YAZARLAR

Böyle morarma düşman başına...

Allah kimseyi Yılmaz Özdil'in düştüğü duruma düşürmesin. Böyle bir morarmayı düşmanıma bile dilemem vallahi...

Süleyman ÖZIŞIKsuleyman@internethaber.com

Allah kimseyi Yılmaz Özdil'in düştüğü duruma düşürmesin. Böylebir morarmayı düşmanıma bile dilemem vallahi...

Çünkü böyle bir apışmayı onlar bile haketmiyor.

Halk TV ekranına çıkıp, "Bizim kuşağımızın pırıl pırılbir Cumhuriyeti vardı. Pırıl pırıl komutanları vardı. Ben HulusiAkar’la değil savaşa, gezmeye bile gitmem abi"diyordu. 

Alay ediyor, dalga geçiyordu.

O dalga geçtikçe, kendisini dinleyen bir salon dolusu angut, hahahahihihi diyerek yapılan alçaklığa ortak oluyordu. 

Niye alçaklık diyorum?

Yedi düveli bir araya gelip canımızaokumak istediği, 3 büyük terör örgütünün aynı andaülkemize saldırdığı, ordumuzun savaş halinde, memleketin bütünkadrolarının teyakkuz halinde olduğu dönemde bu sözler söyleniyor,bu sözler üzerine kakara kikiriler yapılıyordu.

Allah biliyor ya, kanıma dokunmuştu.

Savaşta olan bir ordunun genelkurmay başkanını toplantı konusuyapıp yavşak yavşak konuşmalar yapmak beni çokyaralamıştı. 

Üstünden çok zaman geçmedi...

Zeytin Dalı harekatının başlamasından bir kaç gün sonrasıydı.İnternet sitelerinde haber okurken gözüme bir kaç fotoğraf karesitakıldı.

Fotoğrafın birinde Yılmaz Efendi'nin "Beraber gezmeye bilegitmem abi" dediği Hulusi Paşam askerlerinin arasındaoturmuş, Afrin'e yapılan operasyonu harekat merkezindenyönetiyordu.

Diğer fotoğraf karesinde yine Hulusi Paşa...

Sınırın sıfır noktasında, askerlerinin tam ortasında. Birazdancepheye gidecek olan askerlerinin yanaklarını okşuyor, onlaramoral veriyor. 

O an koşup sarılasım geldi. "Paşam aldırma. Biz seninlegezmeye değil, ölmeye geliriz inan buna. Vallahi biz sendenrazıyız, Allah da senden razı olsun" diyesimgeldi. 

Ve bundan üç gün önce...

Önüme yeni bir fotoğraf karesi düştü...

Hulusi Paşa bu kez bindiği helikopterin camından Afrin'e bakıyor.Operasyon yapılan bölgeleri bir şahin gibi havadanizliyor.

Yaşadığı gurur, yüzüne gülümseme olarak yansıyor.

O an yaşadığım mutluluğu anlatamam. O an içimde kopanfırtınayı tarif edemem. Sadece, "Sen ne büyüksün Allah'ım!Senin ilahi adaletine kurban olayım" dedim izlerken...

Kendi insanına, "'Bidon kafalı' diyehakaret eden, 'Göbeğini kaşıyan adam' diyeaşağılayan bir zavallıyı, cepheden cepheye koşan bu şereflikomutana yoldaş etmediğin için sana milyon kere şükürlerolsun" dedim.

Çok değil..

Bundan 15 yıl önce bu satırları yazsa, o çok övdüğü eski komutanlarsözlerini geri alıncaya kadar Yılmaz Özdil'e postalyalatırlardı.

Ama Hulusi Paşa tek kelam etmedi.

"Bazı insanlara verilecek en büyük ceza onlarıcevapsız bırakmak ve başarılı olmaktır" denir yahani...

Hulusu Paşa bunu yaptı işte...

Önce Fırat Kalkanı, ardından da Zeytindalı Harekatı'nda tarihegeçecek başarıya imza atarak bu yazar bozuntusuna unutamayacağı birders verdi. 

Bu başarı unutulmayacak!

Aylar yılları, yıllar asırları kovalayacak. Tarih kitaplarıbugünleri anlatırken, Hulusi Akar Paşa'dan şöyle bahsedecek:

"Türk Ordusu Cumhuriyet Tarihinde ilk defa dünyaya meydanokuyarak yanı başındaki düşman ülkeye operasyon yaptı. Yapılanbu çifte operasyonda onbinlerce teröristi imha edenordunun  başında Hulusi Akar isimli kahraman bir komutanvardı."

Aynı tarih kitapları Yılmaz Özdil'den nasıl bahsedecek acaba merakediyorum?

"Hayatını Kordon'da içki içmekle, boş zamanlarınıbaşörtüsü, kömür yazıları yazmakla ve milletine hakaret etmeklegeçiren bir sefil yazar" olarak bahsedecek büyükihtimalle...

Ve belki de kitabın sonuna şöyle bir not düşülecek.

"Hulusi Paşa görev süresini hudutta, cephede geçiren birkomutan oldu. Ülkesinin bekası için mücadele etti, bir gün keyfinebakmadı. Bir gün yanına birilerini alıp gezmeye tozmayagitmedi.

Türk milleti onu, köpek gezdirirken hiç görmedi!"


SOSYAL MEDYADA TAKİPİÇİN:

Twitter:       twitter.com/slymnoz
Facebook: facebook.com/suleymanozisik
İnstagram: instagram.com/suleymanozi

Yorumlar86 yorum