YAZARLAR

Batı'nın kitap çöplüğü Türkiye...

Vampir, kurtadam, hayalet, ajan, aşk, korku, seks, erotizm…Hepsinin kahramanları da yabancı.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Geçtiğimiz hafta İstanbul'da bir kültür fuarı yaşadık.Yurdun dört bir yanında olduğu gibi.

Yeni açılan salonların dahi yayıncılar tarafından doldurulmuşolması ülkemizde kitap satışının artması manasına geliyor. Bugüzel ve sevindirici bir gelişme.

Ancak gördüğüm bir manzara sevincimi kursağımda bıraktı. Hattabir ara “acaba Türkiye’de bir fuarı mı geziyorum”demekten kendimi alamadım. Yayıncılığımız adına açıkçasıüzüldüm.

Beni böylesine hüzünlendiren manzara yabancı kaynaklıkitaplardaki yoğunluktu. Bazı yayınevlerinin nerdeyse hiçyerli yazarı ve kitabı yok.

Sadece kitaplarda değil çizgi romanlarda da çok barizbir üstünlüğü varBatı kaynaklıeserlerin.

Nobel ödüllü, klasik eser olmuş kitaplar veya bilim kitaplarıbir yere kadar mazur görülebilir ama Batı kaynaklıeserler o kadar çok ki…

Hikaye, roman, çocuk kitabı ne varsa Batı’dan adeta bocaedilmiş kültür dünyamıza. Üstelik bu eserlerin bizimkültür, örf ve adetlerimizle uzaktan yakından ilgisi yok.

Hiçbir kritere tabii tutulmadan ne buldularsa telifini almışlaryayınevleri.

Bu kitapların arasında neler yok ki…

Vampir, kurtadam, hayalet, seks, ajan, aşk, korku,erotizm…

Hepsinin kahramanları da yabancı.

Hepsinin olay kurgusu da bizim dünyamızın vedeğerlerimizin çok dışında şeyler…

O kitaplarda anlatılanların, yaşananların bizimcoğrafyamızda ve toplumumuzda yaşanması mümkün değil.

En kötüsü de bu kitapların büyük çoğunluğunun gençlere yönelikolması. Kişilik ve karakter inşasının tam göbeğinde olan ve henüzdoğru ve yanlışın ne olduğunu ayıramayan gençlermaalesef bu kitapların tesirinde kalmaktalar.

Özenti hayatlar çıkmakta ortaya. 

Evet yayınevi sayısının artması, kitap çeşitliliğininfazlalaşması sevindirici ama keşke bu yayınevi sahipleri ve yayındünyamıza kazandıran insanlar biraz da sorumluluk bilinciiçinde hareket etseler.

Batıda ne buldularsa getirmeseler yayın dünyamıza.Türkiye’yi Batı’nın kitap çöplüğüne çevirmeselerkeşke…

Madalyonun bir de diğer yüzü var.

Türkiyeli yazarların kitapları da bu kadar yoğunluklaBatı dillerine çevriliyor mu acaba? Maalesef hayır?

Yayınevlerinin sattığı telif eserler alınan telif eserlerinyanında devede kulak misali…

Telif eser alınmasın demiyoruz, tam aksine alınsın ama her önünegelen alınmasın. Yayıncılarımız sorumluluk bilinciiçinde insanımıza, gençlerimize, çocuklarımıza birşeyler kazandıracak, onları daha iyi insan olma yolundayol gösterecek eserleri kazandırsalar yayındünyamıza keşke.

Bir de göze batan başka bir şey daha var ve bu sadeceİstanbul merkezli değil bütün bir yurdukapsıyor. 

Yurdun dört bir yanında fuarlar "okuyucu"'danfazla "yazar" ile dolu! Bu kadar çokyazarın olduğu bir ülkede kimler okuyucu?

Yerli yazar adaylarımızın kaliteleri ve kelime tınıları sadece"hayatımı yazsam roman olur" klişesi ile birliktekitaba dönüştüğü için seviyesi çok düşük.

Toplumumuzda kitap yazarlığı bir prestij olarakalgılandığı için yeni bir pazar oluşmuş durumda.Gölge Yazarlık! 

Hayatını yazmak isteyen, kendince bir kurgu üretebileceğinidüşünen, içtima-i hayatta muhatap kaldığı bir takım meselelerikitaba dönüştürmek isteyen onlarca kişi (yazar diyemiyorum)Gölge Yazarlık yapan şahıslara üç kuruşvererek istemiş oldukları herhangi bir konuyuyazdırabiliyorlar.

Sonrasında ise ben bir kitap yazarıyım diye sahayaçıkabiliyorlar. Kendi fikirleri olmaksızın, kelamlarını kalemdenakıtamadıkları için, ilmi seviye olarak temel seviyenin dahialtında oldukları için üç kuruş vererek yazar olduklarınıiddia eden onlarca yazar ile dolu her yan.

Hal böyle olunca yayıncılarımız Batı kaynaklıkitapların toplumumuz tarafından daha fazla teveccüh görmesindenötürü seviyeye bakmasızın ticari dürtülerle ülkeokuyucusuna ve gençliğine Batı kültürünü sunmuşoluyorlar.

Bu tespite açıkçası ne tarafından bakacağımızda başka birmanidar muamma! Batı kaynaklı kitaplara ya dayabancı isimli bir yazarın kitabını okumaya neden bu kadar düşkünve özenti bir gençlik yetişiyor?

Toplu taşıma araçlarında gençlerimizin ellerinde yabancı yazartarafından kaleme alınmış Batı kültürünü empoze etmeyeçalışan kitapların elde tutulması ya da okunması gençliktabiri ile kuulll olarak kabul ediliyor. 

Ve emin olun bu kitapların kahir ekseriyeti erotizmi vemasivayı aşılıyor gençlerimize.

Bir milletin aynası olan kültürümüzün önemliaktörlerinden yayıncılarımız ise duyarsızca kapitalmerkezli hareket ettiklerinden dolayı bel altıkültürünü ve aile mefhumundan uzaklaştırarak erotizmingenel ve sosyal sahada dahi bir ihtiyaç olduğunu pompolayankitapları yayınlayarak gençliğimizi telef ediyorlar.

Biraz sorumluluk lütfen…     

Yorumlar4 yorum