YAZARLAR

Gençliğin yeni başbelası: Youtuberlar

Yazının başlığını “Gençliğin yeni bilgi kaynakları: Youtuberlar” olarak atabilmeyi o kadar çok arzu ettim ki… Ama maalesef olmadı…

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Yazının başlığını “Gençliğin yeni bilgi kaynakları: Youtuberlar” olarak atabilmeyi o kadar çok arzu ettim ki… Ama maalesef olmadı…

Niye olmadığına gelince…

Gençler, doğaları gereği çevresinden en çok etkilenen insanlar. Gelişim evresinin içinde olan bu yaş grubu, etrafında gördüğü rol modelleri çok kolaylıkla benimseyebiliyor ve adapte oluyor.

Bu bağlamda “idol” adı verilen insanları taklit eden, onlar gibi giyinen, konuşan, yiyip içen hatta idolleri gibi uyuyan gençleri çevremizde bol miktarda görebiliyoruz.

Yazılı ve görsel medya gençleri etkileyen materyallerin başında geliyor. Gençler, yazılı medyada haberlerini okuduğu sözüm ona şöhret olmuş insanlara benzemeye çalışırken görsel medyada seyrettiği dizilerdeki şahısları birebir gerçek hayata yansıtıyorlar.

Bunun en yakın örneğini geçtiğimiz günlerde arkadaşını pompalı tüfekle sokak ortasında infaz ederek öldüren bir gencin şahsında gördük. Delikanlının olayı gerçekleştirme şekli bir televizyon dizisindeki sahnenin birebir kopyası neredeyse.

Aileler, çocuklarını yazılı ve görsel medyanın zararlarından korumak için mücadele ederken nur topu gibi yeni bir sorunla karşı karşıya kaldılar: Youtuberlar…

Bu sorunun en büyük handikapı gençlerin mobil telefonlarında, müstakil alanlarında ailesi bihaber şekilde bu kanallar ile başbaşa kalabilmeleri!

“Youtuber” olarak bilinen kişiler ünlü sosyal medya platformu Youtube üzerinden yayın yapanlara verilen bir isim. Youtube üzerinde bir “kanal” açmak suretiyle buradan her türlü yayını yapabiliyorsunuz.

Youtuberların sayısı her geçen gün hızla artarken bunların izleyici kitlesi de hiç de azımsanmayacak sayılarda. Abone sayısı bir milyonu geçen Youtuberlar var.

Faydalı yayın yapan bir elin parmağını geçmeyen Youtuberları bir kenarda tutmak kaydıyla şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; Youtuberlar ilgi çekmek ve abone sayılarını artırmak amacıyla akla hayale gelmedik yayınlar yapıyorlar.

Daha önce de bu köşede dile getirdiğim şekliyle bunların belki de en rezilini geçtiğimiz günlerde İzmir’de yaşadık. Bir Youtuber para karşılığında erkeklerden birbiriyle öpüşmelerini veya soyunmalarını istiyor. Bunu yapan gençleri alkışlayarak ve alkışlatarak medeni (!) cesaretlerinden dolayı kutluyor.

Hiçbir denetime tabi olmayan (evet yanlış okumadınız, hiçbir denetime tabi olmayan) bu Youtuberlar yayınladıkları videolar üzerinden para kazanıyorlar.

Bunlar arasında hiç de azımsanmayacak rakamlara ulaşanlar var. Aylık 300 liradan başlayıp 30 bin liraya kadar kazananlar var.

Teşbihte hata olmasın adeta birer küçük televizyon kanalı olan (ki bunlara verilen genel isim “Youtube kanalı”) bu yayınlar gençler üzerinde yazılı ve görsel medyadan daha etkili olmaya başladılar.

İçerik üretmede hiçbir kaygı gözetmeyen Youtuberlar korkarım bu gidişle sıra dışı olmak ve abone sayılarını artırmak amacıyla çok farklı yapımlar ortaya koyacaklar.

Bu yapımlar ise başta gençler olmak üzere toplumun ahlak kodlarıyla oynayacak.

Devlet kurumları gençliği etkileyen içerik üreten ve küçümsenmeyecek ölçüde paraların döndüğü bu yeni mecrayı denetlemeyi düşünüyorlar mı acaba?

RTÜK, kapsama alanına bu yeni “kanalları” da almayı akıl edebilecek mi?

Yoksa yine “Bade harabül Basra” olduktan yani gençlerimizin ve toplumun başına kötü olaylar geldikten sonra mı aklımız başımıza gelecek?

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
Yorumlar 22 yorum