YAZARLAR

Cımbızla Türkiye’m cımbızla…

"Bu fırsat kaçmaz!" nevinden sözü edilen akımın sadece başörtüsü üzerinden yapılan paylaşımları toplayarak iştahlanmış durumdalar!

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Olayları kendi bakış açımız ve ideolojik dürtüler ile sunmakta üzerimize yok vesselam. Koca bir resmin içinden küçücük bir detayı alıp hayatımızın merkezine yerleştiriveriyoruz.

Sosyal medya üzerinde yeni bir akım başladı.  #10yearschallenge sloganıyla trend yapılan akım tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir ilgi gördü.

Ne zaman sanal âlemde bir şeylere göz atmaya kalksak #10yearschallenge ile ilgili bir habere, görsele rastlamamak imkânsız. Eh bir süre daha devam edip benzeri tüm akımlar gibi hayatımızdan sessiz sedasız çıkar gider.

Lakin bu sefer #10yearschallenge hakkında daha önceki trendlerle ilgili yapılmayan komplo teorileri ortaya atıldı. Anadolu Ajansı’nın haberine göre bu yeni trend hiç de masum değil.

Başta reklam ve pazarlama olmak üzere birçok art niyetli düşünceler için dizayn edilmiş bir trend olduğu ileri sürülüyor işin uzmanlarınca.

Benim dikkat çekmek istediğim nokta ise olayın bir başka boyutu. Bu yeni trendin peşine takılıp fotoğraflarını paylaşan çok sayıda insan var. Bunların arasında sayısı tam olarak bilinememekle birlikte önceden başörtülü olup da sonradan açılan insanlar da var.

Kişisel bir tercih deyip üzerinde durulmaması gereken bir konuyken birdenbire ideolojik bir bakış açısı ile ele alınmasıyla gündemin ön sıralarına yerleşiverdi.

Eline cımbızı alıp büyük resimden sadece bu olayla ilgili resimleri sanki dünyanın en önemli olayıymış gibi verip kuyuya ilk taşı atanların başında her zamanki gibi tek derdi İslam’a ve Müslümanlara yönelik karalama propagandası yapmak amacı ile habercilik yaptığını zanneden güruh oldu.

"Bu fırsat kaçmaz!" nevinden sözü edilen akımın sadece başörtüsü üzerinden yapılan paylaşımları toplayarak iştahlanmış durumdalar!

Hani derler ya “Bir deli bir kuyuya bir taş atmış, bin akıllı çıkaramamış” diye… İşte aynen o misal sözüm ona habercilik yaptığını zanneden bu güruhun cımbızlayıp kuyuya attığı taşın ardından binlerce kişi topa girip suyu iyice bulandırmaya başladılar.

Yüzlerinde ki isin karanlığı ile oda içerisinde olsalar dahi dışarıdan bakıldığında amaç ve niyetlerinin yansıması görülebiliyor. Her zaman söylerim; maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olunca ortaya işte böyle “tavuk suyuna tirit” misali konular nevzuhur ediyor.

Yahu her seferde rakibimize bel altı giydirmek zorunda mıyız?

Hep mi açığı kollamak zorundayız?

Nerde kaldı hoşgörü, nerde kaldı fikirleri tartışmak?

İlla görüntü üzerinden vurmak zorunda mıyız?

Ya da "bu sefer vurduk" denilen açıklar(!) İslam’a zarar verdiği mi zannediliyor?

Size bir tavsiye ve bir sır vereyim; boşuna uğraşmayın, kişisel açıklar hiçbir zaman Allah’ın hak dinine zarar veremez, vermemiştir de.

Aslında bu sözlerim sadece karşı tarafa değil. Bizim cenah da yeri geldiğinde aynı şeyi yapmaktan çekinmiyor. Fikirleri tartışmıyoruz artık, görüntü üzerinden bel altı çalışıyoruz.

Son dönemlerin tartışma konularına bakarsak bunu çok daha rahat gözlemleyebiliriz.

Elimize cımbız alıp gereksiz detayları irdelemekten ne zaman vazgeçeriz bilmiyorum ama fikir ve kültür hayatımız hızla dibe vuruyor.

Seviyeli tartışmalar, fikir teatileri yok artık hayatımızda.

Hal böyle olunca iş alaya almalara, dalga geçmelere, seviyesiz tartışmalara iniyor. Tabi onca laf kalabalığı arasında bir çözüme ulaşamayınca ülkemiz adeta körler ve sağırlar ülkesine dönüyor.

“Kendin pişir, kendin ye” misali “kendin söyle, kendin dinle” kalitesizliğinde bir hay-huydur almış başını gidiyor.

Bir an önce elimizdeki cımbızları bırakıp daha kaliteli, daha seviyeli, daha hoşgörülü bakış açılarına sahip olmamız gerekiyor. Objektif medyacılık ve habercilik yapılması gerekiyor ki hem itibar kazanılsın hem de yapılan işin inandırıcılığı olsun.

Yoksa bu cımbızlamak her iki tarafında canını daha çok yakar…

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
Yorumlar 4 yorum