YAZARLAR

Camide DJ!

Eğer sırf camiye yapılacak yardım için buna göz yumuluyorsa artık diyecek bir şey bulamıyorum.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Cami...

Eğlence...

DJ...

Asla bir araya gelemeyecek, gelmemesi gereken üç kelime...

Ancak gerçekleşmesi imkânsız olan şey gerçekleşti...

Bu üç kelime aynı olayda, aynı afişte bir araya geldi...

Hem de öyle cümlelerle bir araya geldi ki adeta “yok artık” dedirtti...

Ulu Camii...

Kadınlar eğlencesi...

Dj Selma...

Saat 18..00’den itibaren...

Giriş ücreti...

Büyük ödül...

Çekiliş...

Satış...

Mübarek sanki camiye değil de gece kulübüne gidiliyor.

Bir tek “Damsız Girilmez” yazısı eksik...

Bütün bunlar Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Almanya'daki benzeri olan DİTİB’e bağlı Ulu Camii’nde gerçekleştirilmesi planlanan bir eğlence programının afişinde yer alıyor.

Allah’tan gelen tepkiler üzerine program iptal edildi de daha büyük bir rezaletin önüne geçildi.

Geçildi de bu programın iptal edilmesi için illa ki sosyal medyaya düşmesi ve tepkiler alması mı gerekiyordu.

Demek ki duyulmasa, sosyal medyaya düşmese bu program gerçekleştirilecek...

Yahu Koskoca DİTİB’de bir Allah’ın kulu yok mu buradaki garabeti fark edecek...

“Böyle bir şey olmaz” diyecek akıllı, ferasetli, vicdanlı bir Müslüman yok mu?

Yoksa eyvah ki ne eyvah...

Nerde kaldı Müslüman aklı...

Nerde kaldı Müslüman feraseti...

Nerde kaldı Müslüman vicdanı...

Var da sesini çıkarmadıysa o daha da vahim.

Bir Müslümanın farkına vardığı bir yanlışı düzeltmemesi kadar vahim bir olay olamaz.

Eğer sırf camiye yapılacak yardım için buna göz yumuluyorsa artık diyecek bir şey bulamıyorum.

Allah’ın mabedinin, Müslümanların ibadethanesinin giderlerini karşılamak böyle bir eğlenceye kaldıysa yazıklar olsun biz Müslümanlara...

Demek ki DİTİB veya Diyanet İşleri Başkanlığı caminin giderlerini karşılayamıyor, Müslümanlar da duyarsız kalıyor ki bir eğlence düzenleyip para toplama yoluna gidilmiş.

İlgiyi artırmak için de çekiliş yapılıyor...

Merak ediyorum acaba çekilişe nasıl bir “dini kılıf” buldular...

Nasıl bir fetva verdiler caiz olduğuna gerçekten merak ediyorum.

Camide çekiliş...

Hey Allah’ım sen benim aklıma mukayyet ol...

Yapmayın efendiler,

Etmeyin efendiler,

Yozlaşmanın,

Cahilleşmenin,

Dejenere olmanın

Bu kadarı da fazla...

Peygamber Efendimiz (a.s.m.) der ki:

“Müminin ferasetinden sakının! Çünkü o Allah’ın nuruyla bakar.”

Demek ki Efendimiz’in (a.s.m.) bahsettiği Müslümanlar biz değiliz.

Eğer öyle olsaydı bu olaydaki garabeti ferasetimizle görür, olayların buraya kadar gelmesine izin vermezdik.

Günümüz Müslümanları olarak olaylara artık “feraset” gözüyle değil “para” gözüyle bakıyoruz.

Geçtiğimiz hafta bir “bebek mevlidi” müptezelliği yaşadık.

Toplumun kahir ekseriyeti bu olaya tepki gösterdi.

Demek ki yapılan yanlış...

Normalde bu durum karşısında tepki görenler ya özür diler ya da en azından sesini çıkarmaz.

Ama hayır...

Hiç de öyle olmadı...

Ne bir özür, ne de bir köşeye çekilip sesini çıkarmama...

Tam tersine

Toplumu aşağılarcasına yaşanan lüks, debdebe ve israfın boyutlarının daha fazla olduğunu gösterircesine paylaşımlar yapıldı.

Bebeğe alınan tek taş,

İki kişinin karşılıklı oturduğu ve gösterişin adeta dibine vurmuş bir masa,

Ve daha birçok paylaşımlar...

Demek ki artık olay çoktaaaaaan rayından çıkmış.

Müslümanlar olarak ar damarımız çatlamış...

Utanma yok,

Sıkılma yok,

Mahcubiyet yok...

Hele hele Allah’tan korkmak,

Allah’tan utanmak hiç yok...

Yoksa yanlış olduğunu sağır sultanın bile söylediği bir olayın üzerine yangına körükle gidercesine yeni yanlışlar eklemezdik...

“Müslümanlar olarak” kelimesini bilerek kullandım,

Çünkü bu rezaleti savunan sözüm ona başka Müslümanlar da çıkmasın mı?

Yuh diyorum,

Başka bir şey demiyorum...

Güzel dinimi çirkin emellerine alet edenleri,

Rabbimin merhametine havale ediyorum...

facebook.com/msbeser

twitter.com/msbeser

instagram.com/msbeser

Yorumlar 7 yorum