YAZARLAR

Bir İğne 'Güncelleme' sorununu çözer!

Son bir haftamız Cumhurbaşkanımızın İslam dini ve “güncelleme” üzerine söylediklerini tartışmakla geçti. Görünen o ki bu konu gündemimizi uzun bir süre daha meşgul edecek.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Kültürel iletişim ve bir dizi görüşmeler yapmak niyeti ilebirkaç gündür MakedonyaÜsküp’teyim.Belirlemiş olduğum yazı konusu budeğildi; Üsküp’te yaşayan genç Müslümandelikanlıların ‘dahi’ kendi aralarında yaptıklarısohbetin konusu Türkiye’deki‘güncelleme’ olunca kalemimin rotası değişmişoldu.

Gençlerin serzenişi beni açıkçası yaraladı ve belki dehaddimi aşacak cümleleri yazmama vesileoldu. 

Gençlerin serzenişinden özet çıkarayım;

“Bize ‘edep, iman, ahlak, maneviyat’noktasında destek lazım. Lakin Türkiye’de o kadarfazla zihniyet darlığı yaşayan insan var ki;Erdoğan’ın yapmış olduğu açıklamaya istinadenkonuyu çok farklı mecralara taşıyarak ‘İslam’a zararvermeye başladılar’. Biz Erdoğan’ın hanginiyetle bu serzenişi yaptığını çok iyi anlayabiliyoruz. Ama sizinorada (Türkiye'de) nedense bütün bu süreci ilim ehliolmayan bile devreye girerek çok farklı yerlere taşıdılar.Bunların hepsinin üstesinden gelirsiniz-gelirizbiliyoruz ama bizi en çok üzen;‘güncelleme’ açıklamasına istinaden bazıİslam düşmanı kalem sahipleri hem dinimizi hem busöylemi alaya alarak sosyal medyada hazırdabekleyen cühela fitne tohumcularını hareketegeçirdi. Ve Müslümanlara; ‘bakın gördünüz mü dininiz geri kalmışbir din. Lideriniz bile güncellenmesi gerektiğinisöylüyor. Boşuna yıllardır sizi eleştirmedik bakın haklıçıktık’ diye yeni nesillerin zihninibulandırıyorlar.”

“Bir başka mesele ise ‘kadın gününü’ fırsat bilip bir hocatarafından yıllar önce bir soruya istinaden verilencevabı bugün cımbızlayarak almaları ve İslam’ı kötügöstermeleri bizleri çok üzdü.”

Görüyor musunuz?  Bir başka ülkedeki Müslüman kardeşlerimizbile hakkaniyet perspektifinde meseleningerçekliğinin farkındalar. Ama bizim nifak medyasıTürkiye’de pamuk ipliğine bağlıyaşayan Müslümanları bildikleri için hayasızcasaldırıyorlar.

Ben de bu gençler gibi düşünmekten kendimi alıkoyamadım. Evet busüreç Müslümanca yaşayıştan rahatsız olanların ekmeğine yağsürmüş gibi göründü. Lakin sadece‘göründü’ bilesiniz!

Kendisini tecdit edecek Müslümanlar sayesinde doğrularinşa edildikçe bugün seslerini alaycı bir şekildeyükseltenler susmasını bileceklerdir.

Son bir haftamız Cumhurbaşkanımızın İslam dini ve“güncelleme” üzerine söylediklerini tartışmaklageçti. Görünen o ki bu konu gündemimizi uzun bir süre daha meşguledecek.

Erdoğan 'güncelleme'üzerine söylediklerini bir gün sonra izah etmesine ve anlatmasınarağmen eleştiri yağmuruna tutuldu. Söyledikleri üzerine reddiyeleryazıldı, İslam’ın güncellenmeye ihtiyaç olmadığına vurgu yapıldı.Kimileri de yukarıda gençlerin söylediği şekilde 'alaya' aldı!

Bir iddia varmış gibi iddiaya karşı antitezler veeleştiriler yükseldi.Cumhurbaşkanımız“söyleyen” olarak cevap niteliğindeeleştiriler aldı ve bütün iletişim mecralarıkullanılarak kendi inanışları itibari ile ya eleştiri ya da alkıştutar bir şekilde durumu canlı tutmaya çalıştılar-çalışıyorlar.

Bu konuda ilim erbabının görüşlerine katılıyorum; İslamtecdit edilemez, geldiği günkü gibi taptazedir. Lakin tecditedilmesi gereken biz Müslümanlarız.

Cumhurbaşkanımız pek tabi bunu zikrederken İslam’ınbizatihi “din” olarak müşahhasgüncellenmesi dışında içtihadi olarakgüncellenmelerin olması gerektiğini söyledi. Bunun izahatını dazaten yaptı.

Peki bu söylemin muhatabı olanlar yani bu serzenişe“sebep olanlar” yok mu?

Cumhurbaşkanımız gibi İslami ilim ve gelenekten gelen,İslam, Kur’an ve Sünneti iyi bilen, ümmetin Kur’anokumasıyla duygulandığı, namaz kılmasıylasevindiği bir lidere bu sözlerisöyleten “sebep” neydi?

“Sebep” bizdik … Biz yani Müslümanlar… İslam’ıyaşadığını iddia edenler…

Son zamanlarda İslam’ı yaşadığını iddia eden, Müslüman olduğunusöyleyen kişilerin devirdiği çamlar o kadar arttıki…

İslam düşmanlarının, din düşmanlarının eline o kadar çok kozverdik ki…

İslam’ın yanlış lanse edilmesinde, İslam’ın çağ dışı bir dinolarak gösterilmesinde, “sebep” olanlar bizlerdik, yaniMüslümanlar!

Üsküp’teki gençlerin dediği gibi bize;‘edep, iman, ahlak, maneviyat’ noktasında desteklazım.

Cumhurbaşkanımızın 'güncelleme' açıklamasısonrasında yine kolay olanı tercih ettik. İğneyikendimize batırmadan çuvaldızı başkasına batırmak…

“Sebep olan yapan gibidir” kaidesini unutaraksöyleneni herkes kendince algılayarak ehil olup olmadığınabakılmaksızın eleştiriler ya da alkış tufanı estirdik.

Bu sözlerin söylenmesine sebep olanları yani kendimizies geçtik.

Bu olayda cevap aranması gereken sorularda var:“Erdoğan gibi İslami konularda hassas ve bilgilibirisi bu açıklamayı niye yaptı? Belki de siyasiaçıdan ince düşünüldüğünde zeval getirebilecek busözleri niye söyledi? ”

Hadi bir kez de iğneyi “sebep” olanlara batırıpkendimizi yargılamaya var mısınız?

Tabi sadece yargılamak yetmez. Soru tam olarak şöyle:“İğneyi bir kez de ‘sebep’ olanlara batırıp kendimiziyargılamaya ve hatalarımızı, eksiklerimizi düzeltmeye varmısınız?”

SOSYAL MEDYATAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
Yorumlar20 yorum