YAZARLAR

'Eğitim ve kültür'de , ‘kadına bakışta’ başarısızız vesselam!..

Eğitimde milli olmak için, doğru bir müfredat hazırlamak lazım.

GÜNCEL/MTV ZAMMI:MTV zammı günün konusu oldu ve araç sahipleri ateş püskürüyor.Köprülerde/Marmarayda verilen garanti rakamlarına ulaşılmamasınınkarşılığını zaten halk ödüyor, daha fazla sıkmamalı. Memura %4-6verip diğer zamları yüksek tutmak adil olmuyor.  Yeni oran; enaz %6,en çok %10 olarak bekleniyor…

Eğitim-Kültür…

15 yıldır, her bakandan  aynıcümleler duyuldu: “Eğitimde reform yapıyoruz, eğitimde çağatlıyoruz, en iyi müfredatı biz hazırladık, yeni modelde;öğrencilere 'kendini ifade etme', 'mukayese' ve 'yazma' becerisikazandırılması, okul dışı spor, sanat ve sosyal alanlardayeteneklerinin geliştirilmesi ni amaçlıyoruz.”

Eğitime, Cumhurbaşkanı ve  AKParti hükümetleri iyi yatırım yaptığı halde; 6 Bakan, bir çokMüsteşar, Genel Müdür, TTK Başkanı işi çözemedi. Hükümet İHL’lereöncelik vererek işi çözmeye çalıştı. Örnek: “Pendik KızUluslararası Fen ve Sosyal Bilimler Anadolu İmam HatipLisesi.” Uzun zamandır Başarılı özel okullar aşağıya çekildi, oysa,her okulu  başarılı okullar seviyesine yükseltmek amaçolmalıydı. Proje okulları da tutmadı. Öğretmen kalitesine yatırımhiç yapılmadı. “Bilgi genişliği fazla, ama bilgi genişliğiderin olmayan” öğretmenler yetiştirilmeye devam edildi.Son yıllarda yüksek makamlara İHL mezunları getiriliyor. Sonatanan, ÖSYM Başkanı gibi…

Karar Gazetesi köşe yazarıY.Z.Cömert’in,

Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Gila Benmayor’un, 

ve Yenişafak Gazetesi YazarıY.Kaplan’ın 

Hep yazıyor(lar)uz, işin doğrusumutlaka raporlarda vardır ve arşivlerde açılmasını,değerlendirilmesini beklemektedir. Eğitimde, dünya üzerinde en iyikabul edilen Fin Eğitim Sistemi’ne bakmak   ve bize uyanyanlarını almak  bile işi çözecektir.

Cumhurbaşkanımızın son  üçyılda, eğitim üzerine söylediklerini aşağıda veriyoruz. Söylemlerbenzer/aynı, ama uygulamalar  hayal kırıklığı yaratmış. Bizde hak veriyoruz…

1/ “Cumhurbaşkanı Recep TayyipErdoğan, ‘Ülke olarak çok önemli mesafeler kat ettik. Ancak busüreçte iki alanda, eğitimde ve kültürde hedeflediğimiz noktayagelemediğimizi üzülerek söylemek istiyorum. Eğitimde altyapıyıgüçlendirdik. Eğitimin, öğretimin içeriği konusunda çocuklarımızımedeniyet tasavvurumuza uygun şekilde yetiştirme konusunda aynışeyi söyleyemiyorum. …..Müfredatı süratle geliştirmemiz,zenginleştirmemiz lazım. Bunu yaptığımız zaman gençliğimiz çokfarklı şekilde gelişecektir. Kültür alanında da yapılmakistenenle yapılması gerekenler arasında çok ciddi fark var.Türkiye'nin diğer alanlarda ihtiyaçlarının büyüklüğü, milletimizingırtlağına dayanan sıkıntıları çözme gayreti böyle şekillendirdi.Ama daha fazlasını yapabilirdik. Şimdi önümüze bakacağız.Önümüzdeki yıllarda eğitim ve kültür alanında bir seferberlikiçinde ilerlemeliyiz. Özellikle STK'larda güzel gelişmelerimiz var.Yük yüklenerek onların da katkıda bulunması gerekiyor. Çok büyükgörevler düşüyor.’ dedi.” (Basından/26.12.2015) 

13 yılda eğitim ve öğretimeverdikleri öneme dikkat çekti. Erdoğan, ‘Göreve geldiğimizde millibütçemizin birinci sırasında savunma vardı. Biz onu gerilere attık,birinci sıraya eğitimi çıkardık. Personelde birinci sırayaöğretmeni çıkardık. Niye? Eğer eğitimde, öğretimde başarılıolamazsanız hiçbir şeyde başarılı olmanız mümkün değil.’dedi.”(Basından/24.03.2016) 

Müfredat..

Evet, sorun, ‘eğitime siyasalbakıp’, gerektiği şekilde ele almamaktan geçiyor. Değişenmüfredatta yapılan yanlışlıklar, Barzani sayesinde gündemdenşimdilik düştü. Ama, yanlış her zaman yanlıştır ve gerçeklerinzamanla ortaya çıkmak gibi bir özelliği vardır.

Hatanın büyüğü, ‘aynı kafa yapısındaolanların’ ülkenin müfredatını yapıyor olması. Dünde böyleydi,bugünde!..Vay, arkadaş sene 2017, hiç mideğişmeyeceğiz?!...

Aynı görüşte olan köşe yazarlarıbazı programlarda benzer şeyleri söyleyip, muhalefete -gülerek-saydırıyorlar, ülkeyi kurtarıyorlar ya, durum aynen öyle!..Oysa, farklı düşünceler yanlışı önler…

Prof.Dr. İ.Ortaylının bukonuda  güzel bir sözü var; “Başka ülkelerin ders kitaplarına,müfredatlarına bakıyorlar mı? Hayır. Bunlar 3-5 kafadarkapanıyorlar, kendilerine göre müfredat yapıyorlar. Yeni bir dönemdeğil de bu. 50 yıldır böyle.”

Son müfredat için 400’ü aşkın uzmançalıştı deniyor,  hepsine; yol, yemek, harcırah, komisyonüyeliği için ücret ödendi. Kim bilir ne kadar tutmuştur? Sonuç,okudukça yanlışlarla dolu kitaplar!...Sorumlu kim, hiç kimse?Çünkü, siyasi irade arkalarında duruyor… Ama olan çocuklarımızaoluyor…

3/ “Cumhurbaşkanı Erdoğan 2017-2018Akademik Yılı açılış töreninde yaptığı açıklamada eğitim konusundaöz eleştiri yaptı. ‘Türkiye'de her alanda çok büyükreformlara imza attık. İki alanda arzu ettiğimiz gelişmeyisağlayamadık. Bunlar eğitim ve öğretimdir. Kültürdür’ dedi.”(Basından/26.09.2017)

Kültür…

Kültüre fazla yatırım –konsersalonları/kültür merkezleri dışında- yapılmadı. Sanatı üretensanatçıların özlük hakları düzeltilmedi, göstergeler yükseltilmedi,ikramiyeler maaşa katılmadı, siyasi kültür etkinlikleridesteklendi  v.b. Hala, kulaklara “konservatuarların ve devlettopluluklarının kesinlikle kapatılacağı bilefısıldanıyor!..”.

 

4/ “Yardımcı Doçentliğinkaldırılmasını YÖK Başkanı Yekta Saraç'tan ve rektörlerden ricaettiğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu: "Ülkemdekirektörlerimizden de ricam var. YÖK Başkan'ımız ile de bunukonuşuyorum. Allah aşkına şu yardımcı doçentlik olayı nedir? Şunubir gözden geçirin. Yardımcı doçentlikle ön kesiyoruz. Dünyanın kaçyerinde acaba yardımcı doçentlik var? Ben araştırdığım yerlerdedoğrusu böyle bir mekanizma pek görmüyorum. Bunu birileribirilerini oyalamak için yapmışlar. Bu, gerçekten ilmiye sınıfınabir paravan, engel oluşturuyor." Türkiye'de yardımcı doçentlikte 20yılı aşkın süre bekletilen akademisyenler bulunuyor.”

Y.Doç.lik…

Üniversitelerde sorun haline gelen,ÜDS ve YDS’nin akademisyenlerin dilini ölçmediği bir yabancı dilsisteminden kaynaklanan Y.Doç.liğin kaldırılması konusunda, YÖK’ünnasıl bir çalışma yaptığı hala açıklanmadı. Biz inanmıyoruz ama,genel  hava üstünün örtüleceği şeklinde… Son yıllarda yabancıdili herhangi bir/haksız/örgütsel  şekilde geçip, Prof.olanlar, etik olan Y.Doç. lerin yükselmesinin zaten karşısında…Ama, üniversite içi etiklik mutlaka sağlanmalı diyedüşünüyoruz.

Bu konuya köşe yazarlarınınilgisizliği de ayrı bir durum…Varsa yoksagüncel siyaset; gelişme-ilerleme-üretim  v.b. umurlarındadeğil!...Ülkeyi kendilerinin yönettiğini zannedip, sürekli makamael sallıyorlar. Çoğu ballı görev yada makam uçağına binmek peşinde. Oysa, siyaset yapacaklarsa, köşe yazarlığını bırakıpsiyasete atılmaları gerek…Bekara, boşanmak kolaytabii!...

Geneldurum…

Köşe yazarlarının hükümet tarafındanyapılan uygulamaların yanlış olması durumunda,söylememe/duyurmama/yazmama/üstünü örtme gibi kötü bir davranışözellikleri oluştu. Oysa, çocuklar/gençler bizim geleceğimiz.Onların milli, manevi duygularla, ama çağdaş bilgilerleyetişmesini, memleketine yararlı bir kişi olmasını her kişiarzuluyor. Benim hükümetim, benim bakanım, benim müdürüm, benimrektörüm v.b. denildiği zaman ipin ucu kaçıyor ve yetkililerdesorumsuz uygulamalara girebiliyorlar.

Böyle olunca; “…..Önümüzdekiyıllarda eğitim ve kültür alanında bir seferberlik içindeilerlemeliyiz.” sözleri hayata geçemiyor…

Yazık, enerjilerimizi boşa akıtmayadevam ediyoruz…

Ve, güzel ülkemizkaybediyor…

Not: Dünyanın 17. büyük ekonomisinesahip ülkemiz, 6,5 yıllık ortalama eğitimle 137. sırada kalmış.Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programına (PISA) yaptırdığı2012 eğitim raporuna göre, OECD üyesi ve PISA’ya iştirakçisi 64ülkede, 15 yaş grubu öğrenciler üzerinde yapılan test sınavlarısonuçlarında, ülkemiz matematik puanını yükseltti ama, 64 ülkeiçindeki sıralamasını yükseltemedi ve 42.  oldu. Türkiye,matematik ortalaması 448 ile; Hırvatistan 471, İsrail 466,Yunanistan 453, Sırbistan 449 gerisinde kaldı.

KADIN!...

Haber şu: Meclis'teki kadın milletvekilleri basın toplantısındaaçıkladı; "Bu yılın ilk 9 ayında öldürülen kadın sayısı285"

Kadına taciz/öldürme/şiddet v.b.devam ediyor.

Son aylarda,kadınlara karşı yapılankötü söylemler işin tadını/ahlakını  iyice kaçırdı.

Bir üst göreve gelmek isteyen,kendini öne çıkarmak isteyen, AK Parti’deki bazı kişilerin hoşunagitsin/beni görsünler diyen; atıyor saygısız, çirkin tweetleri.

Ama, ne AK Parti Kadın MV’den, neCHP Kadın MV’den, ne MHP Kadın MV’den, ne HDP Kadın MV’den,ne  Aile Bakanı’ndan, ne MEB’den, ne kadın STK’larından tıkyok.

Hepsi, Cumhurbaşkanının ağzındançıkacak kelimeleri bekliyor ve ona göre vaziyet almaya çalışıyor.Oysa, Cumhurbaşkanımızın ve Eşinin kadın ve aile konusundakisöylemleri biliniyor.

Özgür irade diye bir şey kalmadı,meydan kadına kötü gözle bakan ve maalesef  İslamcı geçinenv.b. kişilere kaldı. Güçlü bir ayıplama yapılmayınca, ozihniyetteki kişiler  cesaretlendiriliyor. Gölcük Müftüsününgöreve devam ettirilmesi gibi!..

Dünde Çanakkale Belediye Meclisi’ndekadın konuşmacıya hakaret  edildi.  Kadına bakışınpartisi yok, zihniyet değişmeli..

Nihayet kadın yazar  olarak, bukonudaki en güzel/doğru yazıyı N.B.Karaca yazmış ve uyarıdabulunmuş;

“……Tesettürsüz kadınları küçükdüşürmek ve başörtülü kadınları yüceltmek için kurgulanan herbenzetme ya da teşbih eninde sonunda başörtülü kadınları da aşağıçekiyor. Çünkü ister domates olsun, ister kabuklu ceviz, isterseambalajlı ürün; bütün bu teşbihler kadını/insanı kendisindenfaydalanılması, kullanılması ya da tüketilmesi için yaratılmışbir ‘ürün’e indirgiyor. Oysa hatırlamaklazım: İslam tasavvurunda insan, ‘yaratılmışların enşereflisi’dir. Ve Allah hiçbir domatesi böyleövmez.”

 

Bu arada E.Özkök’ün yazısını daatlamayalım; “…..Lütfen hiçbir kadın bu yazıyı üzerine alınmasın.Kadın da erkek de; ne teşhir edilecek üründür, ne satılacakmaldır...”

İnsanlar kavgadan, pahalılıktanyoruldu. 

Terörden arındırılmış güzel ülkemizde; huzur, barış, sakinlik arıyor, sorunlarının çözülmesiniistiyor…

Fransız yazar ve filozof DenisDiderot demiş ki;

Çok zor mu?!...

Ya da, hak etmiyormuyuz?!..

Resim:Çin'de ormanşehir..

Yorumlar