BIST 2.381
DOLAR 15,97
EURO 17,04
ALTIN 952,94

Fatih Terim alerjisi olmak!

Türk futbolunun 2 numaralı adamı hiç tartışmasız Fatih Terim’dir… Amma velakin her zaman başarısız olsunda saldıralım denen adamıda Fatih Terim’dir!.. Neden?

Galatasaray bu sezon büyük bir değişime imza atıp, genç ve geleceğe dönük isimlere yatırım yaparak yola çıktı…

Çok sancılı bir sezon olacağı baştan belliydi!

Ancak geleceği kurtarmak adına zorunluluktu...

Başkan Burak Elmas bunu ancak Fatih Terim gibi camianın ve taraftarın büyük güven duyduğu bir teknik adam ile yapabilirdi…

Yani böyle bir sorumluluğun altına ancak Fatih Terim gibi Galatasaray ile özdeşleşmiş,Galatasaray için bir teknik direktörden çok daha fazlası olan bir isimle girebilirdi…

Girdi de!

Ligde ilk yarıda umduğunu bulamadı ama Avrupa kupalarında yenilgisiz 16’ya kalmasının önemli bir başarı olduğunu söylemek gerekmez mi?

Belki yarı final…

Belki final…

Neden olmasın?

Şimdi gelinen noktada Galatasaray camiasının içinde veya dışında birtakım çevreler, her daim alışkanlık haline getirdikleri gibi “Kurt sisli havayı sever” misali Fatih Terim’e saldırmaya başladı…

Algı operasyonları devreye girmiş!

Yok efendim yönetimce istenmiyormuş!

Kim o yönetim?

Kim kimi istemiyor?

Neden?

Bugün yönetici koltuklarında oturanlar, Burak Elmas’ın seçimi kazanmasındaki en önemli etkenin Fatih Terim’le yola devam etmek istemesi olduğunu bilemeyecek kadar Galatasaray’dan uzaklar mı?

Hala anlayamadılar…

Fatih Terim gider kalır hiç önemli değil…

Hep de öyle olmadı mı?

Fatih Terim Galatasaray için sadece bir teknik direktör değildir…

Çok daha ötesidir…

Fatih Terim;

Ne bir Sergen Yalçın…

Ne bir Şenol Güneş…

Ne bir Aykut Kocalan …

Ne bir Rıza Çalımbay değildir…

Galatasaray’da geçen koca bir ömürdür…

Türkiye’de Galatasaray dışında bir takımıçalıştırmamıştır. Kendisine Beşiktaş ve Fenerbahçe’den teklif geldiği yılları herkes iyi bilirki “Ben Galatasaraylıyım” diyerek görüşme dahi yapmamıştır.

Bazı yöneticiler bilir mi bilmem!

Yaşları daha genç olabilir!

Fatih Terim…

8 Temmuz 1974’te Adana Demirspor’dan Galatasaray’a geldi…

O gün bugün Galatasaray’da… (Türk futbolunu gururlandırdığı Milan ve Fiorentina yılları hariç)

Yani 1974’ten 2022’ye uzanan büyük bir sevda…

48 yıl olmuş!

Koca bir ömür…

Fatih Terim Galatasaray’a geldiğinde daha dünyaya gelmemiş olanların bugün Galatasaraylılık adı altında Fatih Terim’i istemedikleri yönündeki dedikodulara fırsat vermeleri üzüntü vericidir…

Galatasaray’da hayal denilen bütün şampiyonlukları gerçeği dönüştürmüş, UEFA kupasını kazanmış, futbol dünyasının tanıyıp bildiği, yakın ilişki içinde olduğu ve büyük saygı duyduğu bir teknik adamı konuşuyoruz!

Fatih Terim’in Türk futbolunun Avrupa’ya açılan penceresi olduğunu kim inkar edebilir ki!

Geçen yıl iki gol averajı ile şampiyonluğu kaçıran,bu yıl da kadroda devrim niteliğinde değişim yapan, ligdeki başarısızlığın yanında UEFA kupasında Türkiye’nin gururu bir takımı ortaya çıkaran bir teknik direktör gerçeği var…

Ligdeki başarısızlığı üzerine atıp tutanlara sormak gerekir; “Bu takımın Avrupa’da bu başarıyı elde edeceğini hayal dahi etmiş miydiniz?”

Hem de Lazio, Marsilya, S.Moskova gibi Şampiyonlar Ligi grubunu yenilgisiz lider bitirmesini hayal etmiş miydiniz?

Bakın…

M. United için Alex Ferguson neyse Galatasaray için de Fatih Terim odur!

İster çalışır ister çalışmaz…

O nedenle Fatih Terim G. Saray için bir teknik direktörden çok daha fazlasıdır..

Öyle olmasa bu kadar ceza alır mıydı?

Öyle olmasa haksızlıklar karşısında böylesine isyan eder miydi?

Öyle olmasa “Bana neci” olurdu…

Neden hep hedef…

Çünkü Galatasaray’ı devirmek isteyen önce Fatih Terim’i devirmek zorunda…

Bu bir realite…

Yani…

Fatih Terim’i iyi tanımak gerekir…

Fatih Terim adı Galatasaray ile özdeşleşmiştir…

Et ve tırnak gibidir…

Yarım asırlık bir baba oğul ilişkisi gibidir…

Metin Oktay’ın kolundan tutup Adana’dan getirdiği bir cesur adamdır da…

Eğilmez…

Biat etmez...

Bükülmez…

Emir almaz…

Taviz vermez…

Doğru bildiğini yapar…

Olduğu ve göründüğü gibidir…

Söylerken, yaparken, karar verirken o  şunu yazar bu yazar diye asla düşünmez...

O şunu yazmasın bu şunu söylemesin diye  gazeteci ile oturup kahve falı bakmaz!

Adamdır..

Dürüstlüğüne kimse laf söyleyemez…

Hatası yok mu?

Var!..

Haksızlığa  ve başarısızlığa tahammülü yoktur!..

O nedenle patlar!..

Kendine zarar verir!..

Fatih Terim Galatasaray’da çalışır ya da çalışmaz o başka bir konu ama Fatih Terim Galatasaray için  “Allah varlığını eksik etmesin” diye dua edilmesigereken önemli bir futbol adamıdır…

Galatasaray’ın her sıkıştığı, her zora düştüğü,kimsenin çözüm bulamadığı anlarda yetişip kapıları açan ÇİLİNGİRDİR Fatih Terim

Gölge etmeyin!

O Galatasaray’a zarar vermez ama hep gördük ki yönetenler veriyor!

Fatih Terim gider ama ruhu hep Florya’da kalır…

Kaldı da…

Onun için her zora düşüldüğü zaman geri geldi!..

Ama gidenlerin ruhu nerede?

O nedenle nankör olmamak gerek!..

Galatasaray’ı Fatih Terim’den çok daha mı düşünüyorsunuz yoksa!..

Bırakın şu UEFA kupasında yazabildiği kadar tarih yazsın!..

Tamam ligde geri kaldı ama Avrupa'da tarih yazması fiğden daha önemli hale gelmez mi?

Bugüne kadar Galatasaray’da gerçekleri kim yazdı?

Cevabını vicdanı olanlar versin!..