YAZARLAR

Eğitimdeki hali pür melalimiz: Bir ileri iki geri

Bakın bakalım insan olmamış ya da insanlıktan çıkmış onlarca makam sahibi, şöhret budalası, siyasi manevracı görmeyecek misiniz?

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Uzun zamandır eğitimde çuvalladığımız yıllar münasebeti ile yazılar kaleme aldım. Bu minvalde son günlerde eğitim sisteminden kaynaklı birtakım hataları dilimize pelesenk, kalemimize mürekkep etmiş durumdayız. Etmek durumunda bırakıldığımız için bu böyle oluyor.

Şehir Üniversitesi meselesini duymayan, okumayan, yazmayan kalmadı. Ama bir adım geri atılmış durum mevzubahis bile değil.

Komedi haline dönüşen bu fotoğraf sanki mizansen üzerinden hareket ediliyormuş izlenimi veriyor.

Veli toplantısı münasebeti ile iştirak etmiş olduğum okulda eğitimciler çocukların birbirleri ile yarış halinde olmadıklarını, kim daha fazla soru çözecek diye bir kaygılarının olmadığından dem vurarak; “Bu süreç bir yarış sürecidir, dolayısı ile bu yarışta finale kalabilmeleri için yarış kültürünü anlatmaya çalışıyoruz ama çocuklarınız bizleri dinlemiyorlar” şeklinde velilere evlatlarını şikâyet ettiler!

Eğitim bir yarış mıdır? Evlatlarımızı yarışa mı hazırlıyoruz? Eğitim sisteminin duçar kalmış olduğu bu durum sizce de vahim değil mi?

Finlandiya gibi dünyanın en müreffeh ülkesi eğitimi adeta bir oyuna dönüştürürken bizim bu işi “tavşan kaç, tazı tut” misali bir yarışa dönüştürmemiz ne ile izah edilebilir acaba?

Eğitimdeki durumumuzu mehter takımı mecazı ile ifade etmek isterdim ama mehter takımı bile “iki ileri bir geri” gider. Oysa biz eğitimde “bir ileri iki geri” modundayız.

Toplumlarda istikrarın ve kültürün aktarılmasında en büyük rollerden birisi eğitimcilerindir. Çocuklarda gelişime ve bilgiye, ilginin oluşturulması, gelecekte büyük ve mutlu bir toplum olabilme gayretinin artmasını sağlayacaktır.

Bu bilinçli algı temelden kazanılan bir beceridir.

Bilginin temelinde inançlara ve kültüre aykırı olmadan kazanılan bilgiler ise kişiyi olduğu noktadan çok daha yüksek noktalara taşıyacaktır.

Teknoloji ile hızla ilerleyen yaşamın içerisinde özellikle gençlerin sıkça karşılaştığı başarı endeksli hayat modelini doğru ve yerinde yorumlayabilme becerisini kazanmalarını amaçlayan bir eğitim sistemi bizi bilinçli bir toplum haline getirecektir.

Günümüzde insanlar başarı odaklı bir yaşam tarzını benimsemiş durumdadır.

Başarının ise sadece tek yönünü gördükleri için istedikleri netice meydana gelmediğinde bunu başarısızlık gibi algılamaktadırlar.

Bu algıyı tersine çevirerek önce başarının ne olduğunu anlayarak anlatabilmek eğitim sistemimizin önceliği olmalıdır.

Zira kişinin yaşamını yönetmesinde algılarının azami derecede rol oynadığını bilimsel gerçekler önümüze koymaktadır.

“Şu şahıs var ya çok para kazandı, büyük adam oldu” derler...

Yani “adam olmak”, bizde ya cebi dolu olmak ya da yüksek bir makamın sahibi olmak ya da sınavlarda dereceye girmek anlamına geliyor.

Beşer olarak adım attığımız dünya hayatında “insan” olabilmenin bir anlamı olmamalı mı?

Cebi para dolu olan, sınavda dereceye giren her kişi ya da mevki sahibi her beşer yoksa “insan” olarak mı algılanıyor?

Sosyal medya çağında yaşıyoruz. Teknoloji parmaklarımızın hemen hareket alanında. Bakın bakalım insan olmamış ya da insanlıktan çıkmış onlarca makam sahibi, şöhret budalası, siyasi manevracı görmeyecek misiniz?

Öyle zamanlar müşahede ettik ki bu ülkede, dünyalıklarını dünyalara sığdıramayanlar tarafından ezildik, ötekileştirildik ve hesap sorulduk.

Oysa dünyalıklarını bir başarı olarak görmeyenler dünyaya dünyalıklarını sığdırmaya çalışanlardan daha kolay hesap verecektir.

İşte asıl mesele bu nüansı anlayarak “eğitilmiş başarının” insan üzerindeki tezahürünü gösterebilmektir. Makamı-mevkii, serveti-şöhreti, rütbesi kıdemi ne olursa olsun, insanoğlu hep âcizdir, aslında.

Dünya malı uğruna, siyasi makam sevdasına, başarı odaklı hak yiyerek soysuzlaşanlar var; hatta namus ve haysiyetini pazarlayanlar bile var!

Şimdi düşünelim lütfen; eğitimsiz bir eğitim sistemi ile gençlerimizi ve geleceğimizi dünyaya satmak için bu kadar sözde fedakârlığa ve yarışa gerek var mı?

Kendi ayakları üzerinde duran, seçimlerini inanç ve kültürel farkındalıkları üzerine yaparak kimliğini kendisinin oluşturduğu bireylerin yetişmesine katkı sağlamak, başarımızın ve eğitim sistemimizin ser tacı olması lazımdır vesselam...

facebook.com/msbeser

twitter.com/msbeser

instagram.com/msbeser

Yorumlar 3 yorum