dili geçmiş Doç.oluyor!..

SORU:GÖREVDEN ALINAN VEYA İSTİFA ETTİRİLENLER, NEDEN ÜSTLERİHAKKINDA MADDİ/MANEVİ DAVA AÇMIYORLAR VEYA TEMİZLENMEK ADINAKENDİLERİ MAHKEMEYE BAŞVURMUYORLAR?

Bilmem ki!...

DİPNOT

“Ey Mâlik! Allah’tan korkan,yukarıda sayılan özellikleri taşıyan ve eşraf arasında müstesnayeri olan kimselere inanıp güvenmelisin. Yüzüne karşı seniövmelerine, yapmadığın bir takım işleri sana mal edip nefsiniokşamalarına izin vermemelisin. Bilesin ki, fazla övgü, insanıkibre götürür ve gaflete düşürür. İyilik edenle kötülük edeni eşittutmaman gerekir. Çünkü bu eşitlik, iyileri iyilikten vazgeçirir,kötüleri de kötülüğe alıştırır.”1

 “Ey Mâlik! Kendini beğenmektenuzak durmalısın. Yüzüne karşı methedilmeye izin vermemelisin. Zirabu tür hareketler şeytanın kolladığı fırsatlara yol açar veiyilikleri yok eder. Oysa övgü, bağış sahibinin yaptığı bağışınkarşılığını vermek için yapılır. Yönettiğin insanlara iyilikyapınca onları töhmet altında bırakmamalı, iyiliğini başlarınakakmamalısın. Yaptığını çok görmekten de çekinmelisin.”1

“Halk arasında kolayca karar vermekiçin öyle bir adam (hakim) seçmelisin ki, ilim ve birikimdeherkesten üstün olsun. Halktan gelecek baskıya aldırmayıp doğrununyanında olsun. Mahkeme esnasında, savunma tarafını tutup ayakdiretmesin. Tarafları tam olarak dinlemeden karar vermesin.Olayları çarpıtmasın. Hatasında ısrarlı olmasın. Gerçek ortayaçıkınca, haklıya hakkını versin. Hakka teslim olmaktan aczedüşmesin. Ehil insanların övgüsü ile mağrur olmasın. Yüze gülendalkavuklara kanmasın.”1

1Yrd.Doç.Dr. Faris Ferci, Mâlikel-eşter’e verdiği ahd-nâme’ye göre Hz. Ali’nin yönetim anlayışı,Atatürk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi, sayı: 28, Erzurum,2007

tweetter@goktanay57

Yorumlar