YAZARLAR

Ebu Cehil’e merhamet, Fazıl Say’a nefret…

Sanki bu din hiç yaşanmamış gibi hareket ediyoruz...

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Konu aldığım haber ve olay üzerinden epeyce vakit geçmesinerağmen ve kalem alınmış olmasına rağmen sosyal medya mecrasındahalen “bel altı” söylemlerin devam ettiğini görmekbirkaç kelam etmemi salık verdi.

Özellikle hamasi söylemler ve kelimelerle naralar atan yeninesil siyasi gençlik ürkütüyor beni. Ürkütmeli de zira siyasetepayanda olmuş politize gençlik ahlakını, inanç değerlerinive toplumsal saygıyı yabana atmış durumda.

Müslüman olarak ürküyor ve üzülüyor bir vatandaş olarakda ülkemin geleceği noktasında endişe ediyorum.

Günümüzden 1400 yıl önce…

Mekke, Hz. Peygamber’in önderliğindekiMüslüman ordusu tarafından fethedilmiştir.

Rahmet PeygamberiHz. Muhammed Mustafa(a.s.m.)Kâbe’de sahabelerle birlikteoturmaktadır.

Kendisine en azılı düşmanlarından Ebu Cehil’inoğlu İkrime’nin Müslüman olmak için huzurunageleceği söylenince şöyle buyurur Rahmet Peygamberi:“Yanınıza Ebul Cehil’in oğlu İkrime, mü’min ve muhacirolarak geliyor. Sakın babası hakkında kötü söz söylemeyin. Çünkü,ölüye kötü söylemek ölüye değil, diriye zararverir.”

Efendimiz’in (a.s.m.) bu tavrı sayesindeİkrime, sadece Müslüman olmakla kalmaz aynı zamanda İslam’açok büyük hizmetler eder.

Günümüzden bir hafta önce…

Müzisyen ve sanatçı Fazıl Say’ın annesi vefatetmiştir.

Ateist kimliği ile bilinen Fazıl Say, annesinincenaze namazında saf tutar, cenaze namazıkılar.

Ardından büyük bir fırtına kopar…

Fazıl Say’a yapılan hakaretler ardı ardınasıralanır.

Hakaret, aşağılama ve küfürler o kadar artar ki FazılSay aşağıdaki açıklamayı yapmak zorunda kalır:

"Bunların hiç birini yazmak istemezdim. Annemin cenazetöreninden sonra sosyal medyada çıkan tartışma ve yorumlar, sonsuzmertebede inciticidir, kin ve nefret doludur, annesini kaybeden birinsanın kalbini kırmak amaçlıdır, insani olan her şey buyazılanlarda unutulmuş, terk edilmiştir, tüm bu yazılanlar en doğruşekilde yapılmış bir cenaze namazını kılan beni hedefe koyan, beniminancımı sorgulayan, utanç verici bir ilkelliği, cüreti vecahilliği temsil etmektedir, bu tartışmalar hiç bir yere varamaz.Tek ricam, bu yazılanların kaldırılması ve bir daha böyle bir şeyinyaşanmamasıdır. Bunu lütfen yapmayın. İnsanların inançlarınısorgulamak, tehditler yağdırmak, küfürler etmek, kimsenin haddideğildir.”

“Modern Dünya” diye övünen insanlarınmodernliği (!) ile 1400 yıl öncesinin hoşgörüsünügörebiliyor musunuz?

Fazıl Say’a yapılanlar aslında günümüzün enbüyük hastalığı: Kendi gibi düşünmeyen insanlarıötekileştirme, kin ve nefret tohumları ekme…

Bu her kesim için geçerli. Maalesef 1400 yıl öncesininhoşgörüsünden toplum olarak fersah fersah uzağız.

Günümüzde dindar olan dindar olmayanı, Türk Kürt’ü, sağcısolcuyu, tarikatler cemaatleri çok rahatlıkla tekfir edipdışlayabiliyorlar. Birbirini anlamaya çalışma, inançlarasaygı, kültürlere muhabbet hak getire…

Oysa 1400 yıl öncesinin hoşgörü ve merhametini günümüzetaşıyabilsek her şey çok daha farklı olacak.

Hz. Muhammed’in (a.s.m.) en büyükdüşmanının oğlundan hoşgörü, merhamet ve affediciliği sayesindebüyük bir kahraman çıkardığı gibi biz de bireysel ve toplumsalsorunlarımızı aynı yaklaşımla çözebiliriz aslında ya da çözebilirmiyiz?

Ama heyhat… 1400 yıl öncesinden o kadar uzağız ki sanki aramızdamilyarlarca yıl var.

Sanki başka bir dünyada yaşıyoruz. Sanki bu din hiçyaşanmamış gibi hareket ediyoruz.

Eğer toplum olarak bu şekilde bizden olmayanı ötekileştirmeyedevam edersek korkarım bizi çok kötü zamanlarbekliyor.  Çünkü 40 yıl öncesindeki gibi tekrarbölünüyoruz. Yarın öbür gün sokaklara tekrar farklı farklısöylemler ışığında naralar atarsak şaşmayın.

Ha 40 yıl önce sokaklarda atılan "öteki" naraları hasosyal medya üzerinden fütursuzca söylenen "öteki"naraları! Fark var mı?

1400 yıl öncesinin sevgi, şefkat, merhamet ve hoşgörüsünügünümüze taşıyabilmemiz dilek ve temennileriyle… 

SOSYAL MEDYATAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
Yorumlar15 yorum