BIST 119.339
DOLAR 6,86
EURO 7,74
ALTIN 395,73
YAZARLAR

Bunlar ne zaman iflah olacaklar?

Fransa’da yerel seçimler Macron ve partisi için tam bir hezimete dönüştü. Tam kadro Türk ve Türkiye düşmanlığı yapıyorlardı. Sanıyorlardı ki, bu politikaları kendilerine bir sempati kazandıracak ve oyları artacak.

Prof. Dr. Zakir Avşarzakiravsar@internethaber.com

Halkın tokadını yediler. Böyle ayrımcı, düşmanlık yaratan, kamplaştıran, faşist politikalarla halkın sorunlarına çözüm bulamayacaklarını gördüler.

Halkın refaha, huzura, kalkınmaya, sorunlarının çözümüne yönelik politikaları önemsediğini sandık sonuçları ile anladılar.

Yabancı düşmanlığı, Türkofobi, islamofobi artık seçim kazanmak için yetmiyor.

Küresel salgın günlerinde insanların Makron’un saldırgan ve zavallı politikalarından daha fazlasına ihtiyaçları var.

Attığı her adımda çuvallayan, kaybeden Macron’un iç politikadaki bu kaybı Fransız halkının bu hoşgörüsüz, maceracı, beceriksiz adama gününü göstermesi olarak değerlendirilmelidir.

Sarı yelekliler aslında bu günlerin gelişini gösteriyordu.

Sorunların çözümüne odaklanmak yerine işi sürekli yabancı düşmanlığı üzerine ihale etmenin, hiçbir gerçek güce dayanmadan dünyanın dört bir yanında mütecaviz politikaları tercihin bir neticesidir yaşanan…

Şimdi de Avusturya’da PKK’lı ve ANTİFA denilen şımarık sosyalist gruplar birkaç gündür Türkiye karşıtı eylemler yapıyorlar ve bayrağımızı yakıyorlar.

Olayların en şiddetli anında ortaya çıkmayan, bayrağın yakılmasına ses çıkarmayan Avusturya Polisi, Türkler bu mütecavizlere cevap verince  kendini gösteriyor; saldırganlara değil, saldırıya uğrayanlara gözaltı uyguluyor ve ceza veriyor…

Türk düşmanlığı bunların her zaman en büyük tutamacı.

Ellerinde başka bir şey yok. Sadece bu var.

Türk düşmanlığını kullanmak isteyen her gruba karşı ne yazık ki, hemen her Avrupa ülkesinde örtülü bir kredi, açık bir tolerans var.

Muhtemeldir ki, gizli servisleri eliyle de bu grupları destekliyor ve besliyorlar.

Türk düşmanlığı bazen yabancı düşmanlığı ile ve çoğunlukla İslam düşmanlığı ile birlikte yürütülüyor.

Ülkelerindeki her yabancıyı, özellikle Müslüman kökenlileri dışlamak, sindirmek için çoğunlukla PKK gibi Marksist ve kanlı örgütlerin uzantılarını, ANTİFA gibi kendi içlerinden çıkan sosyalist görünümlü faşist, ırkçı ve bağnaz, vahşi yapıları kullanıyorlar.

Hitler’in milyonlarca masum Yahudi’yi ve yabancıyı ölüme sürükleyen politikaları ve ağır ikinci dünya savaşı faturasının Avrupa için yeterli bir ders olmadığı, ırkçılığın her türlüsünün yeniden hortladığı, hortlatılmak istendiği anlaşılıyor…

Maalesef islamofobi üzerine yapılan çalışmalar gösteriyor ki, geçtiğimiz yüzyılda Yahudilerin felaketi olarak yaşanan her tutum ve duygu şimdi Müslümanlara ve Türklere yönelik olarak Avrupa’da mevcut.

Kuşkusuz ki, bunun devamı yine Yahudileri de kapsayacak bir kıyımı içerecek ırkçılık, faşizm olacak…

İflah olmuyorlar, yaşananlardan ders almıyorlar ve sürekli içlerinde nefreti yaşatıp büyüten bir damarı muhafaza ederek dünyayı hem kendileri için hem de kendilerinin dışındakiler için cehenneme çevirmeyi başarı zannediyorlar.