YAZARLAR

Bu gidişle; THO Bölümleri’ne ve THO Öğretmenleri’ne gerek kalmayacak!...

“Ben mezun ederim, istihdam devletin sorunu” doğru görüş olamaz…

GÜNCEL/TBMM: TBMM konuşmalarındaMV’den sıkça duyduğumuz  bir dörtlük var; “Suskunluğumasaletimdendir. Her lafa verilecek bir cevabım var. Lakin bir lafabakarım laf mı diye. Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?”Sn.Vekillerimiz; Hz. Mevlana’nın bu v.b. gibi  özelsözlerini,  olur  olmaz konularda sakız gibikullanmayınız... Özellikle, siyasi rakiplerinizi küçültmek içinasla!…Çünkü, yukardaki sözde; gizli, önemli bir  mana  vevurgu var…Her zaman/yerde kullanıp, sıradanlaştırıp, içiniboşaltmayınız..Değişik yaşlarda  insanlar siziizliyor…Lütfen!..

THOBölümleri ve MEB  THO Öğretmenleri…

Merak edilen, dile getirilen vecevabı bilinmeyen soru şu: THO Topluluklarının, ülkemizi  yurtdışında başarı ile temsil ederek, Türk Bayrağı’mızı göndereçektirerek, sürekli birinci geldiği/derece aldığı  birgerçektir. Ülkemizde  büyük heyecan uyandıran; “Sabancı VakfıHalk Dansları Yarışması” dahil olmak üzere (20 yılda, 400 toplulukile, 20 binden fazla dansçı yarışmış), THOF’un düzenlediğiyarışmalara  ve  Türkiye finallerine,  15 yıllık AKParti döneminde; neden Başbakan ve Cumhurbaşkanı düzeyinde katılımyapılmıyor, gençler  onurlandırılmıyor?.. 

Ülkemizde  ilk olan İTÜ TMDKTHO Bölüm mezunlarının haklarını almak için çok uğraş verdim. Ozaman Konservatuar Müd.Yard. olarak, görüşmeleri bire biryürütmüştüm. Yapılan olağanüstü Ankara konserini daha önce  yazmıştım.  Mezunların gücünü göstermiş,onların  folklorumuzun en önemli dalı olan, Halk Oyunları’nayararlı olacağına yönetenleri inandırmıştık. İlk atamalar yapıldı,ancak her yıl 20-30 mezun vermekle, bilimselliğin 100.000 okulda veyüzlerce HEM’de yayılması zor olacağı için; “usta öğreticilereyönelik bir kurs açarak, eksik konuları gidermek” görüşü ağırbastı.

Ve, MEB ile yapılan protokol gereği,illerde açılan kurslarla “Usta Öğretici” olarak görev yapanuzmanlara, küçük bir konservatuar eğitimi vererek, başarılıolanlara belge vermiştik. Edirne’den Kars’a, Gaziantep’ten Sinop’akadar bir seferberlik başlatmıştık. Mezunlarımızın  ve illerdeçalışan/emek veren, alan uzmanlarının verdiği desteğe, bir kezdaha  teşekkür ediyorum. Bu kurslar çok yararlıoldu.

Ancak, son yıllarda THO Öğretmenlerisorun yaşamaya başladı. Halk Oyunları Öğretmenleri, ani bir kararlaMüzik Öğretmenliği’ne geçirildi. Bunun sebebi, çok araştırmamızarağmen bir türlü anlaşılamadı.

Bazı okul  müdürleri, “şuoyunları öğretmeyin, el ele tutuşturmayın” v.b. gibi demeyebaşladı… Köylerimizde, "Cem törenleri" dahil, insanların birbirinioyun oynarken cins olarak görmediği, ancak; estetik, görsel ve kıyafet  bakımından ekibi tamamladığı bilinen birgerçekti…

Bu arada, birden bire (2017’de),MEB; THO Öğretmenlerinin normlarını iptal etti. Bu durumda THOöğretmenlerinin geleceği belirsizleşti. Yıllar önce, zorunluolarak, bir  çoğu MEB tarafından “müzik branşına” geçirilmişti. Bunun neden yapıldığı daanlaşılamamıştı!..

Günümüzde Üniversiteler DevletKonservatuarları’nda 7 THO Bölümü var, buradan alanı THO olangençler yetişiyor. Ama sonrası meçhul…Git; “piyasadakitopluluklarda, kına gecelerinde, düğünlerde iş bul” deniliyor…Oysa;bir derneğe gitse, bunları zaten yapardı…

4 yıllıklisans eğitiminin karşılığı bu muolmalı?

Çünkü; Konservatuarlarda, THOBölümleri’nde –diğerlerinde olduğu gibi- unvan gelince, işlerbırakıldı, her akademisyen kendi yükselmesine odaklandı. YÖK’ün,unvan için istediği puanlar karşılığı işleri yapmak, başka bir şeyüretmemek moda oldu. THO’da, yeni kaynak eserler yazılamadı…Unvanları alınca da idareci olmak hevesi ortaya çıktı ve üretimdesessizliğe bürünüp, keyif yapılmaya başlandı.

Bu durumda; mezunları düşünmek hayaloldu…

THO Öğretmenleri, baş aşağı gitmeyedevam etti…Çünkü, sahipleri yoktu!..

Son olarak,  MEB, okutulacakdersler listesinden THO çıkarttı(2017). Yani THO alanında atanacakkadro sayısı sıfırlandı, evet (0’) landı!...

Zaten, resmi olmasa da 2000’densonra THO alanına atama yapılmamıştı. Ve, KonservatuarMüdürlükleri,  THO Bölümleri; “neden atama yapmıyorsunuz?,sorun nedir?, bizden ne istiyorsunuz?, bu çocuklar neyapacak?”  diye mezunların, öğretmenlerin haklarını aramadı,MEB’e, MEB TTKB’na yazı yazmadı.

Kısaca, F.Değerli hocamla birlikte,içinde olmam ve gayret göstermemle (1996-1999)  şekillenen, aldığımız kazanımlar, THO Bölümleri’nin sahip çıkmamasıyla MEB tarafından ortadan kaldırıldı.

Gerekçe olarak; “bu branşa ihtiyaçolmadığı” gösterildi. Oysa Yaygın Eğitim Kurumları’nda en çokaçılan ve istenen kurs sıralamasında THO baştagidiyordu.

Öğretmenler; bu durumlarıbildiren  ve norm kadrolarının iade edilmesini isteyenyazılarla İdare Mahkemesine başvurdular.  Hala davalarsonuçlanmadı…

Ancak uygulamada bir “tenakuz” var.MEB; hem ihtiyaç yok diyor, hem de  Halk EğitimMerkezleri’nde, THO kurslarında  çok sayıda  “UstaÖğretici” görevlendiriyor.

Oysa  “akademik ve liyakatbakımından;  lisans mezunları varken, usta öğreticigörevlendirilemez.”

THO Bölümü mezunları atandıklarıgünden itibaren, olumlu-olumsuz her koşulda, THO’nın; sanatsayılması, gelişmesi ve öğretilmesi için fedakarca çalıştılar.Yarışmalarda ekip yetiştirdiler, seçici kurul üyesi/hakem/gözlemcioldular, dernekler kurdular…

Ayrıca, son yıllarda, MEB’de kiminhazırladığı bilinmeyen, uygulanabilirliği olmayan kursmüfredatlarıyla uğraşmaktalar. 8 yaş ile 20 yaşındaki yetişkininsana verilen program aynı olabilir mi? Ama, MEB programındaoluyor işte!...

Eğer, THO alanında, mezunlar yerine150-200 saat dersle yetişen, usta öğretici/antrenör  görevyapacaksa, onlara öncelik verilecekse;

THO Bölümleri’ne  ne gerekvar!?

Devlet Konservatuarları THOBölümleri’ni kapatın gitsin!…

Buralarda görevli olan hocalaraverilen paraya!, verilen unvanlara!, harcanan zamana yazıktır!..

THO’nın  gelişmesine ihtiyaçyok ki!?.

Akademik bir anlayış değil, ama; THOgelişmesin!, böyle kalsın’,araştırılmasın!,derlenmesin!…

Kültür ve Turizm Bakanlığı HalkDansları Eğitim Merkezi’ni de kapatın!..

Sultan Off Dans v.b. topluluklaradevlet desteği de vermeyin?!..

Yabancı ülkelere/festivalleregöndermeyin!?.

Bilim/sanat/kültür/folklor neki?!...

Ülkemizin paraya ihtiyacıvar!...

Bakın günümüzdeki MEB’in buanlayışı, ülkemizde yıllardır sürüdürülen ve yazılarımda sıkçabahsettiğim, okullarda; Türk Müziği okutulmasın, öğretilmesin,geliştirilmesin, metotları yazılmasın v.b.” görüşlerinin, THOalanındaki tezahürüdür.

Buna bir de “müzik günahtır”, “halkoyunları oynamak”, “kızlı erkekli halay çekmek  caiz değildir”görüşünü  dillendiren  bir azınlığın  desteklenmesi–yetkililerce ses çıkarılmadığı için öyle görünüyor- gelmektedirki, bu; kültürümüze/folklorumuza/halk oyunlarına  yapılacakağır bir darbedir.

Karar verelim artık; iki ileri birgeri mi gideceğiz, yoksa sürekli ileriye mi gideceğiz?!.

(Şimdi de sıra Beden Eğitimiderslerine geliyor galiba; “Konya’nın Selçuklu ilçesindekiAyşe-Kemal İnanç Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde görev yapanFelsefe Öğretmeni Ercan Harmancı’nın sosyal medya mesajları, “Kızöğrencilerin giydiği eşofman onları çıplak yapar... Beden Eğitimideğil bedeni şeytana hazırlama eğitimi v.b.”   tepkiçekti./Basından)

Sn.Cumhurbaşkanımıza, Sn. Bakanımıza ve Sn.YÖK Başkanımıza arzediyoruz; THO alanında yapılan yanlıştan bir an önce dönülmeli; THOnorm kadroları ve THO öğretmenliği atamaları  yenidenaçılmalıdır.

Hayat, boşluk kabuletmez…,

PİYANGO VEYILBAŞI…

YENİ BİR YIL, YENİ BİR BAŞLANGIÇ,YENİ BİR ÖZLEM, YENİ BİR DİRİLİŞ, YENİ KARARLAR DEMEKTİR. YENİYILDA;SAĞLIK, MUTLULUK VE BAŞARI DOLU GÜNLER DİLİYORUZ…

Kalp rahatsızlığından hasta yatanbirine büyük ikramiye çıkmış.  Demişler ki; “Nasılsöyleyeceğiz? Kalbi dayanamaz...” Doktor; “Bensöylerim!..” demiş. Gitmiş hastanın yanına, kısa bir sohbettensonra; “Büyük ikramiye sana çıksa ne yaparsın?” demiş. Hasta; “Yarısını sana veririm” der demez, doktor  yere düşmüşve kalp krizinden sizlere ömür...

GÜNÜN TÜRKÜSÜ, (Eğin)Kemaliye’den,"Hasretim”
Hasretim başı karlı o dağlara

Sümbül nergis kokanbağlara

Hasretim pınarlarınınbaşına

Eğin’imin toprağınataşına

 

Göçler olmuş gurbetçilersevdasız

Ağlasakta sızlasaktafaydasız

 

Hasretim ben çocuklukgünlerime

İnsanları bozulmamışköyüme

Eğin'imin havasına suyuna

 

Hasretim düğününehalayına

Ekmeğine, cevizine dutuna

Hasretim Fırat’ınkenarına

Eğin’imin seher rüzgarlarına (Söz:Ali Coşkun, Müzik : Burhan Tarlabaşı)

Yorumlar