YAZARLAR

Düşmanın Silahıyla Vur Onu!

Bu olayı münferit bir olay gibi değerlendirmek yerine apaçık İslam düşmanlığı ve darbe yandaşlığı olarak değerlendirmek gerekmektedir!

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Sancılarla dolu yıllar yaşıyoruz.

Ve bu sancılar son yıllarda zuhur etmiş değil.

1839’dan itibaren sancı dolu yılların çamur bataklığında saplanmış debeleniyoruz.

Bizi bu coğrafyada çamur bataklığına kademeli olarak acele etmeden soktular.

Önce ayaklarımız sonra diz seviyesine ulaşan çamurun soğukluğu ve boğazımıza kadar nefes almamızı engelleyecek kadar…

Kim soktu neden soktu?!

Üst akıl diye tabir edilen İngiliz-Yahudi medeniyeti ilmek ilmek içimizdekilerle bizi çamura soktu.

Çünkü dünya muvazenesinde kendisine tek rakip İslâm medeniyetini gördü.

İçimizdekileri devşirme yolu ile başladı ve devamı geldi..

Kademeli olarak dedik ya;

Peki, nasıl yaptılar?

Sırasıyla Tanzimat, Meşruiyet ve Cumhuriyet kademelerinden yol alarak devşirmiş olduklarının eliyle bu toplumu mazi ile bağlantıya geçemeyecek kadar kör ve sağır ve dahi yabancı hale getirdiler.

Tarihi, iktisâdi, toplumsal, siyasî, ticarî ve kültürel çalkantılar yaşatarak bu kademelerin etkilerini toplumumuza zerk ederek çamur bataklığında nefessiz bırakmaya çalıştılar.

Dostoyevski der ki; “Batıyı da oluşturan bir batı düşüncesi vardır!”

İngiliz-Yahudi medeniyeti batıyı nasıl şekillendirdiyse bu toplumun bireylerini de mazisine yabancı kalmakla ve uygulamış olduğu kademeleri devşirme insanlarla yaptı-yapmaya çalıştı.

Fikir yoksunluğuna ve matlığına hapsolmuş devşirme bireylerin gafletleri bu coğrafya üzerinde sadece Batı’nın ya da İngiliz-Yahudi medeniyetinin mirasını oluşturmaktan ibaret hale geldi.

Batı düşüncesini tanımadan, sadece batılılaşma çabası ve sevdası içerisinde olan bu gafil bireylerin yetiştirdiği nesiller günümüzde de yaşamaya devam ediyorlar!

FETÖ'nün darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi milletimizin mücadelesine (memleketin dört bir yanında olduğu gibi) salâlarla tekbirlerle destek veren müezzinlerimizin tartaklanma görüntüleri İslâm coğrafyasında yaşayan herkesi derinden yaralamıştır.

Bu elim olayın en az darbenin yarattığı tahribat kadar tehlikeli sonuçlara gebe olabileceği bilinmelidir.

Olayın faillerinin hukuk tarafından derdest edilmemiş olması, olayın vicdanlarda açtığı yaranın kapanması anlamına gelmeyecektir asla.

Toplumsal barışı ve 15 Temmuz ruhunu engelleyici olaylara sebebiyet verebilecek kişilerin elini kolunu sallayarak sokakta dolaşması kimi toplum vicdanı tarafından makul karşılanmaktadır!

Bu olayı münferit bir olay gibi değerlendirmek yerine apaçık İslam düşmanlığı ve darbe yandaşlığı olarak değerlendirmek gerekmektedir!

Kademeli devşirmelerin nesilleri batırılmış olduğumuz çamur bataklığından kurtulmamızı istemiyorlar!

Benim kanaatimce özellikle eski Cumhurbaşkanı Sezer döneminden sonra başlamış olan diriliş sancıları Tanzimat, Meşruiyet ve Cumhuriyet çocuklarını rahatsız etmeye başlamıştır.

Çünkü bu tarihten itibaren mazisi ile barışma çabası içerisine girmiş ve bataklığın farkına varmış bir nesil yetişiyor.

Bu neslin bataklıktan tam olarak kurtulabilmesi için bütün refleksleri İslâmî olmalı ve mazisinin mirasını inşa etme gayreti ile dolu olmalı.

Bu refleksleri üretebilmenin, çoğaltabilmenin formülü, gördüğüm fotoğrafa istinaden söylüyorum, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan tarafından kademeli olarak topluma işlenmeye çalışılıyor.

Kesinlikle doğrusunun bu olduğu noktasında mutmainim.

Zira kademeli olarak yabancılaştırılan bu toplum bir gecede bataklıktan çıkarılamaz.

15 Temmuz gecesi ve sonrası göstermiştir ki bu coğrafyanın sakinleri mazisi ile bağlantı kurabilmenin ve nefes alabilme özgürlüğünün çabası içerisindedir.

Tanzimat, Meşruiyet ve Cumhuriyet neslinin çocuklarının son tekmeleridir Sala okuyanlara.

"Düşman ancak düşmanın oyunuyla alt edilebilir!"

Bunu çözen bir liderle devam ediyoruz yolumuza…


Yorumlar 4 yorum