YAZARLAR

Böl-Parçala-Yönet Ve Karıştır!

Batıya dilencilik yaparken ruhumuza yabancı bir şekilde dostlarımızla boğuşma planının en güzide figüranları haline geldik.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Bazen en güzel ve verimli sözler kısa bir sohbet esnasındaortaya çıkar.

Dün tıraş esnasında kuaförde iken berberimin söylediği birkaçsöz beni etkiledi.

“Kötü ve habis ruhlu insanlar birbirlerini çok hızlıbuluyor ve sözüm ona kenetlenmenin zirvesini yaşıyorlar. Lakin iyive tayyib ruhlu insanlar birbirlerine uzaklar, yakınlaşmaihtimalleri olduğu zaman ise bırakın kenetlenmeyi mesafeninzirvesini yaşıyorlar.”

Berberimi dinledikten sonra hızlıca etrafımda olup bitenleridüşünmeye başladım gördüm ki maalesef haklı.

Sonra iyice düşünmeye gayret edince sadece münferit ilişkilerdedeğil bütün bir İslam Coğrafyasında bu vakıanın zuhur ettiği aşikârdedim.

İslam Coğrafyasının ittifak derdiyle yanıp tutuşan ve çarelerüreterek, birliğe dirliğe, çalışmaya, üretip paylaşarak başkalarınamuhtaç olmaktan kurtulup güçlü olmanın yollarını arayacağınabirbirlerine husumetleri ispat delilinde.

"Bizim düşmanımız cehalet, zaruret ve ihtilâftır. Bu üçdüşmana karşı san'at, marifet ve ittifak silâhıyla cihat edeceğiz.Ve bizi bir cihette teyakkuza ve terakkiye sevk eden hakikîkardeşlerimizle ve komşularımızla dost olup el ele vereceğiz. Zirahusumette fenalık var, husumete vaktimiz yoktur." diyor SaidNursi.

Daha öncede söylemiştim bizi önce Tanzimat ile sonraMeşruiyet ile nihayetinde de Cumhuriyet ileparçaladılar.

Aslında Said Nursi’nin söylediğini bütün İslam Coğrafyasındauyguladılar ve başardılar!

Ayrılık, fakirlik ve kendi öz kültüründenuzaklaşmak-uzaklaştırmak!

İstanbul’un fethi ile başlayan bir süreç aslında bu!

Batıyı yöneten Batı İstanbul’un fethi ile sahada kazanamadığınımasada fitne ile nifak ile içimize soktuğu hainler eli ilekazanmaya çalıştı.

500 yıldır süren fitne ve nifak tohumları İslam Coğrafyasındaalevler olarak bitmeye-büyümeye başladı.

Fetih yıllarından beri düşman cephesi aynı…

Parça parça ederek projelerini hep devreye soktular.

Osmanlı'nın bir kasabası olan Ürdün'ü devlet yaptılar.

Vali ile yönetilen ve Osmanlının eyaleti olan Suriye’yi devletyaptılar.

Aynı şekilde valilik sistemi ile yönetilen Irak eyaletini devletyaptılar.

Böl-parçala-yönet ve karıştır.

Zamanı geldiğinde parçaladıklarını birbirleri ile vuruşturupidareyi elde tuttular.

Birini diğerinin aleyhine kışkırtıp karşısındakine isedestek sözü vererek bizi birbirimize vurdurdular.

Ayrılmanın ve bölünmenin pençesinde debelenip paramparça olmuşbir coğrafya haline getirdiler.

Fakirleştirdikleri İslam Coğrafyasının, dilenci olması içinzemin hazırladılar ve dilendirdiler.

Batıya dilencilik yaparken ruhumuza yabancı bir şekildedostlarımızla boğuşma planının en güzide figüranları halinegeldik.

Devleti Aliye bir taraftan iç hainler bir taraftan dışdüşmanların baskılarıyla darbeleriyle maalesef parçalandı.

Sayın Cumhurbaşkanımızın gayreti işte bu yüzden. Bütün bir İslamCoğrafyasını bir arada tutmaya çalışıyor ki; ayrılıklar,fakirlikler ve ihtilaflar ortadan kalksın.

Çünkü hem münferit planda hem devlet planında ihtilaf ve özkültüründen uzak kalmanın formülü bulunur ittifak ile cehalet ve içhainlerden kurtulursak; biz bir olacağız, iri olacağız, diriolacağız inşallah.


Yorumlar3 yorum