BIST 2.823
DOLAR 17,96
EURO 18,24
ALTIN 1.025,45
HABER /  GÜNCEL

Eşi imamın cinsel organını kesti

Bursa'da yaşayan 42 yaşındaki imam O.K 'nin başka bir kadınla aşk yaşadığını öğrenen eşi çıldırdı

Abone ol

Bursa'nın Kestel İlçesi'nde 38 yaşındaki S.K., kendisini aldattığı iddiasıyla, imamlık yapan eşi 42 yaşındaki O.K.'nın penisini kesti. O.K.'nın kopma noktasına gelen penisi ameliyatla yerine dikildi.

Kestel'e bağlı Gölbaşı Köyü'nde imamlık yapan O.K.'nın uzun süredir kendisini aldattığından şüphelenen 3 çocuk annesi eşi S.K., onu takip etmeye başladı.

İddiaya göre aralarında zaman zaman bu konu gündeme gelse de, O.K. sürekli inkar ederek, bunun doğru olmadığını söyledi. Ancak eşinin söylediklerinden ikna olmayan S.K., oturdukları ilçe merkezinde O.K.'nın bir kadınla ilişkisi olduğunu saptadı ve kadının adresini buldu.

Evde eşi O.K.'ya ilişkide olduğu kadının adını ve adresini söyleyen S.K. onunla tartıştı, hiç olmazsa çocuklarını düşünmesini istedi. S.K., imam eşi O.K.'dan bir daha kendisini aldatmayacağı sözünü aldı. Birkaç gün sonra eşinin sözünde durmadığını söyleyen S.K. ile eşi O.K. arasında yine aynı konuda tartışma çıktı. "O kadınla ilişkimi kestim" diyen imam O.K.'nın gece sahurdan sonra şüphe üzerine cep telefonu kontrol eden S.K., 'Aşkım', 'Bir tanem', 'Özledim seni' yazılı mesajlarını gördü. Çılgına dönen S.K., hemen mutfağa giderek aldığı ekmek bıçağıyla yatak odasına girdi ve uyuyan kocasının penisi kesti. Büyük bir acıyla uyanan imam O.K. çığlıklar atarak can havliyle yardım isteyince, imdadına aynı apartmanda oturan imam komşuları yetişti.

Ambulansla hemen Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'ne kaldırılan imam O.K.'nın penisinin kesilen bölümünü küçük bir parçanın tuttuğu görüldü. Yapılan ilk müdahalenin ardından imam O.K., kesilen penisinin dikilmesi için Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan ameliyatla O.K.'nın penisini yerine diken doktorlar, tedavinin bir sürdüğünü, işlevi kaybedip kaybetmediğinin sonra belli olacağını söyledi.

Eşinin penisini kesmek suçlamasıyla gözaltına alınan S.K. sorgusunun ardından sevk edildiği adliyede tutuksuz yargılamak üzere serbest bırakıldı.

Bursa Müftülüğü ve Kaymakamlık, eşi tarafından penisi kesilen imam O.K. hakkında ayrı ayrı idari soruşturma başlattı.

Bu arada imam O.K.'nın Gölbaşı Köyü imamlığı görevinin yanında Kestel ilçesinde eşi S.K.'nın üzerinde görünen bir akaryakıt istasyonunun sahibi olduğu ileri sürüldü.

O DEHŞET ANLARININ FAİLİ BELLİ OLDU

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]İstanbul Bağdat Caddesi'ndeki Mado Kafe'de, 8 Kasım 2010 tarihinde, 85 yaşındaki engelli Aytekin Yücel'in düştüğü yerden kalkamadığı için yanarak ölümüne neden olan yangının, künefe pişirilmesinde kullanılan 220 gramlık tüpün aşırı ısıdan patlaması sonucu çıktığı belirlendi.

Habertürk'ün haberine göre savcılık, bilirkişi tarafından kusurlu bulunan künefeyi pişiren garson Yılmaz Erkan ile kafenin müdürü Tanju Kara hakkında 'tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüm ve yaralanmalara' sebebiyet vermek suçundan dava açmaya hazırlanıyor.

Soruşturma kapsamında savcılık tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti raporunu hazırladı. Raporda yangının 220 gram olan ve künefe pişirilen tüpün ısıdan genleşerek patlaması sonucu çıktığı belirtildi.

Ocağın patlamasının ardından 6 ocağın daha patladığı, çıkan yangının mutfaktaki 12 kilogramlık tüplerin patlamasıyla da facianın arttığı bildirildi. Olaydan sorumlu tutulan garson Yılmaz Erkan ifadesinde "Künefe pişirirken başka işlerle uğraşıyordum. Birden alevlerin yükseldiğini gördüm. Müşterileri ve arkadaşlarımı dışarı çıkardım. En son ben çıkarken patlamalar oldu" demişti.

DAVUL ÇUBUĞU ÜNLÜ BATERİSTİN BAŞINI YAKTI

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Cengiz Baysal, konserde iddiaya göre fırlattığı baget avukat Çiğdem Kılıç'ın gözüne gelince mahkemelik oldu. Kılıç'ın "gözüm yaralandı" şikâyeti üzerine Baysal hakkında 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı

Türkiye'nin ünlü rock grubu Grup Duman'ın dünyaca ünlü bateristi Cengiz Baysal hakkında, 2010 yılında ODTÜ konseri sırasında elindeki bageti fırlatarak, seyirciler arasındaki Ankara Barosu avukatı Çiğdem Kılıç'ın sol gözünden yaralanmasına neden olduğu iddiasıyla, 4 aydan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldığı ortaya çıktı.
Ron Affif, Nguyen Le, Dave Samuels, Eve Cornelius, Chip Crafword, Paula West gibi müzisyenlerle çalışan, Avrupa'nın birçok ülkesinde konserlerde yer alan Baysal, Los Angeles'ta "Musicians Institute" okulunda öğretim üyeliği yaptıktan sonra Türkiye'ye döndü. 2007'den bu yana Grup Duman'ın bateristliğini yapan Baysal'ın yargılanmasına adli tatilin ardından Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nde başlanacak.

'Atmadım' dedi
Baysal'ın yargılanmasına neden olan olay, 12 Mayıs 2010'da meydana geldi. Grup Duman, ODTÜ Stadyumu'nda bir konser verdi. Konserin bitimine doğru Baysal, bagetini seyircilere doğru fırlattı. Ancak, Baysal'ın fırlattığı baget, konseri izlemeye gelen yüzlerce izleyici arasındaki Çiğdem Kılıç'ın sol gözüne isabet etti. Kılıç, konserden bir gün sonra Çankaya Polis Karakolu'na giderek, şikayetçi oldu. Kılıç, Baysal'ın attığı bagetle yaralandığını, davacı ve şikayetçi olduğunu söyledi. Baysal ise ifadesinde bagetini fırlatmadığını öne sürerek, suçlamayı kabul etmedi. Adli tıpa sevkedilen Kılıç'a verilen kati doktor raporunda, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralandığı belirtildi.

TAKSİRLE YARALAMAK

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kılıç'ın şikayeti üzerine yürüttüğü soruşturmayı bir süre önce tamamlayarak, Baysal hakkında "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak" suçundan 4 aydan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi, bu iddianameyi kabul etti. Baysal'ın yargılanmasına adli tatilden sonra başlanacak.
Baysal'ın hayranları tarafından hazırlanan sitede yer alan bilgilere göre, Baysal'ın çalıştığı müzisyenler arasında Ron Affif, Kerem Görsev, Aydın Esen, Mercan Dede, Okay Temiz, İlhan Erşahin, Emin Fındıkoğlu, Tuna Ötenel, Nguyen Le, Dave Samuels, Eve Cornelius, Chip Crafword, Audio Fact Grubu, Ali Perret, Tiger Okoshi, İmer Demirer, Paula West gibi isimler bulunuyor.
Baysal, 1998-1999 yıllarında Los Angeles'da "Musicians Institute" okulunda öğretim üyesi, "Los Angeles City College" okulunda ise "Advisory Board" üyesi olarak görev aldı.

DUMAN GRUBUNA EŞLİK EDİYOR

Ünlü baterist Cengiz Baysal, Blue Note (Newyork), Bimhouse (Amsterdam), North Sea Jazz, Montreux Jazz, Jazz a Vienne, Rhythm Sticks (Londra), Ethnosur, Ethnomalaga (İspanya), Moers (Almanya), Jazzy Spring in Bucharest, Viyana O.R.F. ve Joe Zawinul's Birdland konser etkinliklerinde yer aldı. Baysal, ilk solo albümü olan "Yıldızların Üstünde"yi Kasım 2003'te çıkardı. Albüm, Jazz dergisi okuyucu anketinde en çok beğenilen CD'ler listesinde yer aldı. Baysal, ikinci albümü olan "Candy and Milkshake"i 2006 Ağustos ayında çıkardı. Duman grubunun albüm kayıtlarında yer alan Baysal, Şubat 2007'de Alen Konakoğlu'nun askere gitmesi nedeni ile konserlerde gruba eşlik etmeye başladı. 

PARKTA BULUNAN CESET HERKESİ ŞOK ETTİ

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Ankara Mamak'ta Saime Kadın Parkı içerisinde sabah saatlerinde bir erkek cesedi bulundu.

Sabah işe gitmek için parkın hemen yanındaki otobüs durağına gelen vatandaşlar parkın içerisinde sırt üstü vaziyette hareketsiz şekilde duran bir şahıs gördüler. Olayı önce polise hemen ardından ise 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirdiler.

Olay yerine gelen sağlık ekiplerin kontrolünün ardından şahsın ölü olduğu anlaşıldı. Şahsın kıyafetlerinin pejmurde olduğu gözükürken bir kolunun ise havada durması dikkat çekti.

Polis ekipleri görgü tanıklarının ifadesine başvurduktan sonra parkın etrafına emniyet şeridi çekti. Polis şahsın kimlik bilgisine ulaşamadı. Şahsın sokaklarda yaşayan sahipsiz biri olduğu iddia edildi. Şahsın üstü önce yeşil bir örtüyle örtülürken kalan açık kısımları ise gazete parçalarıyla kapatıldı. Durum savcıya intikal ettirildi. Savcılığın incelemesinin ardından ceset Adli Tıp'a götürülecek. Şahsın ölüm nedeni otopsi incelemesinin ardından ortaya çıkacak. 

11 AYLIK BEBEK KAYNAR SU KURBANI

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

İzmit'in Topçular Mahallesi'nde kahvaltı sırasında üzerine kaynar çay suyu dökülen, 11 aylık kız bebek yaşamını yitirdi

Olay, Cedit Sokak'ta oturan Yasin Kırtay'ın evinde meydana geldi. Yasin Kırtay ile eşi Funda Kırtay, bir hafta önce evlerinde kahvaltı yaparken 11 aylık olan çocukları Saadetsu Kırtay, anne ve babanın bir anlık dalgınlığı sırasında, içinde kaynar su bulunan çaydanlığı devirdi.

Talihsiz bebek kaynar suyla haşlanırken, hemen Kocaeli Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Buradaki ilk müdehalenin ardından Derince Devlet Hastanesi'ndeki yanık ünitesinde tedavisi süren bebek 6 gün sonra öldü.
 

İÇİME BİR SIKINTI GELDİ DEDİ VE...

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

İzmir'in Alsancak Semti'nde 23 yaşındaki S.D. canına kıymak için denize atladı. 4 gün önce de denize atlayıp intihara teşebbüs eden genç kız, deniz polisi tarafından sudan çıkartıldı.

S.D.'nin ilk ifadesinde "İçime bir sıkıntı geldi, denize atlayıp canıma kıymak istedim" dediği öğrenildi.

Bugün saat 01.30 sıralarında Alsancak Vapur İskelesi yakınındaki çimlerde oturan vatandaşlar, bir kişinin denize atladığını görünce durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen deniz polisi, suda çırpınan S.D.'yi bota aldıktan sonra Kantar Polis Merkezi'ne getirdi. 4 gün önce de aynı yerden denize atlayıp canına kıymak isteyen S.D.'yi hastaneye kaldırmak için 112'den yardım isteyen polis ekipleri, bir süre ambulans bekledi. Bölgedeki tüm ambulansların vakada oldukları ve gecikeceklerinin öğrenilmesi üzerine bilinci açık olan S.D. Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi'ne polis otosuyla götürüldü.

Sağlık durumu iyi olan S.D.'nin, anne ve babasının yaklaşık 20 yıl önce ayrıldığı öğrenilirken, polise verdiği ilk ifadesinde, "İçime bir sıkıntı geldi denize atlayıp canıma kıymak istedim" dediği öğrenildi. S.D.'nin kendisini tedavi eden sağlık görevlilerine de "Beni niye kurtarıyorsunuz, ben ölmek istiyorum" dediği belirtildi 

ÜÇ KAFADARIN KORKUNÇ ÖLÜM OYUNU...

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Aynı otomilde bulunan 3 arkadaş, önlerinde giden kamyona arkadan iddia üzerine arkadan çarptı.

Hurdaya dönen araçtan hafif sıyrıklarla kurtulan 3 arkadaştan sürücü 19 yaşındaki Kemal Başkal, arkadaşları ile iddialaştıktan sonra önlerinde seyreden kamyona nasıl çarptığını anlattı.

Kaza, dün gece sabaha karşı saat 03.00 sıralarında Antalya- Burdur karayolu üzerinde meydana geldi. Kemal Başkal, arkadaşları 20 yaşındaki Bekir Oğuz ve 18 yaşındaki Barış Can Baktimur'u da 07 HP 904 plakalı otomobiline alarak Kepezüstü Mevkii'ne çıktı. Yolda seyreden otomobil, 46 yaşındaki Hüsamettin Alkan yönetimindeki 07 CPF 52 plakalı kamyona arkadan çarptı. Hurdaya dönen otomobildeki sürücü ve iki arkadaşı, kazayı hafif sıyrıklarla atlattı.

SÜRÜCÜLER ANLATTI

Otomobil sürücüsü Kemal Başkal, kamyona arkadan nasıl çarptığını olay yerine gelen polis ekiplerine anlattı. Araç içerisinde bulunan arkadaşlarıyla 'Kamyona çarpmaya var mısın, yok musun' diye iddialaştığını belirten Kemal Başkal, iddia üzerine önünde giden kamyona arkadan çarptığını söyledi.

Çarpışmanın şiddetli olduğunu belirten kamyon sürücüsü Hüsamettin Alkan da kaza anını "Bir an deprem oluyor sandım" diye anlattı.

ANTALYASPOR FORMASINI ALDI

Kazanın ilk şokunu atlattıktan sonra hürdaya dönen otomobilden ısrarla özel eşyalarını almaya çalışan Kemal Başkal, kazanın şiddetiyle etrafa saçılan eşyalarını bir araya getirip, içlerinden sadece Medicalpark Antalyaspor formasını özenle poşetine koyarak yanına aldı.

3 hafif yaralı, Antalya'daki çeşitli hastanelere götürülürken, polis kazayla ilgili soruşturma başlattı. 

BAYBURT'TA FECİ KAZA

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN...

[PAGE]Bayburt'ta kamyonla çarpışan otomobilde 3 kişi yaşamını yitirdi.Kaza dün gece saat 02.30 sıralarında Bayburt'un Maden Köyü yakınlarında meydana geldi.

Erzurum yönüne giden Uskan Yılmaz yönetimindeki 06 AE 313 plaklı otomobil, karşı yönden gelen ve sürücüsünün kimliği henüz öğrenilemeyen 55 K 6114 plakalı kamyonla çarpıştı.

Kazada otomobil sürücüsü Uskan Yılmaz (24) ile aynı araçta bulunan Erdoğan Yılmaz (52) ve Beyhan Sezer (24) hayatını kaybetti. 

ULUS BEBEĞİ KAÇIRAN ZANLILAR YAKALANDI

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Bitlis'in Tatvan İlçesi'ndeki Kadın Doğumevi ve Çocuk Bakım Hastanesi'nden, 20 ay önce Ulus bebeği kaçırdığı iddiasıyla gözaltına alınan 4 kişiden 2'si tutuklandı.

Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucu Ulus bebek, kaçırıldıktan 20 ay sonra Tatvan'ın Benekli Köyü'nde bulundu. Bebeğin kaçırılması ile ilgili olarak 4 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki sorgularının ardından dün gece savcılığa sevk edilen 4 kişiden bebeği kaçırdıkları iddiasıyla mahkameye çıkarılan G.Ş. ile eşi M.Ş. tutuklandı. Diğer 2 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Bitlis Cezaevi'ne konulan G.Ş. ile eşi M.Ş.'nin 17 gün önce resmi nikah yaptırdıkları ve Ulus bebeğe de Murat adını koydukları belirlendi.

GERÇEĞİ DNA ÇÖZECEK

Gülden Ş., bebeğin kendi çocuğu olduğunu söyledi. Bunun üzerine DNA testi için bebek ve her iki aileden kan örnekleri alındı.

Doğum sancıları başlayınca 25 Ocak 2010'da Tatvan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'ne kaldırılan Hülya Ulus, normal doğumla bir erkek bebek dünyaya getirdi. Bebek kusma ve bulantı şikayeti nedeniyle çocuk uzmanı tarafından hastanenin yenidoğan servisine yatırıldı.

Bir süre sonra gelen bir kadın henüz adıl bile konulmayan bebeği emzireceğini söyledi. Hemşire de bu kadının bebeğin annesi olduğunu sanarak teslim etti. Bebeği alan kadır ortadan kayboldu. Yeni doğan servisine bebeğini emzirmek için gelen Hülya Ulus, bebeği bulamadı. Hemşirenin bebeği emzirmek üzere bir kadının aldındığını söyleyince bebeğin kaçırıldığı ortaya çıktı.

Hülya ve İrfan Ulus kaçırılan bebeklerini bulunması için çalmadık kapı bırakmadı. Aile, bebeğin bulunmasını sağlayana 30 bin lira ödül vaadinde bulundu. Aradan 20 ay geçtikten sonra müjdeli haber bugün geldi. Bitlis Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uzun süreden beri sürdürdükleri titiz çalışma sonucu Ulus bebeğin izini buldu.

Polis, hastanede o dönemde yenidoğan bebeklerden alınan topuk kanlarını tek tek incelemeye aldı. Bir süre sonra Ulus bebek kaçırılan aile tarafından tedavi için hastaneye getirildi. Ulus bebekten başka bir hastalığı için alınan kanla, daha önce alınan topuk kanı uyuşunca polis, operasyon için düğmeye bastı.

Bunun üzerine Emniyet Müdürlüğü ekipleri Bitlis'te bebeği kaçırdığı iddia edilen Gülden Ş.'nin Tatvan İlçesinin bir köyündeki evine baskın yaptı. Bebeği alan polis, Gülden Ş. ile aynı aileden 3 kişiyi gözaltına aldı. Polis, bebeğin bulunduğu müjdesini anne Hülya ve baba İrfan Ulus'a bildirdi.

HUKUKİ SÜREÇ BAŞLADI

Bebeğin bulunmasının ardından Gülden Ş., bebeği kaçırmadığını, kendi çocuğu olduğunu söyledi. Bunun üzerine hem bebek devlet korumasına verildi ve Gülden Ş.'den hem de Hülya ve İrfan Ulus çiftinden kan örnekleri alındı. Bebeğin Ulus çiftinin kaçırılan çocukları olup olmadığı yapılacak DNA testiyle ortaya çıkacak.

Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada polisin çok titiz bir çalışma sonrası bebeğin izini bulduğunu söyledi. Vali Yılmaz, "Bebek devlet koruması altında. Bundan sonra mahkeme sonucunu bekleyeceğiz. Kaçırılma olayından sonra gelen tüm istihbarat değerlendirildi. Bu çalışma neticesinde Tatvan'da bir ailede Ulus bebeğin tespitini yaptık. Ancak yine kanunlar çerçevesinde bilimsel ve tıbbi olarak bebeğin Ulus bebek olduğu tespit edilecek. Her iki ailede olayı takip ediyor. Mahkemenin kararı doğrultusunda çocuğu gerçek ailesine teslim edeceğiz" dedi.

KUCAĞIMA ALIP DOYA DOYA KOKLAMAK İSTİYORUM

Anne Hülya Ulus, 20 ay sonra bebeğinin bulunmasının kendisini çok mutlu ettiğini ve DNA sonucunu dört gözle beklediğini söyledi. Hülya Uslu, "Bu sevincim kelimelerle anlatılacak olay değil. Bir anne olarak 20 aydır gözlerim hep yolda. Allah bu mübarek günde yavruma kavuşmayı nasip etti. Eşimle birlikte çok mutluyuz. Biran önce bebeğimi kucağıma alıp doya doya koklamak istiyorum" dedi. 

ÖĞRENCİLERE TACİZİN CEZASI BELLİ OLDU

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde girdiği ilköğretim okulunda 7 kız öğrenciyi elle taciz ettiği öne sürülen sanık, toplam 11 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık İdris Düzdemir ile avukatı Süleyman Çetin ile mağdur çocukların avukatları Umutcan Özok ve Serkan Açıkgöz katıldı. Avukatlar Özok ve Açıkgöz, sanığın işlediği suçtan dolayı cezalandırılmasını talep etti.

Sanık avukatı Çetin ise Yargıtay içtihatlarına göre isnat edilen suçların oluşmadığını belirterek, "Çünkü mağdurelerin beyanları çelişkilerle doludur. Olayın görgü tanıkları da bulunmamaktadır. Sanık zaten 2 mağdureye karşı eylemini kabul etmiştir. Bunların dışında kalan suçlardan müvekkilimin beraat etmesini talep ediyorum" diye konuştu.

Son sözü sorulan sanık Düzdemir ise suçsuz olduğunu ifade ederek, "Beraatimi istiyorum ve avukatımın beyanlarına katılıyorum" dedi.

Kararını açıklayan mahkeme hakimi, ilköğretim öğrencileri E.K, Y.Ç, H.B, S.G. ve Ş.Ç'ye karşı "basit cinsel istismar" suçunu işlediğine hükmettiği sanığı toplam 11 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Hakim, B.G. ve S.O. adlı öğrencilere karşı ise suç oluşmadığına hükmetti.

Duruşmada kararın okunması sırasında sanığın gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü.

Cumhuriyet Savcısı Ayhan Memük'ün hazırladığı iddianamede, 19 Ekim 2010 tarihinde bir ilköğretim okuluna giden sanığın, burada 7 çocuğa elle cinsel tacizde bulunduğu belirtiliyordu.

ERKEKLERİN TACİZİ DUL KADINI ERKEK ETTİ

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Erzurum'da 28 yaşında dul kalınca erkeklerin tacizinden kurtulmak için saçlarını kısacık kestirip erkek kıyafetleriyle dolaşmaya başlayan Sona Polat, 50 yıl erkek gibi yaşadı. Erkek gibi yaşayan Polat kadın gibi defnedildi.

Mahallebaşı semtinde uzun yıllar yaşayan ve semt çocuklarının hem dedesi hem ninesi olan 78 yaşındaki Sona Polat, 50 yıl önce dul kalınca erkeklerin tacizinden kurtulmak için saçını erkek gibi kestirip erkek kıyafetleri giymeye başladı. Hayatını bu şekilde sürdürmeye devam eden Polat, Sergender Sokak'taki bir gecekonduda kendisi gibi kimsesiz olan 3 çocuklu dul Hatice Taşdemir ile birlikte aynı evi paylaştı. Görünümüyle, saç tıraşıyla erkekten farksız olan Polat, hayatını erkek gibi yaşayarak sürdürdü.

Sona Polat, 48 yıl önce dul kalınca tacizden korunmak için saçlarını kestirip, erkek kıyafetleri giydi. Çevresinde 'Suna Dede' olarak anılan Suna Polat, hayatını çeşitli işlerde çalışarak sürdürdü. Çocuğu olmayan ve son dönemlerinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'ndan yardım alan Sona Polat, bir süre önce rahatsızlandı ve önceki gün komşuları tarafından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Polat, Abdurrahman Gazi Mezarlığı'nda defnedildi.

TÜRK DAMAT BERLİN'DE DEHŞET SAÇTI

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]Eski damat Berlin'de eski karısı, karısının iki kardeşi, karısının annesi ve karısının eniştesinin bulunduğu arabaya kurşun yağdırdı.

Anne Nevin Çaçan ve kızı Leyla kaldırıldıkları hastanede yaşamlarını yitirdiler. Ağır yaralanan ailenin oğlu Ferit Çaçan ise hemen ameliyata alındı ve hayati tehlikesi devam ediyor. Saldırganın eski eşine ve ölen Layla Çaçan'ın kocasına kurşun isabet etmediği kaydedildi.

Olay 4 ağustos sabahı, Türklerin yoğun olarak oturduğu Wedding semtinde meydana geldi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Feride Çaçan'ın eski eşi M.Y, Çaçan ailesinin içerisinde bulunduğu araba park yerinden çıkarken, arabaya yaklaştı ve ardı ardına ateş etti. Kurşunların çoğu çocuklarını kurtarmak için üstlerine kapanan annenin başına ve bedenine isabet etti. Yine Leyla Çaçan, başından ağır yaralanırken arabayı kullanan Ferit' de vücuduna isabet eden kurşunlarla yaralandı.

Berlin polisi basın sözcüsü Thomas Neuendorf, Wedding semtinde bir arabaya defalarca ateş edildiği ihbarını aldıklarını ve olay yerine geldiklerinde 3 ağır yaralı şahısla karşılaştıklarını ve bunların hemen ambulansla hastaneye kaldırıldığını söyledi. Neuendorf, "İçerisinde 5 kişinin bulunduğu arabaya defalarca yandan ateş edilmiş. Saldırıdan yara almadan kurtulanların ifadelerine göre ailenin saldırganı tanıdığını biliyoruz. Saldırının sebebinin ise aile içi ilişkilerden kaynaklandığını söyleyebiliriz dedi.

Olayın görgü tanıklarından Fikret Ayaz, evdeyken kurşun seslerini duyduğunu ve pencereden dışarıya baktığında bir şahsın arabaya ateş ettiğini gördüğünü söyledi. Ayaz deri ceketli, genç birisinin saldırıyı gerçekleştirdikten sonra yürüyerek olay yerinden uzaklaştığını sözlerine ekledi.

TERK EDİLEN KADININ İNTİKAMI ACI OLDU

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Adana'da kendisini terk eden 7 yıllık sevgilisi M.A.'yı (31) kaçırtarak işkenceyle 350 bin TL'lik senet imzalattığı iddia edilen Zeynep Ç. (30) ile akrabası 4 kişi gözaltına alındı

İddiaya göre, Mersin Üniversitesi'nde okurken tanışan ve birbirlerine aşık olan M.A. ile Zeynep Ç. okul bittikten sonra Adana'da ev tutup birlikte yaşamaya başladı. Genç kadın PTT'de işe girdi, sevgilisi de bilgisayar ve elektronik ürünleri satış mağazası açtı. Ancak M.A., 7 yıldır birlikte olduğu Zeynep Ç.'yi geçen ay terk ederek ailesinin evine döndü.

Terk edilmeyi kabullenemeyen Zeynep Ç. durumu bir bankada çalışan eniştesi M.E. (43) ile akrabaları Çukurova Üniversitesi'nde öğrenci olan E. Ç. (22), matematik öğretmeni V. Ç. (24) ve S. K.'ye (25) anlattı.

KAÇIRIP İŞKENCE YAPTILAR

Aralarında yaptıkları görüşme sonrasında M.A.'ya ders verme kararı alan aile, onu konuşma bahanesiyle bir AVM'nin otoparkına çağırdı. Otoparkta buluştukları M.A.'yı tabancayla tehdit eden şüpheliler, otomobile bindirip Zeynep Ç. ile birlikte yaşadıkları eve götürdü. İddiaya göre el ve ayaklarını sandalyeye bağladıkları M.A.'yı demir çubuklarla döven şüpheliler, M.A.'nın çıplak görüntüsünü de çekti. Eski sevgilisine yapılan işkenceyi izleyen Zeynep Ç. görüntüleri internette yayınlayacakları tehdidinde bulunarak polise gitmemesini söyledi. M.A.'nın bu güne kadar yaşadığı ilişkiye karşılık olarak 350 bin liralık senet imzalatan zanlılar, cebinde bulunan 700 lira parası ile cep telefonunu da aldı. Yediği dayaktan kendinden geçen M.A.'yı otomobile bindiren gaspçılar, özel bir hastanenin bahçesine atıp kaçtı.

MERSİN'DE YAKALANDILAR

Acil serviste tedaviye alınan M.A.'nın olayı anlatması üzerine harekete geçen Gasp Bürosu ekipleri, şüphelileri tatil için gittikleri Mersin'de düzenledikleri operasyonla yakaladı. Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgularında suçlamayı kabul etmeyen zanlılar, senedi Zeynep Ç.'ye olan borcuna karşılık M.A.'nın kendi isteğiyle verdiğini ileri sürdü. İşkence yaptıkları iddiasını da kabul etmeyen şüpheliler 'yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, zorla senet imzalatma, özel hayatın gizliliğini ihlal, adam kaçırma ve şantaj' iddiasıyla adliyeye sevk edildi.

ÖNCEKİ HABERLER
Kıbrıs'ta yeni kabine görev başında
Kıbrıs'ta yeni kabine görev başında
Fenerbahçe'de isyan bayrakları çekiliyor
Fenerbahçe'de isyan bayrakları çekiliyor
Kocaeli'de cinayet gibi kaza
Kocaeli'de cinayet gibi kaza
Atletico'lu futbolcunun ödü koptu
Atletico'lu futbolcunun ödü koptu
Biri can çekişti diğeri fotoğraf çekti
Biri can çekişti diğeri fotoğraf çekti
Kaplumbağa kediyi canından bezdiriyor (video)
Kaplumbağa kediyi canından bezdiriyor (video)
11 Eylül anıtı 11 Eylül'de açılacak
11 Eylül anıtı 11 Eylül'de açılacak
Kewell yeni takımıyla anlaşmak üzere
Kewell yeni takımıyla anlaşmak üzere
Komutanın starları kıskandıracak isteği
Komutanın starları kıskandıracak isteği
Kudüs'te yer adları üzerine kopan kavga
Kudüs'te yer adları üzerine kopan kavga