YAZARLAR

“Bedelli” değil “Bedenli” günler…

Sosyal medyada kahramanlık pozlarının resimlerini paylaşırken kimseye kül yutturmayan gençlik nerede!?Peygamber ocağından bu kaçış nereye?

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Son günlerde yoğun bir şekilde mail almaktayım. Maillerin hemenhepsi “bedelli askerlik” talebine duyarlılıkgöstererek destek vermem yönünde.

Maillerin muhteviyatı aynı üslupla yazılmış “bedelliaskerlik” kanununun çıkarılmasıyla ilgili…

“Evliyim 7 aylık kızım var, bakmakla yükümlü olduğum dedemvar. Ben askere gidersem durumları ne olur?”

“2015’in Kasım ayında evlendim; kredi ile ev aldım, dahayarısını bile ödemedim; işten çıkarsam ülkeme ne faydamvar?”

“Eşimi bırakıp askere gittiğimde bir aileyi katletmişolacaklar.”

“TSK beni operasyona mı gönderecek? Hangi erin mıntıkatemizliğinden başka bir görevi var ki?”

“Biz gençler kurduğumuz işte istihdam sağlayıp yücedevletimize vergi ödeyerek, bakmakla yükümlü olduklarımızısokaklarda biçare bırakmayarak daha faydalı oluruz. Aksi halde,cinnet geçirip, bir hiç uğruna şehitler vermemiz buyüzdendir!”

“Her an işten atılma korkusuyla zor durumda olanailelerimizi borç harç içinde terk etmemiz, hasta anne baba veçocuklarımızı bırakmamız isteniyor. Bizlerin amacı ülke olarak dahafazla şehit vermeden bu ‘bedelli askerlik’kanununun çıkarılmasıdır.”

Sadece birkaç mailden kopyalamalar yaptım. Emin olun gelenyüzlerce mail içeriği aynı cümleler ve bahanelerle dolu. Vezannederim bana gönderilen bu mailler başka yazar ve gazetecilerede gönderilerek destek isteniyor.

Sanki hepsi bir merkezden talimat almışçasına aynı bahane veüslup ile “bedelli askerlik” kanunununçıkarılmasını talep ediyor.

“Bedelli askerlik” talepleri sosyal medyaüzerinden de büyütülerek organize bir şekilde hareketlitutuluyor.

“BEDELLİ” DEĞİL “BEDENLİ” GÜNLER…

Eski Bakan Fikri Işık bedelli askerlik tartışmalarına"Türkiye şu anda dünyanın başına bela birkaç tane terörörgütüyle mücadele ediyor. PKK ile mücadele sürüyor, DAEŞ ilemücadele var. Böyle bir dönemde bedelli askerliğin gündeme gelmesidahi askerimizin moralini bozar” diye konuşmuştu.

Lakin anladığım kadarıyla kabinedeki bakan değişikliği“bedelli askerlik” talebi ile seslerini duyurmayaçalışanlar için yeniden umut kapısı olmuş durumda.

Çok sayıda gelen mail içeriklerindeki aynı cümle kalıbı vebahanelerden müteşekkil taleplerin olması karşılığında şu serzenişiyapmak zorundayım:

Mescid-i Aksâ’da Müslümanlara yönelik yapılan zulümler varken,hemen yanı başımızda gençlerini ve çocuklarını Esed terörününkarşısında hem okutup hem savaşa yollayan Müslüman aileler varken,DAEŞ denilen illet bir terör örgütünün hemen her gün hedefindeolduğumuz aşikarken, PKK denilen sansarların halen silah sesleriduyuluyorken; “Bakmak zorunda olduğum hastam var, kredi ile evaldım borcum var, çalışmalıyım; askere gitsek sadece mıntıkatemizliği yaptırılacak ...vs.” bahaneleri ile vatanınıngüvenliğini ve bekasını sağlayacak olan Peygamber ocağından kaçışniye!?

Sosyal medyada kahramanlık pozlarının resimlerinipaylaşırken kimseye kül yutturmayan gençlik nerede!?

Peygamber ocağından bu kaçış nereye?

Bütün dünya birleşip bizi ve İslam dünyasını boğmaya, yok etmeyeçalışırken televizyon dizilerinde her gün bir yenisi boy gösterenstarlara benzemeye çalışan, dizi oyuncularının eliyle vereklamlarla pompalanan, sosyal medyayla desteklenen albenili içikof dünyanın özentisi materyalizmin kucağında hasta yakınına baksanne olur, çekmiş olduğun kredi borcunu ödemeye çalışsan neolur!?

Emperyalist güçler boğazını sıkıp ağzındaki lokmayıalırken, namusuna ve ırzına göz dikerken, seni kendi vatanındaparya yapmak isterken borcun olsa ne olur olmasa neolur?

Ufkumuzda beliren aydınlık günlerin şafağı sökün etmeyebaşlamışken “bedelli askerlik” talebi kime hizmeteder? Bu talep cephede savaşan askerin moralini bozmaktan, dünyayagöğsünü siper eden Cumhurbaşkanı ve arkadaşlarının vaktiniçalmaktan başka ne işe yarar?

AKSÂ’DAKİLER BİZİ GÖRSE…

Mescid-i Aksâ’da direnen gençler bizim bu tembelliklerimize, boşvermişliklerimize, türlü bahanelerle Peygamber ocağından kaçışsenaryolarımıza şahit olsalar ne derler acaba?

Ne diyeceklerini tahmin etmek hiç de zor değil!

Biz onların her gün Aksâ Cami’sindeki İsrail askerlerinin hertürlü engelleme çabalarına rağmen Ribât görevlerini tecrübe etseksanıyorum nasıl bir kalp ve iman taşıdıklarına şaşarız.

Gençliğimizin üzerindeki ataletten dolayı utanırız…

Artık, kazanç gibi görünen şeylerin aslında kayıplarımızolduğunu idrak etmemiz gerekiyor.

Evet, bir parçayı kazandık ama zafer kazanmış değiliz. Mücadelesathımız ve yöntemimiz de ciddi arızalar var.

Gençliğimiz insanlık tarihinin var olduğu günden beri en büyükuyuşturucu olan gafletin sarhoşluğu içinde hamaset duygularındanibaret rengi ve sesi belli olmayan gürültüler çıkarıyor gibi…

“Bedelli askerlik” taleplerinin hepsininbahanelerinin ve jargonunun benzer ya da aynı olması akla hangimerkezden yönlendiriliyor sorusunu da getirmiyor değil!

Gün “bedelli” değil “bedenli” hizmet etmegünüdür…    

SOSYAL MEDYADA TAKİPİÇİN:


Yorumlar17 yorum