YAZARLAR

Filizleri yakmayın

Hani gönül bahçemizin açmayan çiçekleriydi

Abdullah YILMAZkrmistanbul@gmail.com

Filizleri yakıyoruz

Ne yazarsak yazalım ne düşünürsek düşünelim o çocuklarımızın sonsuzluğa giderken duydukları acıyı dindirmez. Ailelerinin yüreğine düşen ateşi söndürmez.

Kim bilir kaçımız yaşanan vahim haberi ekranlardan izlerken gidip kızlarımıza sarılıp öptük.

Yaşamını yitiren yavruların acısını kendi dünyanızda hissettik, içten duygularla kurduğunuz empatiyle,Ana Baba olmanın gereğini yaşadık.

Sonra

Çocuklarını kaybeden ana babaların yerinde olmadığımıza şükür duygusunda, unutmak üzere hatıralara gömüp bıraktık.

Ebedi ve gerçek son olmasına rağmen, Ölümün hiçbirini kabul etmemiz kolay değil, 12, 14 yaşlarında daha çocuk olan kızların yanarak hayatlarını kaybetmesini kabullenmek çok zor.

Aynen daha önce Konya da patlama sonucu çöken kuran kursunda ölen çocukların yaşadığı dram gibi.

Ne yazık ki Tomurcuklara sahip çıkamıyoruz,önlem alamıyoruz

Yangından sonra  güvenlik için, küçücük ilçeye çevik kuvvetin,jandarmanın yoğun önlemler alması ne kadar ironi değil mi?

Hatta ilçede aynı gün içinde kriz masası kurabilmek.

Kimin kalbine su serpecek?

Ailelerin acısı diner mi acaba

Yaşamını yitiren  yavrular geri gelir mi ?

Ya da hantal ve sistemsiz devlet anlayışının sınıfta kalmış bürokratların, olaydan sorumlu görevlilerin vicdanını rahatlatır mı?

Hadi hep beraber olan oldu deyip suya sabuna dokunmadan, devlet ciddiyetinde olanı biteni yangının küllerine gömüp soğutalım…

Binanın ruhsatını sormayalım,

 Yangın merdivenini unutalım,

Yurtlar yönetmeliğini,

Hatta bu yurdu işleten yönetimi işe karıştırmadan, ne belediyeye nede ilçe milli eğitim müdürüne dil uzatıp rahatlarını kaçırmayalım

Bizim işimiz bu, olay olur müdahale edilir, ölen ölür yaralılar kurtarılmış sayılır, camdan kendini kuş gibi boşluğa bırakan çaresiz çocukların şans eseri kurtulmuş olması kamunun başarısı sayılır.

9 küçük bedeni tek ambulansa doldurup gönderen akıl, vicdan, ahlak, hepimizin nasıl bir hezeyan içinde çürüdüğümüzün, insanlığımızdan vazgeçtiğimizin belgesidir.

Ne söylersek söyleyelim içinde bulunduğumuz durumun çaresizliğidir

 Bir ambulans içine istif edilen melekler,

8 yıl önce Konya da kuran kursunda yaşamlarını yitiren 17 çocuğun sorumlusu bulunamadı, ceza alan kimse olmadı. Umarım aynı sonu, bu yangında yaşamayız,

Bu arada:

 Kamu erkinin ne söyleyeceğini duyar gibiyim

 sorumlular gereken cezayı alacaktır..

Sizce?

Yorumlar 5 yorum