YAZARLAR

Denklemi bozan eşitsizlik: Halkın sevgisi

Erdoğan canhıraş bir şekilde çalışmalarına başladığında ülke gündeminde laiklik tartışmaları ve komedi tarzında cumhuriyet mitingleri vardı

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Uzunca bir süredir istikrarlı bir büyüme ve refah seviyesi yakalayan Türkiye’deki denklemi bozmak için son zamanlarda çeşitli senaryolar uygulamaya konuldu. Ancak senaryo uygulayıcılarının hiç hesaba katmadıkları bir faktör tüm oyunları bozduğu gibi bu oyunu da bozacak.

Nasıl mı? Anlatayım efendim…

Erdoğan canhıraş bir şekilde çalışmalarına başladığında ülke gündeminde laiklik tartışmaları ve komedi tarzında cumhuriyet mitingleri vardı.

Erdoğan’ın ağırlığı hissedilmeye başlandığında; Danıştay saldırısı, 27 Nisan bildirisi, 367 kaosu, Ak Parti kapatma davası,  Gezi olayları, Kobani eylemleri, Suriye ilişkileri, Rusya ile yaşanan kriz, 2015 koalisyon krizi, çözüm süreci ve sizlerin de ekleyebileceğiniz sair süreçler öncelikli olarak siyasi hamleler ile yapıldı-geliştirildi.

Siyasi hamlelerin hepsinin merkezinde tabii Erdoğan vardı.

Daha önceleri tecrübe ettikleri ve karşılık buldukları askeri hamlelerini Fetö liderliğinde sahaya sürerek 15 Temmuz darbe girişimi ile Erdoğan gönderilmek istendi.

Sınırımızdaki güvenlik bölgesi ve Afrin merkezli saha hareketi de senaryo kurucularının planlarına engel olmuş oldu.

Alınan erken seçim kararına karşın yeniden siyasi hamleleri gözden geçirdiler. Erdoğan özelinde yakalanan istikrarlı büyüme ve refah seviyesi ile dünya liderliğinin denklemini bozmak için ortaya atılan ilk senaryo Abdullah Gül üzerinden oynanmak istendi. Erdoğan’ın yerinde ve zamanında yaptığı siyasi müdahalelerle bu oyun daha sahnelenmeden rafa kaldırıldı.

Sıradaki senaryo İP üzerinden oynanmak istendi. Ancak senaryo uygulayıcıları gördüler ki bu oyun tutmayacak. İP gelinen noktada AK Partiyle, Meral Akşener ise Recep Tayyip Erdoğan ile baş edemeyecek.

CHP içindeki hesaplaşmalar ve Muharrem İnce’nin sergilediği pespaye performans neticesinde siyasetin işlemeyeceğine kanaat getirdiler.

Erdoğan’ı siyasi manevralarla yenemeyeceklerini anlayanlar hedef değiştirerek Erdoğan’ı ayakta tutan asli gücü yani halkı manipüle etmek için girişimlere başladılar. Bunun en kolay yolunun ekonomiden geçtiğini düşünen oyun kurucular alan değiştirerek ekonomiye kaydılar.

Özellikle son günlerde dolar üzerinden yaptıkları manipülasyonlarla doları Türk Lirası karşısında aşırı bir şekilde değerlendirdiler.

Dolar üzerinden sahnelenen oyunun amacı ise şuydu: Gelinen manzaradan dolayı Erdoğan’ı halk nezdinde suçlu duruma düşürerek itibarsızlaştırmak. Halkın en hassas olduğu noktadan, ekonomiden yola çıkarak Erdoğan’ın arkasındaki muazzam gücü yok etmek.

Aslında yaptıkları hamleye bakıldığında doğru olarak yorumlanabilir. Zira lideri lider yapan ve onu kendilerine tartışmasız lider seçen halkı manipüle ederseniz lider ile toplumun arasını açabilirsiniz.

Normal şartlar altında ekonomi üzerinden yani halkı en çok etkileyecek noktadan yapılan bu atışın hedefine ulaşması gerekiyor ve küresel oyun kurucuların da beklentileri bu yönde.

Ancak senaryo uygulayıcılarının hesaba katmadıkları ve denklemi bozan şey ise halkın Erdoğan’a duyduğu sınırsız sevgi ve güven. Liderleri için her türlü fedakârlığa hazır bir halkın bu oyunu da bozacağı aşikâr aslında.

Ama küresel oyun kurucular Nasreddin Hoca misali “Ya tutarsa” hesabıyla göle maya çalmaya devam ediyorlar.

İngiliz Bloomberg TV’nin de yapmış olduğu açıklama gibi “Doların yükselişindeki temel faktör Türkiye ekonomisinin kötü olması değil. Yabancı yatırımcıların Türkiye siyasetinde Erdoğan’ı istememesi.”

Şunu iddia ediyorum; Erdoğan 24 Haziran seçimlerinden oyun kurucuların beklentisinin aksine daha da güçlenmiş olarak çıkacak.

Halkın sevgi ve muhabbeti kurulmak istenen yeni denklemi bozacaktır Allah'ın izni ve inayetiyle…

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
Yorumlar 9 yorum